Seçeneklerinizi Daraltmak Daha İyi Kararlar Almanıza Yardımcı Olur

Mart 23, 2019
Ne kadar çok seçeneğiniz varsa, karar verme süreci o kadar karmaşık olacaktır. Bu yazıda, daha iyi kararlar almanıza yardımcı olacak bazı ipuçları ve püf noktaları keşfedin.

Sahip olduğunuz seçeneklerin sayısının karar verme sürecinizi etkilediğini düşünüyor musunuz? Sizce beyniniz size sunulan tüm seçenekleri dikkatle ele alıyor mu? Daha fazla ya da daha az seçeneğiniz olsa daha iyi kararlar alabilir misiniz? Bu yazıda, bu soruları cevaplamaya çalışacağız.

Bir restorana gittiğinizi ve menüde yaklaşık 100 tane yemek çeşidi olduğunu düşünün. Şimdi de, sinemaya gittiğinizi ve gösterimde 50’den fazla film olduğunu hayal edin. Karar vermeniz ne kadar sürer? Seçiminizin sizi memnun edeceğini düşünüyor musunuz? Çoğu durumda, daha az seçeneğe sahip olmak karar verme sürecini kolaylaştırır. Bunun nedeni, daha az seçeneğe sahip olmanın, analiz etmeniz gereken muhtemel senaryo sayısının daha az olacağı anlamına gelmesidir.

“Seçimleriniz umutlarınızı yansıtsın, korkularınızı değil.”

– Nelson Mandela

Yeni teknolojiler bu konuya odaklanmıştır. Bilgileri filtreler ve böylelikle zevkinize daha çok uygun olan seçenekleri karşınıza çıkarırlar. Ayrıca, daha basit seçenekleri görünürde bırakır veya bunları kategorilere ayırırlar; böylece daha kolay bir şekilde karar verebilirsiniz. Ve bunu, beyninizin seçim sürecinde çok fazla zamana ihtiyacı olmayacak şekilde tasarlarlar.

Buna ek olarak, daha az seçeneğe sahip olmak, en iyi olduğuna inandığımız bir opsiyonu seçeceğimiz anlamına gelir. Bunun nedeni, içinde yaşadığımız tüketici toplumun çıkarlarına çok iyi uymasıdır; onlar, açık bir şekilde, karar verme süreci içerisinde sıkışıp kalmamızı istemiyorlar. Örneğin, bunu ilk X siparişiniz karşısında size sunulan “özel” tekliflerde görebilirsiniz.
çok seçenek karşısında karar vermek

FOBO fenomeni

İngilizce ismi “Fear Of Better Options”ın kısaltması FOBO olan bu fenomen, daha iyi seçenekler korkusuna atıfta bulunur. Bu fenomen, en iyi olanı seçme arzusundan dolayı karar verme sürecinin ertelenmesine odaklanır. Daha fazla zamanımız olursa, daha fazla seçenek keşfetme ve mükemmel alternatifler bulma şansımız da daha yüksek olabilir. Birçok durumda, bu fenomen sadece yarın ya da bugün alabileceğimiz kararların ertelenmesine neden olur.

Ayrıca bakınız: Karar Vermek İçin Neden Direniyoruz (ve Bunu Nasıl Aşarız)?

Öte yandan, en iyi fırsatı kaçırma korkusuna ek olarak, bu stratejiyi tekrar etmemize neden olan şey, farklı şekillerde desteklenmesinden kaynaklanır. Öte yandan, hali hazırda seçimimizi yaptığımız bir karar hakkında düşünmeye devam ettiğimiz zamanlar vardır (bir araba ya da çamaşır makinesi alıp hala arabalar ve çamaşır makinelerini değerlendirdiğimiz). Ve, daha iyi bir seçenek ortaya çıktığında (teknoloji ilerledikçe), kendimizi bunalmış hissederiz.

50’li yıllarda, Herbert Simon karar-verme açısından iki türde insanın ayrımına vardı. Spektrumun bir ucunda, maksimumu hedefleyen, en iyi seçeneği bulana kadar araştırmalarına devam edenleri buluruz. Diğer uçta ise anlık memnuniyete odaklananlar karşımıza çıkar.

Maksimumu hedefleyenler genellikle en iyi kararı alsalar da, FOBO fenomeninin tuzağına da düşebilirler.

FOBO stres, depresyon, memnuniyetsizlik ve refah eksikliğine neden olabilir, çünkü karar vermemize engel olur. Aksine, sürekli olarak olasılıkları aramamıza neden olur ve beynin dinlenmesini ve seçilen opsiyonun tadını çıkarmasını imkansız hale getirir. Bu nedenle, daha fazla seçenek sayısı bireye daha iyi kararlar ya da büyük memnuniyet garantisi sunmaz.

2012 senesinde yürütülen bir çalışma, maksimumu hedefleyen insanların bir karar aldıktan sonra en çok memnuniyetsizlik duyanlar oldukları, çünkü seçimlerini sürekli olarak sorguladıkları sonucuna vardı. Temel olarak, bütün bu düşünce ve itinadan sonra bile, hala kararları konusunda kendilerini güvensiz hissederler.

“Herhangi bir karar anında, yapabileceğiniz en iyi şey doğru şeydir, bir sonraki en iyi şey yanlış şeydir ve yapabileceğiniz en kötü şey hiçbir şeydir.”

– Theodore Roosevelt

daha iyi kararlar almanıza yardımcı olacak adımlar

Daha iyi kararlar nasıl alınır?

Seçeneklerinizi daraltmanız ve daha iyi kararlar almanız konusunda size yardımcı olması için aşağıdaki üç adımı izleyerek bu süreci basitleştirebilirsiniz:

  • İlk adım “ne elde etmek istiyorum?” sorusunu açıklığa kavuşturmaktır. Bu, seçeneklerinizi, yalnızca sizi istediğiniz hedefe daha yakın hale getirenler şeklinde daraltmanıza yardımcı olur.
  • İkinci adım, elinizdeki seçeneklere göre aşağıdaki adımları belirlemektir. Hangi gereçlere ihtiyacım var? Ne kadar zamanım var? Bu kararı vermek ve bu yolu seçmek için yeterli motivasyona sahip miyim? Atmam gereken ilk adım ne? Bu ikinci adım, kararınızı verirken takip edebileceğiniz bir eylem planı oluşturmanıza yardımcı olacaktır.
  • Son adım, kararın uzun ve kısa vadeli faydalarını incelemektir. Bu adım sırasında, sahip olduğunuz olasılıkların artılarını ve eksilerini bulmanız gerekir. Bu şekilde, mevcut duygularınıza ve acil ihtiyaçlarınıza göre kararlar almaktan kaçınmış olursunuz. Kendinize bir kararın sizi birkaç ay içinde veya birkaç yıl içinde nasıl etkileyeceğini sormanız gerekir.

Bu basit adımlar sayesinde, karar verme sürecinizi ideal hale getirebilir, bu şekilde sizi hedefinize daha yakın hale getirecek, başarılı kararlar alabilirsiniz.