Sahiplenici ve Kontrolcü Erkekler: Özellikleri ve Tavırları

· Ocak 3, 2019

Sahiplenici ve kontrolcü erkekler, bir dizi ortak özellik ve tutumla karakterize edilir. Ancak bu insanların çok farklı bireyler olabileceğini akılda tutmak önemlidir. Farklı sosyal ve ekonomik durumlara, yaşlara, eğitime, dini inançlara, politik eğilimlere ve yetişme şekillerine sahip olabilirler.

Bu kişilerin bu yazıda açıkladığımız özelliklerin yanı sıra ortak başka özellikleri de var. Hemen hemen hepsi, baskın ve otoriter davranışlarla ilişkileri başlatır ve sürdürürler. Bazen davranışlarını nazik hareketlerle gizlerler, bazen ise iki kez düşünmeden hareket ederler. Asıl mesele, yavaş yavaş bir hapishane kurarak partnerlerini kapana sıkıştırmalarıdır.

İlk uyarı işaretleri, partnerlerine yönelik sahte alçak gönüllülük kılıfına gizlenmiş olumsuz yorumlardır. Ayrıca partnerlerini gündelik hayatlarının her detayı hakkında sorguya çekerler. Sorun şu ki, kurbanlar kimliklerini azar azar kaybetmeye başlıyorlar. Mağdurlar, acıya yol açan davranışları küçümser ve partnerlerini memnun etmek için söyledikleri her kelimeyi değerlendirmeye başlarlar.

Bir ilişkinin başlangıcında, bir partnerin günlük aktiviteler hakkında soru sorması normal olabilir. Mesaj gönderebilir veya günde birkaç kez arayabilirler. Peki ama sınır nerededir?

Diğer kişinin her şeyi bilme arzusu bir takıntı ve ilgisi ise kontrolü ele geçirme hâline geldiğinde tehlike ortaya çıkar. Sorun şu ki bu erkekler kontrolcü eğilimlerini genellikle bir ilişkinin başlangıcında göstermezler. Ancak zaman geçtikçe, bu eğilimler yüzeye çıkmaya başlayacaktır.

Her ne kadar hem erkekler hem de kadınlar bu eğilimlere sahip olsalar da, bu makalede, sahiplenici ve kontrolcü erkekleri tanımlayan özelliklere odaklanıyoruz.

“Hayatınızı savunun, bağımsızlığınız için savaşın, mutluluğunuzu arayın ve kendinizi sevmeyi öğrenin.”

– Izaskun González

sahiplenici ve kontrolcü erkekler

Obsesif kişilik

Sahiplenici ve kontrolcü erkekler obsesif kişiliklerle karakterize edilir. Her şeyi bilmek ister ve her zaman savunmada görünürler. Kolayca sinirlenirler ve zaman zaman saldırganlıklarını saklamaya çalışırlar.

Sahiplenici ve kontrolcü erkekler, eşlerinin her an nerede olduğunu, kiminle konuştuğunu veya kimlerle arkadaş olduklarını öğrenmek ister ve bu konuları ilişkinin temel odak noktası hâline getirirler. Partnerleri ne yaptıklarını ve nerede olduklarını söylese bile, emin olamazlar. Sürekli partnerlerinin söylediğinin doğru olduğunu onaylamak isterler.

Bu noktada, hepimizin özgür olduğumuzu aklımda tutmamız önemlidir. Kimse kiminle dışarı çıkabileceğimize veya nasıl giyineceğimize karar verme hakkına sahip değildir. Özgürlüğümüzün kısıtlanması yanı sıra bize saygısızlık olacaktır bu.

Sahiplenici ve kontrolcü erkekler kıskançtır

Kıskançlık, bir partnere yöneltilmiş öz güvensizlik duygusudur. Yani, bir kişi artık sevilmemek tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında bu duygu ortaya çıkar. Bu doğru olmasa bile, sevdikleri kişi için ilgi odağı olmamaktan korkarlar. Başka bir deyişle, terk edilmekten korkarlar. Ayrıca duygusal olarak bağımlı ve gerçekten güvensizlerdir.

Çoğu insan bu duyguları uygun bir bağlama sokabilir. Ancak sahiplenici ve kontrolcü erkekler bu duyguları yönetmekte zorluk çekmektedir. Böylece kıskançlığa yenik düşerler. Kendilerini eleştirel, kontrol edici ve hatta agresif davranışlarla ifade ederler.

Sosyal medya ve diğer cihazları kontrol etmek istemek

Sahiplenici ve kontrolcü erkekler, bir günde çok sayıda mesaj alıp göndermenin yanı sıra, partnerleri hemen cevap vermediğinde öfkelenirler.

Partnerinizle bu durumu ilişkinizin başlangıcında yaşıyorsanız, bu konuda onunla konuşmanız önemlidir. Eğer hala anlayamıyorsa, ilişkiyi bitirmenizi öneririz. Ancak istikrarlı bir ilişki söz konusuysa, bunu tartışmak veya bir uzmana danışmanız önerilir.

Cep telefonunuzun çok kişisel bir eşya olduğunu bilmelisiniz. Aramalarınızı veya mesajlarınızı kimse kontrol etmemelidir. Gizlilik hakkınız var.

İletişimde olmak önemlidir. Ancak partneriniz sizi sürekli aradığında, bu bir tür telefon tacizi olabilir. Partneriniz nerede olduğunuzu, kimlerle ve ne yaptığınızı bilmek için bunu yapar.

telefon kavgası

Sahiplenici özellik

Sahiplenici ve kontrolcü erkeklerle yaşamak neredeyse imkansızdır. Diğer kişiye boyun eğdirip baskı altına alırlar.

Ayrıca bu erkekler eşlerine karşı sahiplenici olma eğilimindedir. Yani partnerlerini kendi malları gibi görür ve onların ne istediğini hesaba katmadan karar alırlar. Bu, psikolojik istismar durumlarına yol açabilir. Mağdurun kendisi bile gerçekliği objektif olarak görmekte zorluk çekebilir. Bu kendini kandırmanın bir ürünüdür.

Bu tür durumlarda önemli olan şey sevgide “aidiyet” kavramını ortadan kaldırmaktır. Ek olarak, kıskançlığın bu duyguyu göstermenin geçerli bir şekli olduğuna dair inancı ortadan kaldırmalıyız. Aşk, sahip olma, ihtiyaç ya da kontrolle ilgili değildir. Aşk, özgürlük, saygı ve güven ile ilgilidir. Bu nedenle, ilişkilerde belirli sınırlar belirlemek önemlidir.

Partnerinizin sizi olduğunuz gibi sevmesi önemlidir, ancak hepsinden önemlisi size değer verip saygı duymaları gerekir.

Zevklerinizi ve sizi değiştirmeye çalışırlar

Genel olarak,sahiplenici ve kontrolcü erkekler hobilerini, endişelerini ve arkadaşlıklarını bırakması için partnerini ikna ederler. Partnerlerinin kontrol edemeyecekleri ilgilerinin olmasını istemezler.

Aşırı durumlarda, sahiplenici ve kontrolcü erkekler sözel veya fiziksel şiddete başvurabilirler. Diğer kişinin tamamen kendi istedikleri şekilde davranmasını beklerler. Bu durumlarda, mağdurların mümkün olan en kısa sürede hem profesyonel hem de yasal yardım almaları çok önemlidir.

Sonuç olarak, bir ilişkide en önemli şeylerin sevgi, saygı ve partnerinizin büyümesine yardımcı olma arzusu olduğunu hatırlamamız gerekir.

“Birisi haysiyeti için, eşitlik ve özgürlük için savaşıyorsa, onun gözlerinin içine bak.”

– Bruce Springsteen