Sadakatsizlik, Kadınlar ve Erkekler İçin Aynı Şey Mi?

Aralık 9, 2018

Sadakatsizlik, bir ilişkinin geçeceği en büyük sınavlardan biridir. Çoğu durumda ilişkiyi sonlandırır. Sorun genellikle sadakatsizliğin tanımındaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Görünüşe göre sadakatsizlik, erkekler ve kadınlar için aynı şey değil.

Bazen sadakatsizliğin söz konusu olup olmadığını belirlemek kolay değildir. En yaygın tanımıyla aldatma, bir kişinin şu an içinde bulunduğu ilişki dışında biriyle cinsel ilişkiye girmesidir.

Peki ya birisine telefon mesajları yollayıp bunu saklamak? Sosyal ağlar veya diğer dijital iletişim araçları aracılığıyla müstehcen fotoğraflar edinmek? Ya da eski partnerinizle arkadaşlığa devam etmek, bütün bunlar sadakatsizlik olarak kabul edilebilir mi? Özellikle de söz konusu kişi şimdi yeni bir ilişkideyse.

ilişkiler

Bunlar kesinlikle önemli konular. Bütün çiftler bu konular hakkında konuşmalı ve sınırların nerede olduğu konusunda bir fikir birliğine varmaya çalışmalıdır. Yakın zamanda yayınlanmış bir çalışmanın bulgularını göz önüne alırsak bu durumun özellikle önemli olduğunu görürüz. Araştırmaya göre sadakatsizlik erkekler ve kadınlar için farklı anlamlara gelmektedir. Açıklığa kavuşturulmaması ve bir anlaşmaya varılmaması ilişkide daha sonra ciddi sorunlara yol açabilir.

Sadakatsizlik algısı kadınlarla erkekler arasında farklılık gösteriyor

Sexual and Relationship Therapy” adlı dergide yayınlanan bir araştırma kadınlar ve erkekler açısından aldatma tanımındaki en büyük farklılıkları belirlemiştir. Yazarlar, algılanan sadakatsizliğin, bir kişinin cinsiyetinden, dininden, yakınlaşma korkusundan ve reddedilme duyarlılığından tahmin edilip edilemeyeceğini düşünmüşlerdir. Araştırma “Eşinizin sadakatsizliği nasıl tanımladığını bilmek, her iki kişi de aynı perspektifi paylaşıyorsa, bir ilişkiyi kurtarabilir. Bu durum, farklı algıları araştırmaya değer bir kavram haline getirir.”

Diğer faktörlerin yanı sıra, cinsiyetin sadakatsizlik algısını nasıl etkilediğini belirlemek için araştırmacılar 354 üniversite öğrencisinden bir anket doldurmalarını istedi. Katılımcılar farklı eylemleri 1’den (kesinlikle aldatma değil) 4’e (kesinlikle aldatma) kadar sınıflandırdılar. Bunlar arasında, öpüşme veya cinsel ilişki gibi cinsel eylemler ile âşık olmak fakat eyleme geçmemek gibi duygusal eylemler ve son olarak, bir striptiz kulübüne gitmek veya porno izlemek gibi fantezi kurma eylemleri vardı.

Anket ayrıca, aldatma algısı ile anlamlı bir şekilde ilgili olabilecek diğer yönleri belirlemeye yönelik sorular da içermekteydi. Bunlardan ikisi reddedilme korkusu ve anksiyetedir. Yakınlaşma korkusu ve reddedilme duyarlılığı açısından cinsiyetler arasında fark yoktu. Bununla birlikte, kadınlar “bağlantının” kendisinin sadakatsizlik olduğunu belirtti. Bununla kast edilen şey, özellikle zihinsel veya ruhsal düzeyde samimi düşünce ve hislerin değiş tokuş edilmesidir.

Araştırmadaki kadınların cinsiyet ve duygulara dayalı eylemleri sadakatsizlik olarak görme olasılığı daha yüksekti. Öte yandan, çoğu erkek sadece  cinsel ilişki eyleminin sadakatsizlik olarak nitelendirildiğini düşünmektedir. Kadınlar, özellikle de zihinsel ya da ruhsal düzeyde olması durumunda, samimi düşünce ve duyguların paylaşılmasını sadakatsizlik olarak kabul edilebileceklerini düşünmüşlerdir. Tabii ki, her iki cinste de istisnalar olacaktır.

sadakatsizlik
Kadınlar, duygusal sadakate karşı daha duyarlı

Kadınların davranışsal veya zihinsel olarak çok daha fazla eylemi sadakatsizlik davranışları şeklinde sınıflandırması sonucu, önceki araştırmalar tarafından desteklenmektedir. Diğer yazarlar, “Bu bulgu şablonu, kadınların, romantik bir ilişkinin sınırları içinde aldatma ile ilgili olası ihlallere karşı erkeklerden daha duyarlı olduklarını gösteriyor” diyor. “Bağlantı ölçeğinde daha yüksekte olanlar, bu konuda daha hassastır. Muhtemelen bu hassasiyet sevdikleriyle olan ilişkilerini korumaya yönelik bir araç olarak işlev görür.”

Bu çalışma, terapistlerin hastalarını eğitmelerine yardımcı olabilir. Yaptıkları ya da yapabileceklerinden bağımsız olarak bir çift ilişkiyi devam ettirmeye karar verdiyse sınırlar konusunda açık bir fikir birliğine ulaşmaları gerekir. Ancak bazı durumlarda, bir kişi partnerinin sadakatsizlik ettiğini düşünebilir, oysa partneri aynı fikirde değildir. İşte bu önemli nokta üzerinde çalışmak, bahsettiğimiz fikir birliğine ulaşmak için önemlidir.

Bir kişi partnerinin bazı eylemleri sadakatsizlik olarak gördüğünü fark etmezse, o zaman aynı eylemlere devam etmeleri şaşırtıcı olmayacaktır. Çalışmada, “Terapötik müdahalenin ideal bir sonucu, partnerler arasında daha büyük bir anlayış ve iletişim, gerçek bir bağlılık ve tatmin edici bir ilişki olacaktır”, şeklinde bir sonuca varılmıştır.

Tamamen soyut bir mesele olmaktan çok, “sadakatsizlik kriterlerindeki” bireysel farklılıklar, bir ilişkinin yolunu çizerek, kırgınlık ve yanlış anlamalara yol açabilir. Kolay bir şey olmasa da, bu her çiftin gerçekleştirmesi gereken konuşmalardandır. Mutlu ve sağlıklı bir ilişki için bu konuşmanın ilişkinin başlangıcında yapılması gereklidir.