Ölmek İçin On Üç Sebep: Zorbalık ve Sonuçları

· Nisan 8, 2019

Ölmek İçin On Üç Sebep 2017 yılının şüphesiz en iyi TV dizilerinden biriydi. Netflix zorbalık ve sonuçlarıyla ilgili bu dizide bu tartışmalı konuya değinerek gözlerimizi açtı.

Ölmek İçin On Üç Sebep lisedeki gençlerin sorunlarını işleyen bir TV dizisidir. Ancak bizlere yeni bir şeyler de anlatır: kurbanın bakış açısından zorbalığın acı tarafı.

Bu TV dizisi lisede öğrencilerin kullandığı bazı fotoğraflar ve elveda mesajlarıyla dolu kilitli dolapları göstererek başlar. Aynı zamanda Hannah Baker’ın kendi hayat hikayesini paylaşacağını söyleyen sesini duyarız. Kısa bir süre sonra Hannah’nın intihar ettiğini ve niçin bunu yaptığını keşfederiz. O lisede hayat her zamanki gibi devam etmesine rağmen, öyle görünmektedir ki; hiç kimse Hannah’a olanları unutamamaktadır.

Ticari bir TV dizisi

Hannah ölmeden önce 21. yüzyıl teknolojisini göz ardı etmeye karar verir. Kendi sesiyle niçin intihar ettiğini on üç sebepte anlatan bir kayıt yapar. Bu kayıtlardan her biri onu intihara sürükleyen kişiye hitaben yapılmıştır. Hannah ölümünden sonra bu kayıtlarla suçlulara ulaşılacağından emindir. İnsanlar bütün kayıtları dinlemek ve diğer kişiye öğrendiklerini iletmek zorunda kalacaklardır.

Dizide bütün ses kayıtlarının Clay Jensen’ın eline düştüğüne şahit oluruz. Clay Hannah’nın utangaç, genç arkadaşlarından biridir.

TV dizisi şiddet, zorbalık ve bunlarla intiharı ilişkilendirdiği için aslında ticari bir dizidir. Çünkü birçok akıl sağlığı uzmanı bu fikrin karşısındadır. Başından itibaren dizi bizi gösterilecek içeriğin hoş olmayan şeylerle dolu olduğu konusunda uyarır. Benzer durumlara maruz kalanlara yardımcı olmak amacıyla onları cesaretlendirmeye çalışır. Ancak bütün bu uyarılar birçok insanı intiharı düşünmekten alıkoymadığı, hatta cesaretlendirdiği için yetersizdir.

Ölmek İçin On Üç Sebep ve zorbalık

Hannah Baker ailesiyle yeni bir şehre taşınmış olan ergenlik çağlarında bir kızdır. Kat adında bir arkadaşa sahiptir, ama kısa bir süre sonra taşınır. Bu yüzden Hannah taşındığı yerde yeni insanlarla tanışıp, arkadaş edinmeye çalışır.

Büyüme çağı kolay değildir. Bu dönem insanın dünyanın aslında nasıl bir yer olduğunun farkına vardığı bir dönemdir. Bu süre esnasında insanlar artık çocuk değildir, ama henüz yetişkin de değillerdir ve birçok değişiklikler yaşarlar.

Öz saygı toplumda bir yer edinmek için çabaladığımız hayatın bu safhasında önem arz eder. Öyle görünmektedir ki; büyüme çağında her şey lise hayatının etrafında dönmektedir. Orası insanlarla ilişki içinde olduğumuz, kabul görmek için çabaladığımız ve kimliğimizi bulmaya çalıştığımız yerdir. Hannah da herkes gibi erkeklerle ilgilenmeye başlamıştır. Arkadaş edinmek ve yeni okuluna uyum sağladığını hissetmek ister.

Hannah zamanla yeni çevresinin farkına varır, ancak yalnızlık iyice üzerine yüklenir. Yavaş yavaş umutsuzluk, yılgınlık ve hayatını kendi başına yaşamak zorunda olmaktan başka bir çare olmadığı hissine kapılır. Bu Hannah’nın diğer kızlardan farklı olduğu için değildir. Fakat yaşadığı koşullar ve zorluklar bir araya gelerek hayatının sanki kağıttan bir evmiş gibi çökmesine neden olur.

ölmek için on üç sebep

Cinsel taciz

Eğer diziyi izlemediyseniz ve izlemeyi düşünüyorsanız, size bu yazıyı okumayı bırakmanızı tavsiye ederim. Çünkü bu makale merakınızı giderip, her şeyi berbat edecektir.

Bütün bu insanlar Hannah Baker’ın ölümünden sorumlu mudur? Gerçek şu ki; ses kayıtlarını dinlediğimiz zaman onun söylediği sebeplerin gerçekten ikna edici olup olmadığını sorgularız.

En güzel kızların olduğu listeyi veya en güzel kalçalara sahip olanların isimlerini dinlediğimiz zaman bir tecavüz kadar önemli olmadığını düşünmeden edemeyiz. Fakat Hannah bütün bu sebepleri listesine koymuştur: Yanlış anlamalardan ve yanlış söylentilerden tecavüze giden bir süreç.

Bununla birlikte dizi sonuçta bazı davranışların (bazıları diğerlerinden daha da kötü olan davranışlar) bir insan için gerçekten sorun teşkil ettiğini ifade etmektedir. Önemli olan, bu eylemlerin ne kadar ciddi görünüp görünmeyeceği değildir.

Hannah gerçekten zor zamanlar yaşamaktadır ve yaşadığı dünyada bir yer edinmek istemektedir. Yeni okulunda kabul görmüş olduğunu hissetmek istemektedir. Fakat hayatında her karşılaştığı mutluluk ihtimali yarıda kalır.

TV dizisi Hannah’nın yaşadığı psikolojik tacizi bize yakından gösterir. Kendisini yalnız ve izole olmuş hisseder ve erkek öğrenciler ortada dolaşan bir takım yanlış söylentilerden dolayı ona “kolay kız” lakabını takarlar. Erkeklerin “kolay” olarak nitelendirdiği şey, kızlar için bir tehdittir.

ölmek için on üç sebep

Ölmek İçin On Üç Sebep ve intihar

Ölmek İçin On Üç Sebep adından da anlaşılacağı gibi Hannah Baker’ı intihara sürükleyen sebepleri anlatan bir dizidir. Ancak, onun söylediği bütün sebepleri bir kelimeyle ifade edebiliriz: depresyon. Bu depresyon Hannah’nın tamamen yalnız bırakılmış, kullanılmış ve şiddete maruz kalmışlığının sebep olduğu güvensizlikten ve yaşamındaki değişikliklerden dolayı ortaya çıkar. Onu inciten bir tek sebep değil, buna yol açan bir dizi olaydır. Ve bu olayların hepsi Hannah’nın hayatına son vermesiyle son bulur.

Öz saygısını tehdit eden sayısız saldırıdan, aşağılanmadan ve psikolojik şiddetten sonra yaşadığı bir olay Hannah için artık bardağı taşıran son damladır: tecavüz. Hannah düştüğü dipsiz kuyudan çıkmaya çalışsa da, kendini daha da kötü hissetmeye başlar.

Tecavüz olayından sonra Hannah okul rehberlik danışmanına gider. Fakat danışman kendisine herhangi bir çözüm sunmaz. O andan itibaren Hannah son umudunu da kaybeder ve hayatının en korkunç kararını verir.

elinde kasetli çocuk

Bazı kimseler için Hannah Baker’ın intiharı bir çeşit intikamdır ve bu yüzden çok tartışmalıdır. Gerçek şudur ki; onun suçlulara gönderdiği saptırılmış fikirlerle dolu olan ses kayıtlarını düşünürsek, kesinlikle oldukça kin ve acı dolu olduğu görülür.

Zorbalık ve sonuçları

Bütün bunların yanında dizinin iletmek istediği mesajın intikam olduğunu düşünmüyorum. Ergenlik yaşındaki gençlerin kendi davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşmeleri gerektiğini göstermek istediğine inanıyorum. Aynı zamanda Ölmek İçin On Üç Sebep gibi dizilerin zorbalık ve şiddetin ve Hannah’ın intiharının farklı karakterlerde olan birçok insanı nasıl etkilediğini gösterdiğini düşünüyorum.

İlk bölümde, sosyal medyada sempatilerini göstermek için Hannah’nın dolabının yanında selfie çeken bazı kızlar görüyoruz. Tamamen yapmacık bir şey. Dizide Clay ve Alex en çok etkilenen karakterlerdir. Alex, Hannah’ya karşı hissettiği sevgiden ve ne kadar güçsüz olduğunu hissettiğinden dolayı etkilenmiştir. Clay ise Hannah’ya çok benzer. O, duygusal olarak en dengesiz karakterdir ve Hannah’nın ölümünden “sorumlu” olanlardan birisi olma suçuna tahammül edemez.

Kayıtlardaki tüm karakterler “kötü” değildir. Bazıları acı çekiyor ve başka türlü iç mücadele yaşıyorlar. Sorun, bazen ergenlik dönemindeki eylemlerimizin sonuçlarını doğru bir şekilde tahmin etmenin o kadar da kolay olmamasıdır.