Sanatın Beynimiz Üzerindeki Etkisi

Sanatsal üretimle karşı karşıya kaldığımızda beynimiz bize gelen bilgiye şekil ve anlam vermek için çalışır. Şekilleri ve kalıpları mantıklı bir şekilde organize etme konusunda doğuştan gelen bir yeteneğimiz zaten vardır.

Son Güncelleme: 21 Şubat, 2021

Sanatın insanlar üzerinde derin bir etkisi olduğu inkar edilemez. Bizi basitçe yüzeysel bir şekilde içine çekebilir aynı zamanda da hafızamızdan bilinç odağımıza biraz anıları çağrıştırmak için güçlü bir uyarıcı güce sahiptir. Herkesin tepkisi farklıdır. Bizi geçmişe ya da çok uzak yerlere götürebilirler. Bu nedenle üzerimizde bıraktıkları etki kapasiteleri tartışılamaz. Bu yazımızda sanatın beynimiz üzerindeki etkisinden bahsedeceğiz.

Beynimiz bir resmin şekillerini, çizgilerini ve gölgelerini anında tanıyabilir. Beynimiz neredeyse gördüğümüz her şeyde yüzleri tanımaya çalışır. Bu eğilim, beyinde bilgi eksik olsa bile desenlere veya şekillere dayalı nesnelere aşinalık aramaya alışması olarak tanımlanabilir.

Sanatsal bir üretimle karşı karşıya kaldığımızda beynimiz bize gelen bilgiye şekil ve anlam vermek için çalışır. Bunun anlamı, beynimizde şekilleri ve kalıpları mantıklı bir şekilde organize etme konusunda doğuştan gelen bir yeteneğimizin olmasıdır.

Bu yetenekten bağımsız olarak, sanatın beynimiz üzerindeki etkisinin sevdiğimiz birine bakmaya benzer olduğunu artık biliriz: beyine giden kan akışını %10’a kadar arttırır.

Somutlaşmış biliş

Beynin sahip olduğu bir başka eğilim de resmin “içinde” olmayı istemektir. Ayna nöronları, resimdeki görüntüleri gerçek duygulara dönüştürür. Bu somutlaşmış biliştir.

Eser ne kadar çok analiz edilirse, beynimizin içinde o kadar fazla yerleşir ve bu da resmin mesajını insan duygularına “çevirecek”tir. Bu nedenle, çöl manzarasını seyretmek, bakan kişide güneşin cilde ve hatta sıcağa temas ettiği hissini yaratabilir

Beyin kimyası

University College London’dan nörobiyolog Profesör Semir Zeki, bir dizi öncü beyin haritalama deneylerinde, 28 görüntüye bakarken aynı zamanda gönüllülerin beyinlerini incelemiştir.

Birine aşık olduğunuzda beynin açılan aynı kısmının, harika sanat eserlerine veya harika güzellikteki görüntülere baktığınızda aynı ölçüde uyarıldığını keşfettiler. Sanatı izlemek, beynin orbitofrontal korteksindeki kendini iyi hissettiren kimyasal dopaminde ani bir dalgalanmayı tetikleyerek yoğun zevk duyguları üretir.

Dopamin ve orbitofrontal korteksin, beyinde hoş duygular uyandıran arzu ve şefkat duygularıyla ilişkisi olduğu bilinmektedir. Genellikle romantik bir aşk duygusu yaşadığımızda ve eğlence amaçlı uyuşturucu kullanımıyla ilişkilendirilen güçlü bir etkidir.

Sanat yaratmak

Basit bir sanata bakma eylemi bile beyinde bu tür tepkiler yaratıyorsa, yaratıcı sürece dahil olmak bizi çok daha ileri götürür. Sanat yaratmak, herhangi bir biçimde, beyni, onu basitçe gözlemlemekten farklı şekillerde canlandırır.

Çalışmalar, görsel korteksin artan aktivasyonu ile birlikte beynin işlevsel bağlantısında oluşan artışlarına ek olarak beynimizdeki sanatın etkisiyle ilişkilendirdi. Araştırmacılar, sanat yaratmayı beyin için yapılan egzersizle eşdeğer tutmaktadır ve hatta fiziksel egzersiz vücuda nasıl yardımcı oluyorsa, sanat yaratmanın da zihni yaşlılıkta dinç ve berrak tutmaya yardımcı olabileceğini öne sürürler.

Kendi ürettiğimiz sanatsal eserler bile günlük hayatımızda ortaya çıkan stresli ve zor durumlarla yüzleşmenize yardımcı olur. Sanat üretmek için tanınmış bir sanatçı olmanıza gerek yoktur. Aksine, beklentileri olmayan yaratma süreci, tam anlamıyla zevk almanın yoludur.

Sanat terapisi ve grup resim dersleri

Her ikisi de büyüyen bir trend olarak birbirini pekiştirdi. Yerel stüdyolarda ve hatta barlarda grup sanatı dersleri, güzel bir sanat eseri yaratırken aynı zamanda arkadaşlarınızla sosyalleşmenize imkan verir. Yetişkinler için yaratılmış boyama kitapları bile bu amaç için kullanılabilir. Bunlar rahatlamanıza ve stresli bir günün stresini atmanıza yardımcı olur.

Dışavurumcu sanat terapisi çok etkili bir yansıtma aracıdır. Sanatsal becerilerin geliştirilmesini, dikkati, bilinci büyük ölçüde artırır ve duygusal kontrolü, öz farkındalığı ve özgüveni geliştirir.

Ayrıca bizi geçmişte etkileyen ancak yeni yeni kendini gösteren sorunların çözülmesine yardımcı olur. Sanatın beynimiz üzerindeki bu etkisi, savaş çatışmaları, cinsel taciz veya doğal afetler nedeniyle oluşan travma sonrası, stres yaşayan insanlar üzerinde kullanılır. Ayrıca, kanser, demans veya Alzheimer gibi fiziksel hastalıklardan etkilenen bireylerde ve depresyon ve anksiyete gibi psikolojik nitelikte sayısız duygu durum bozukluğunda etkili olduğu gösterilmiştir.

Beynin bir sanat eserinden gelen görsel uyaranlara tepkisi, çok adımlı bir sürecin yalnızca ilk kısmını oluşturur. Sanata nasıl bakılacağını anlamak, beyninizi aktif ve meşgul tutarak bu deneyimden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlar. Kendi yaratıcı sürecinizi başlatmak genellikle bir sonraki adımdır.

İlgini çekebilir ...
Aklınızı KeşfedinRead it in Aklınızı Keşfedin
Daha İyi bir Hayat İçin 5 Duygusal Kontrol Tekniği

Hepimiz mutlu ve huzurlu bir hayat sürmek isteriz. Ama bunu yapmak için neler yapmamız gerektiğini bilmeyiz. İşte buna yardımcı olacak duygusal teknikler.