Kişilik Hakkında İzlenmesi Gereken 6 Felsefi Film

Ocak 7, 2017

Pek çok sinema hayranının bildiği gibi beyaz perde insan olmayı keşfedebileceğiniz, hayatın özünü ve niteliklerini araştırabileceğiniz bir yerdir.

Biz de sizin için kişilik ve kimlikler hakkında izlemeye değer 6 felsefi filmi inceledik…

Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind)

Sil Baştan, zihninin derinliklerinde yaşayan ve ruhuna dokunmuş olan bir insanı unutamayan bir adamın hikayesini anlatmakta. Bu güçlü filmin kahramanın çektiği acılar oldukça etkileyici.

Hayatımızdaki bir kişi, şahsi kimliğimize iz bırakabilecek kadar önemli olabilir mi? Filme göre cevap açık bir şekilde, evet.

Gattaca

Fütüristik bir dünyada, genetik eğilimler hayatta oynadığımız rolü belirlemektedir. Sizce gelecekte bu gerçek olabilir mi? Gattaca’nın hikayesi hayallerin ve iradenin bireyin her türlü engelin üstesinden gelmesini sağlayabileceğini gösteriyor.

Gattaca hakkında bize ders olabilecek bir başka konu ise yaşamın bir kariyer olarak görülmesi. Hiçbir şey için karşılık beklemeyin, tüm arzunuzu ve öğrenme hevesinizi yaptığınız işe verin.

marin_civic_center_interior

Akıl Defteri (Memento)

Kısa süreli hafızası olan bir adam bu duruma nasıl geldiğini araştırmaktadır. Film sondan başa doğru geriye sararak anlatılmış, kahramanın geçmişini hatırlamasına yardımcı olan dövmeler anlatıma büyük bir katkı sağlıyor.

Peki, anlamlandıramadığımız şeylere kılıf bulmak için kendimizi kandırır mıyız? Muhtemelen evet. Akıl Defteri aslında bunun açık bir örneği.

Günaha Son Çağrı (The Last Temptation of Christ)

Günaha Son Çağrı, Yunan yazar Nikos Kazantzakis’in romanından uyarlanmış olan, Martin Scorsese’nin tartışmalı filmlerinden biriydi.

Film, Hz. İsa’yı kendinden şüphe duyan ve bu dünyada kendine ait bir yer bulamayan; yolculuğu esnasında benliğini kaybetmiş biri olarak anlatıyor.

Gerçekten de kaderlerimiz alnımıza yazılı mıdır? Kimliklerimizin gelişimi bizi çok aşan, zamanın ötesinde bir imar planı üzerine mi temellenmiştir? Hayallerimiz aksini söylediği halde kaderimizi mi takip etmeliyiz?

Matrix

Şimdi gelin Wachowski kardeşlerin ünlü filmlerinden olan ve başrolünü Keanu Reeves’in oynadığı Matrix filmine bir göz atalım.

Bir gün, yaşadığınız hayatın bir yalandan ibaret olduğunu keşfettiğinizi hayal edebilir misiniz? Etrafımızdaki her şeyin sanal olduğuna ve temel ihtiyaçları karşılamak için zihnimizin içinde yaratılmış olduğuna inanmak mümkün müdür? Peki ya seçilmiş kişi olduğunuzu keşfettiğinizde ne olur?

Gerçekte biz kimiz? Kutsal bir amaç uğruna mı dünyaya geldik? Kimliğimizi hayatımız boyunca biz mi şekillendiririz, yoksa belki de yaşamımız boyunca dünyadaki amacımızı asla keşfedemez miyiz?

Krallar Savaşıyor (Excalibur)

İncelememizi bir İngiliz yapımı olan John Boorman’ın Krallar Savaşıyor filmi ile bitireceğiz. Bu film, Camelot efsanesi ve Kral Arthur’un hikayesini anlatmakta. Arthur, bir amaç için dünyaya gelmiştir: kral olmak ve tüm ülkeleri Camelot etrafında toplamak.

Krallar Savaşıyor kimlik ile ilgili pek çok sembolizm içermekte. Kimsenin diğerine karşı üstün olmadığı yuvarlak bir masa, hükümdar olarak görevi ile koca olarak özel hayatı arasında kalmış bir kral. Arkadaşlık ve sadakat hakkında bir kinaye…

Bu filmi oluşturan engin mitoloji üzerinde çok daha fazla çalışma yapılabilir.

shutterstock_298595426

Etrafımızdaki insanlar, aidiyet duygusu, hayallerimiz ve yaşam hedeflerimiz ve hatta kararlılık ve mutluluk arayışımız bu filmlerde ustalıkla yansıtılmış.

Sizin favoriniz hangisi?