Psikolojik Terapi Türleri: 20 Terapi Türü

· Ekim 23, 2018

Birçok farklı psikolojik terapi vardır. Bununla birlikte, hepsinin amacı aynıdır, ortak bir tedavi hedefine sahiptir. İyileşme yolundaki değişiklikleri kolaylaştırmaya çalışırlar. Dolayısıyla, bu psikolojik stratejilerin hangisinin en iyisi veya en kötüsü olduğunu sormak yerine, neye ihtiyacımız olduğunu sormalıyız.

Bu hiyerarşiyi sorularımızda çok basit bir nedenden dolayı kuruyoruz. Bazen bir kişi bir terapistle görüşmesi gerektiğini anlar ancak psikolojik terapinin ne olduğu konusunda bazı yanlış fikirleri vardır. Çoğu zaman, kanepeye uzanmış hastayı dinleyerek not alan terapist imajı vardır zihninde.

Psikanalizin klasik imgesi, büyük ölçüde kollektif bilinçdışına dayanmaya devam ediyor. Bu nedenle, birçok insan farklı psikolojik teknikler ve yöntemler olduğunu bilmiyor. İşte bu yüzden insanlar hangi yöntemin en iyisi olduğunu sormaya devam ediyor. Dolayısıyla, bir terapiyi diğerlerinden üstün tutma hatasını yapmadan önce, birkaç şeyi açığa kavuşturmalıyız.

“Tamamen ulaşılabilir olmasa bile daha yüksek bir amaç peşinde koştuğumuzda daha iyi insanlar oluruz.”

– Viktor Frankl

Her model, bazı insanlar için daha uygun bir dizi farklı teknik kullanır. Buna karşılık, birçok tekniğin diğer tekniklerin üzerinde çalışma eğiliminde olmadığı özel bir hedef türüne odaklandığını da unutamayız. Aynı şekilde, bütün psikolojik terapi türleri arasında temel ortak hedefi daima akılda bulundurmalıyız. “Terapi” terimi, Yunanca “başka birine bakan kişi” anlamındaki “therapeutikös” kelimesinden gelir. Bu durumda bakıcı, birçok çalışma ve uygulama yoluyla bu amaçla eğitilmiş bir profesyoneldir. Amaçları tam olarak “bakım” değil, aynı zamanda hastaların denge ve esenliğe ulaşabilmeleri için uygun strateji ve araçları sağlamaktır.

Bu bağlamda, iki veya daha fazla kişi arasındaki aktif ve proaktif bir sürece atıfta bulunuyoruz. Yoğun bir çalışma ilişkisi. Bazen zor olsa da bu bir keşifler, yaratıcılık ve kişilerarası dinamikler yolculuğudur. Sessizce oturmaya değmeyecek bir ilişkidir. Burada terapist, hastanın ne yapması gerektiğine dair tavsiyede bulunma veya rehberlik sağlama konusunda kendini sınırlamaz. Richard Lazarus’un da belirttiği gibi “terapinin amacı bireylerin sorunları tehditler yerine zorluklar olarak görmelerini sağlamaktır.”

terapi

Psikolojik terapi türleri

Duygusal sorunlar, korkular, travmalar, kişisel krizler, ilişki sorunları, çocukluk dönemi bozuklukları… İnsanların bir psikoterapist görmeye karar vermesinin birçok nedeni vardır. Bununla birlikte, ne tür terapötik stratejileri kullanabileceğinizi bilmek faydalı olacaktır.

Yetkili, yetenekli, iyi eğitimli uzmanları seçerseniz bütün psikolojik terapi türleri etkili olabilir. Hastalar veya müşteriler olarak aktif rol almamız gerektiğini biliyoruz. Buna karşılık, en azından söz konusu terapötik ortamın özellik ve ihtiyaçlarımıza uygun olup olmadığını anlamak için her terapinin hangi yaklaşımı uyguladığını bilmek önemlidir.

Şimdi gelin, temel psikolojik terapilere ve her birinin neler sunduğuna bir bakalım.

A. Bilişsel Davranışçı Terapiler

Bilişsel davranışçı terapiler, insanların düşünme şeklini (bilişsel yaklaşım) ve davranış biçimlerini (davranışsal yaklaşım) anlamaya dayanır. Bu yaklaşımın amacı, değişimin mümkün olduğunu öğretmektir. Ancak bunu başarmak için öncelikle düşüncelerimizi, tutumlarımızı ve davranışlarımızı geliştirmeyi öğrenmeliyiz.

  • Bu tür bir tedavide uzman, hastanın problemlerini saptamaya çalışır ve işlevsiz düşünce kalıplarını değiştirmek için bir rehber görevi görür.
  • Bunu başarmak için, “uyumsuz” davranışların ne olduğunu bulmak amacıyla davranışların işlevsel bir analizini yapar.
  • Uyumsuz davranışlar tanımlandıktan sonra, bilişsel-davranışçı terapist çeşitli teknikleri kullanarak problem çözme, beceri eğitimi, bilişsel yeniden yapılandırma vb.konularda kişiyi eğitir.

Bilişsel davranışçı terapi depresyon, fobiler, anksiyete bozuklukları ve travmatik süreçleri tedavi etmekte çok etkilidir.

Öte yandan, bilişsel davranışçı terapilere diğer terapötik uygulamalar da dâhildir. Bunlara bir göz atalım.

1. Kabul ve taahhüt tedavisi

  • Kabul ve taahhüt terapisi depresyon tedavisine yardımcı olur.
  • Amacı, düşüncelerinin odak merkezini iyileştirmek ve değişimi sağlamak için hastayı psikolojik esnekliğe sahip olacak şekilde eğitmektir.
  • Terapistler, hastanın duygusal sorunu tanımasına yardımcı olmak ve kişinin düşünceleri ile davranışları üzerindeki etkisini görmek için bir dizi alıştırmadan faydalanır. Ayrıca bu, hastaların tedaviye tutunmasına yardımcı olur.
bilişsel üçgen

2. Davranış tedavisi

  • Davranış terapisi fobiler ve bağımlılıkların tedavisinde yararlıdır.
  • Adından da anlaşılacağı gibi bunların yaşamlarımız üzerindeki etkisini görmek için kendi öğrendiğimiz veya koşullandırıldığımız davranışlarımıza bakmamızı teşvik eder.
  • Bir kez tanımlandığında, hedef açıktır. Daha kapsayıcı eylem ve davranışlara “bizi yeniden koşulllandırmak” için “boş vermemize” yardım etmek.

3. Bilişsel analitik terapi

  • Belirli davranışları, çarpık düşünceleri veya davranışsal sorunları iyileştirmek için kısa ve dakik tedaviler hâlinde çok yararlıdır. 12 seansa dayanır.
  • Hastanelerdeki ruh sağlığı bölümleri bunu çok kullanır.
  • Bilişsel analitik terapi, bilişsel terapi ve analitik psikolojiyi karıştırır.
  • Amaç, hastanın neyi niçin yaptığını veya neden böyle davrandıklarını anlamalarına yardımcı olmaktır. Terapistler, değişimi kolaylaştırmak için onlara çeşitli yüzleşme teknikleri öğretir.

4. Rasyonel duygusal davranışçı terapi

  • Albert Ellis’in rasyonel duygusal davranışçı terapisi öfke, endişe, hayal kırıklığı, sosyal fobi, utangaçlık ve cinsel işlev bozukluklarının tedavisine yardımcı olur.
  • Amacı duygusal ve davranışsal problemleri daha doğrudan, felsefi ve ampirik bir yaklaşımla çözmektir.
  • Terapistler, bireyin duygularını ve yıkıcı ve sınırlayıcı düşüncelerini fark etmesini sağlamak için akıl ve rasyonaliteye başvurur. Genellikle daha bilinç altı veya otomatik bir seviyede bulunan, bireyin genellikle tanımlayamadığı düşüncelerdir bunlar.
  • Daha sonra, psikoterapistler hastanın daha yapıcı düşünceler geliştirmesine yardımcı olacak stratejileri sağlar.
terapi

B. Psikanalitik ve psikodinamik terapiler

Hiç şüphesiz en çok bilinen en iyi psikolojik tedavilerden biri, neredeyse bir asır önce Sigmund Freud’un ortaya koyduğu teorik modeli izleyen terapi yöntemidir. Genel olarak pek çok kişi tarafından bilinse de, bu çerçevede terapi yapmaya başlamadan önce dinamiklerini, ilkelerini ve hedeflerini bilmek gerekir.

Bu terapinin özelliklerine bakalım.

  • Psikanalitik terapi, insanların zaman zaman bir dizi bilinçsiz çatışmayı açığa çıkardığı prensibine dayanır. Bu çatışmalar geçmişlerine, özellikle de çocukluklarına dayanmaktadır.
  • Çatışmalarımızın büyük bir kısmı, bastırılmış içgüdüsel dürtülerin sonucudur.
  • Bir psikanalistin amacı, tüm bu bilinç dışı çatışmaların bilinç seviyesine çıkmasına yardımcı olmaktır. Bunu yapabilmek için duygusal arınma veya hipnoz yöntemlerini kullanacaklardır. Bu şekilde, çoğumuzun orijinal problemden kaçınmak için kullandığımız savunma mekanizmalarını tanımlama ve yok etme şansını artırırlar.

Bunlar, bu yaklaşımdaki ana psikolojik terapilerdir.

“İfade edilmemiş duygular asla ölmeyecektir. Onlar diri diri gömülmüştür ve daha sonra çok daha çirkin şekillerde ortaya çıkacaklardır.”

– Sigmund Freud

5. Psikanalitik tedavi

  • Psikanalitik terapi çocukluk çağı travmalarını, fobilerini ve depresyonu tedavi etmeye yardımcı olur.
  • Bu terapi bilinç dışını ve bunun düşünce ve davranışlarımızı nasıl etkilediğini araştırır.
  • Her şeyden önce, çocukluk deneyimlerini analiz etmeye ve bu hassas olayların kişinin hayatını nasıl etkilediğini belirlemeye odaklanır.
  • Bu tip terapi uzun bir süre boyunca devam eder.
terapi

6. Dinamik kişiler arası terapi

  • Dinamik kişiler arası terapi, diğer insanlarla ilişkilerimizi geliştirmemize yardımcı olur.
  • Çok uzun sürmez ve belirli insanlarla yaşayacağımız bazı problemli bağları anlamamıza yardımcı olur.

7. Jung terapisi

Jung terapisi ya da Jung analizi bağımlılıkların, depresyonun ve anksiyetenin tedavi edilmesinde ve hatta kişinin kişisel gelişimini desteklemede çok yararlı olan başka bir psikolojik terapi türüdür.

  • Carl Jung’un amacı, hayallerindeki ve hatta sanatsal ifadelerinde yazılan arketipler aracılığıyla bireyin bilinç dışına girmekti.
  • Bu terapi terapist ve hasta arasındaki konuşmaya dayanır. Amaç, ikisi arasında bir güven, eşitlik, destek ve işbirliği ilişkisi kurmaktır.
  • Rüya analizi, kelime ilişkilendirme testleri ve yaratıcı etkinliklerle birlikte gerçekleştirilir.

C. Hümanist terapiler

Hümanist terapiler günümüzde popülerdir ve çok takdir edilmektedir. Kullandıkları çok çeşitli teknikler ve dayandıkları çeşitli tedavi stratejileri nedeniyle profesyoneller ve pek çok kişi tarafından yararlı bulunmakta ve tercih edilmektedir.

Carl Rogers bu yaklaşımın babasıydı. Yukarıda bu davranış uzmanından bahsetmiştik. Her şeyden önce psikoterapiye iyimserlik getirmek, kişisel gelişimimizi desteklemek ve potansiyelimizin en üst seviyesine ulaşmak üzere değişime bizi yaklaştırmayı amaçlıyordu.

Bu tip psikolojik terapinin bazı özellikleri şunlardır:

  • Hümanist terapi, acı ya da travmalarımıza derinlik katmak yerine, bu durumlara alternatifler sunmakla ilgilenir. Değişimin aktif unsurları olmamızı sağlar.
  • Aynı zamanda kendimize dair daha umut verici bir vizyon sunmayı amaçlamaktadır. Hümanist terapistler, insanın iyiliğinin, esenlik ve sağlığının doğal eğilimlerimiz olduğuna inanırlar. Dolayısıyla, nihai amaç bazen bizi bu sihirli denge noktasından uzaklaştıran “sapmalar” ın bir kenara bırakılmasına yardımcı olmaktır. Hayatımızın gerçek anlamını bulmaya yardımcı olmaktır.
  • Hümanist modelde şu an, problemlerin çözümü için mükemmel an olarak değerlendirilmektedir. Psikanalizden farklı olarak geçmiş, çok önemli değildir.
Carl Rogers

8. Varoluşçu terapi

  • Varoluşçu terapi bir anlam ve hayati amaç bulmamıza yardımcı olur. Bunu kendi varoluşumuz üzerinde düşünmemizi teşvik ederek yapar.
  • Başarıya ulaşmak için sorumlulukları ve yeni kişisel zorlukları kabul etmemize yardımcı olur.
  • Bu terapi, duygusal zorluğu, iç çatışmaları ve korkularımızı hedeflerimize engel teşkil eden taşlar olarak görmektedir. Ayrıca tüm bunlar “burada ve şuanda” yapılır.
  • Varoluşçu terapistler daha otantik bir şekilde yaşamak, hayatlarımızın anlamını bulmak ve yüzeysel şeyleri bir kenara bırakmak için stratejiler sunar. Ya da en azından, bunu denememize yardımcı olur.

9. Gestalt terapisi

Gestalt terapisinin amacı, sorunlarımızı daha fazla güven içinde çözmek için kendi farkındalığımız üzerinde çalışmaktır. Ayrıca hastanın kişisel kaygı ve endişelerini bir kenara bırakması amaçlanır. Kişisel özgürlüğe erişmek ve maksimum potansiyelimize ulaşmak için yeterli kararlılığı elde etmek hedeflenir .

  • Gestalt tedavisi 1940’ların sonuna doğru Fritz Perls tarafından geliştirildi. Perls, her bireyin bir bütün olduğunu, düşüncelerin, hislerin, duyguların veya eylemlerin hiçbir zaman yalıtılmış olarak gerçekleşemeyeceğini varsaymıştı.
  • Terapist, kendi dirençlerini görmeleri ve duygu, düşünce,fikir ve hatıralarının farkında olmaları için hastalarını rahat ettirmeye ve terapiye tam katılım sağlamalarına çalışacaktır.
  • Bireyin kendini keşfetmesine yardımcı olmak için yaratıcı teknikler kullanılır.
  • Hastaların kendilerine ve topluma karşı da sorumluluk sahibi olmaları teşvik edilmektedir.

10. Hasta merkezli terapi

  • Hasta merkezli terapi, kişisel gelişimizi arttırmak için ihtiyaçlarımızı anlamamıza yardımcı olur.
  • Bu alandaki en ilginç psikolojik terapilerden birinden söz ediyoruz. Bu terapi türünde hümanist terapist, ihtiyaçlarımızı netleştirmemize ve bizi tanımlayan değerleri artırmamıza yardımcı olacaktır. Ayrıca kabul edilmemize yardımcı olur ve güçlü yanlarımız üzerinde çalışmamızı sağlar.
  • Aynı şekilde, bunun direktif olmayan bir tedavi türü olduğunu hatırlamak önemlidir. Terapist değil hastanın kendisi, terapötik sürecin büyük bir bölümünü gerçekleştirmektedir.
  • Tüm süreç boyunca, üç önemli boyut geçerlidir: empati, koşulsuz olumlu kabul ve özgünlük veya uyum.

psikanaliz

11. Kısa terapi: odaklanılmış sorun çözümü

  • İsminden de anlaşılacağı gibi bu terapi uzun sürmez ve bir tür işlevsiz düşünceyi değiştirmeyi, çiftler veya aile arasındaki ilişkiyi iyileştirmeyi veya hastanın duygusal ve sosyal dengesini bulmaya yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
  • Bu nedenle, odaklanılmış sorun çözümü kişinin zayıflıklarına ya da sınırlamalarına odaklanmak yerine, terapisi ilerlememize yardımcı olmak için güçlü yanlarımızı ve potansiyelimizi artırmayı amaçlamaktadır.
  • Terapi, düşünme ve kendini tanıma sürecini kolaylaştıran bir dizi soruyu temel alır.

12. İşlem analizi

  • İşlem analizi, psikolojik sağlığı iyileştirmek, yeniden yapılanmayı ve kişisel değişimi kolaylaştırmak için çok etkili bir tedavi yöntemidir.
  • Bu yaklaşımın, çeşitli bozuklukların tedavisi için birçok psikiyatri hastanesinde yaygın olarak kullanıldığı da dikkate değerdir.
  • İşlem analizi yaklaşımı Eric Berne tarafından 1950’lerin sonuna doğru kuruldu. Transaksiyonel analiz ya da terapi, her bireyin üç egoya sahip olduğu teorisine dayanır: ebeveyn benzeri ego, yetişkin benzeri ego ve çocuksu ego.
  • Dolayısıyla, terapistin amacı hastanın bu psikolojik işlemlere dayanan daha kapsayıcı bir kişilikten faydalanmasına yardımcı olmaktır. Mesela, yetişkin-benzeri ego, benliğin en rasyonel kısmını temsil eder; çocuksu ego doğallıkla ilgilidir ve ebeveyne benzeri ego ise normatif ve etik özelliklerle ilgilidir.

13. Transpersonel psikoloji

Transpersonel psikoloji, Abraham Maslow’un 1960’larda geliştirdiği bir yaklaşımdır. Amacı, hastalarının yaşamlarının gerçek anlamını keşfetmelerine yardımcı olmak, bu hayati amaç ya da anlam tarafından kurulan hiyerarşiye dayanarak ihtiyaçlarını çözmektir.

Bu psikoloji dalında vicdan, maneviyat, derin iç bilgi, şefkat ve evrensel kardeşlik gibi özellikler vurgulanmaktadır.

Terapistin çok özel bir rolü vardır. Farklı fikirlere açık olmalı, çok saygılı bir insan olmalı, masumiyet ve şaşırabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Hastasının ilettiği her şeyin yeni ve değerli olduğunu göstermelidir. Bu nedenle, bu özgün terapötik süreci etkilemek için kullanılan metodoloji, aşağıdaki dinamiklerden birinin yaygın olarak kullanıldığı manevi geleneklerin bir karışımıdır:

  • Yoga.
  • Yaratıcı Yazarlık.
  • Rehberli görselleştirmeler.
  • Meditasyon.
  • İçinizdeki çocukla “Karşılaşmalar”.
  • Sembolik sanat

terapi

D. Sanatsal terapiler

Bütün farklı psikolojik terapiler arasında en çok göz ardı edilen terapi türlerinden biri budur. Oysa bu tür terapi çok arındırıcı, özgürleştirici ve iyileştirici olabilir. Başlangıçta bahsettiğimiz gibi bir terapi stratejisi ararken ne istediğinizi ve hangi terapi mekanizmasının sizin için en uygun olduğunu anlamak çok önemlidir.

Sanatsal ifade,duygularımızı şekillendirip özgürleştirebileceğimiz, kendimizi keşfedebileceğimiz ve problemlerimizin pek çoğuna farklı bir yaklaşım getirebileceğimiz bir kanal ve olasılıklar evrenidir.

Ulaşabileceğimiz farklı sanatsal terapilere bakalım.

14. Sanatsal psikoterapi

Sanat terapi veya sanatsal psikoterapi, insanların iç dünyalarını ifade etmelerini sağlamak için tuval, boya veya kil gibi araçları kullanır. Böylelikle insanlar daha sonra başka şekillerde ortaya çıkabilecek problemleri ve çatışmaları dışarı vururlar. Bu tür bir tedavide güzel olan şey, hastalara onlar için daha doğal olabilecek bir ifade biçimi sunmasıdır. Bu onların daha fazlasını söylemelerine ve daha az şeyi gizlemelerine olanak tanır.

15. Drama terapisi

  • Bu tür terapi, rahatlama sağlamak ve fiziksel ve duygusal bütünleşmeyi desteklemek için dramatik sanatlar kullanır.
  • Bunun yanında bireyin kişisel evrenine dalması, sosyal becerilerini geliştirmesi ve daha fazla güven kazanmasını sağlamak için teatral doğaçlamalar veya özel metinler kullanılır.

16. Müzik terapisi

Müzik terapisi çok yönlü yaratıcı bir terapidir. İyileştirici olduğu kadar yoğundur. Üretilen değişiklikler neredeyse anında görülür ve otizm spektrum bozukluğu, bunama veya anksiyete hastalarında sıklıkla görülen bir şeydir. Birey hemen cevap verir ve büyük bir duygu ve duyum fırtınası yaşar.

psikolojik terapi

E. Diğer psikolojik terapiler

Gördüğünüz gibi, psikolojik tedavilerin büyük bir kısmı 4 çok net yaklaşım altında incelenebilir. Ancak. öğrenmeye değer başka seçenekler de var.

17. Sistemik tedavi

Aile terapisi veya sistemik terapi, aile bağıyla bağlı insan gruplarında çok faydalıdır. Amaç ilişkinin kendisini ve iletişim stilini geliştirmektir. Ayrıca bu grubun uyumunu bozan karmaşık etkileşimleri düzeltmeyi amaçlamaktadır.

Genellikle, terapi her şeyden önce “indeks hastası” üzerine odaklanır. Yani, bir çeşit klinik bozukluk veya problemli davranış gösteren aile üyesi üzerinde.

18. Kişilerarası psikoterapi

  • Kişiler arası psikoterapi, etkileşimlerimizin ve iletişim tarzımızın kalitesini iyileştirmeye çalışan terapötik bir disiplindir.
  • Kişiler arası psikoterapide psikolojik belirtilerimizin pek çoğunun karmaşık,zararlı veya kararsız etkileşimlerin sonuçları olduğuna inanılır. Bazen başkalarıyla daha iyi etkileşim kurabilmekte yaşadığımız güçlük, negatif durumların şiddetini artırır.

Bu nedenle amaç, bu boyutların geliştirilmesi için hastalara araçlar sunmaktır.

19. Psikoseksüel terapi

Psikoseksüel terapide iyi bir profesyonel, cinsel problemlerinizi açık ve samimi bir şekilde keşfetmenize, düşünmenize ve analiz etmenize yardımcı olur. Çoğu zaman bir çiftin çözmesi gereken pek çok duygusal engel vardır.

20. Psikodrama

Birçoğumuz Jacob Levy Moreno’nun geliştirdiği psikodramayı duymuşuzdur. Dahası, iş yerlerinde bazı dinamikleri uygulamış olabilirsiniz.

  • Dramatik ifade, tiyatro oyunları veya beden hareketlerinin uygulandığı bir psikoterapi türünden söz ediyoruz. Bunlar başkalarıyla ilişkilerinizi iyileştirmek ve öz güveninizi artırmak için kullanılan araçlardır.
  • Ayrıca doğal davranmak için zenginleştirici bir davettir ve grup dinamiklerinde genellikle iyi sonuçlar verir.
davranış

Sonuç olarak, elbette daha bir çok psikolojik terapi mevcuttur. Yine de burada sözünü ettiklerimiz en yaygın ve faydalı olanlardır. Bu yüzden bu psikolojik terapi türlerinden faydalanmak için tereddüt etmeyin. Hepimiz kendimizi daha iyi hissetme, daha fazla esenlik duyma ve insan olarak büyüme hakkına sahibiz.