Olağanüstü Bir Ses: Mercedes Sosa

Mayıs 13, 2020
Mercedes Sosa, kariyerine 15 yaşında başlayan ve sürekli yeni başarılar elde etmekten asla bıkmayan çok özel bir sese sahip özel bir kadındı. Aynı zamanda adalet ve insan hakları konularına kendini adayan sanatçı, inandığı doğruları savunmaktan asla vazgeçmedi.

Mercedes Sosa, hayatı boyunca duygularını kontrol altında tutmakta son derece zorlandığı iki konser vermiştir. Bunlardan ilki İspanya’daki ilk turunda 1973 yılında Barselona’da gerçekleşmiştir. O dönemde ülkenin yönetimi diktatör Francisco Franco’da bulunuyordu. Bu nedenle konserlerinin reklamının yapılması da yasaklanmıştı. Ancak yine de insanlar akın akın onun şarkılarına eşlik etmek için konser alanına gelmişlerdi. Bu tablo karşısında “La Negra” duyduğu heyecanı ve ne denli mutlu olduğunu gözyaşlarıyla ifade etmişti.

Bu unutulmaz konserlerden ikincisi ise ilkinden on yıl sonra Şubat ayında gerçekleşmişti. Sanatçı acılı geçen bir sürgün dönemi sonrası ülkesi Arjantin’e yeni dönmüştü. Arjantinliler onun şarkılarını hep bir ağızdan söylerken Mercedes o sırada kimsenin gözünün içine bakamadığını itiraf etmiştir. Çünkü eğer bakacak olursa gözyaşlarına boğulacağından emin olduğunu söylemiştir.

Bu konserden sonra Amiral Carlos Alberto Lacoste’nin şu şekilde sorduğu söylenmektedir: “Mercedes Sosa’ya ülkemde bulunma iznini kim verdi?”

“Başınıza gelebilecek en kötü şey, hiçbir şeye inanmamaktır. Hiçbir şeye inanmayan bir insan hayata yabancılaşır.”

– Mercedes Sosa

“Amerika’nın Sesi” haline gelmiş olan Mercedes Sosa, mütevazı bir geçmişe sahip, istismarcı güçlere asla boyun eğmeyen ve kendi prensiplerinin bedelini hayatı boyunca ödemiş bir kadındır. Bunların yanı sıra sahip olduğu eşsiz sesi sayesinde, Latin Amerika gerçekliğini tüm dünyaya şarkıları ile duyurmayı başarmış bir sanatçıdır.

Mercedes Sosa profil foroğrafı

Mercedes Sosa, Mütevazı Bir Genç Kız

Haydée Mercedes Sosa’nın anne ve babası aslında kızlarına Marta Mercedes ismini koymaya karar vermişler, ancak nüfus müdürlüğüne kaydını yaptırmaya giden babası son saniyede fikrini değiştirmiştir. Yine de ailesi hayatı boyunca onu “Marta” olarak çağırmıştır. Mercedes Sosa, 9 Temmuz 1935 tarihinde Arjantin’de San Miguel de Tucumán’da dünyaya gelmiştir.

Mercedes’in hem doğum günü hem de ölüm günüyle ilgili çok ilginç rastlantılar bulunmaktadır. Mercedes, tam olarak kendi doğum yeri olan Tucumán’da imzalanan Arjantin’in bağımsızlık gününde dünyaya gelmiştir. La Negra bundan 74 yıl sonra 7 Ekim’de hayata gözlerini yumduğunda, bu tarihin de dünya çapında ünlü olmasını sağlayan Violeta Parra’nın doğum günü ile aynı güne denk gelmesi ilginç bir tesadüf olarak kayıtlara geçmiştir.

Sosa, babası şeker fabrikasında işçi olarak çalışan, annesi ise zengin ailelerin çamaşırlarını yıkayarak hayatını kazanan mütevazı bir ailenin kızıydı. Anne ve babası sıkı birer Peronist’ti. 17 Ekim 1950’de Buenos Aires’e giderek Peronist Sadakat Günü kutlamalarına katıldılar. İşte o gün okula gidemeyen ve şarkı söylemeyi çok seven bu öğretmen Arjantin Milli Marşını okumakla görevlendirildi. Bu Sosa’nın halk önündeki ilk performansı oldu.

Başarılı Bir Kariyerin Başlangıcı

Okul arkadaşlarının bazıları Sosa’yı o sıralarda bir şarkı yarışması düzenleyen yerel bir radyoya gitmesi konusunda ikna ettiler. Mercedes bu yarışmaya katılmaya karar verdi. Şarkısını bitirdiğinde radyonun sahibi yarışmanın o an sona erdiğini çünkü karşılarında kazanan kişinin durduğunu söyledi.

O günden sonra Mercedes Sosa düzenli bir biçimde radyoda şarkı söylemeye başladı. 1957’de bir halk müziği sanatçısı olan Oscar Matus ile evlendi ve birlikte çok sevdiği Arjantin’in Mendoza şehrine taşındılar.

Daha sonra oğlu Fabián Matus dünyaya geldi. Kocası ve şair Armando Tejada Gómez ile birlikte Yeni Latin Amerikan Şarkı Kitabı için bir hareket başlattılar.

Evliliği yalnızca sekiz yıl sürdü ve kocası başka bir kadın için Mercedes’i terketti. O da Buenos Aires’e taşındı ve o sene kelimenin tam anlamıyla bir mucize gerçekleşti. Arjantin’deki bu müzik türünün en önemli organizasyonu olan Cosquín Halk Festivali esnasında müzisyen Jorge Cafrune tarafından sahneye davet edildi. Aslında bu organizasyonda yer alan bir sanatçı olmamasına rağmen şarkısını dinleyen topluluğu adeta büyüledi.

Mercedes Sosa enstrüman çalıyor

Amerikanın Sesi

İşte o andan itibaren Mercedes Sosa’nın hiç bitmeyen başarılarla dolu kariyeri de başlamış oldu. Önce kendi ülkesini fetheden sanatçı daha sonra Latin Amerika’da ve sonrasında da tüm dünyada tanınan çok ünlü bir ses haline geldi.

Daha sonra bu büyük yolculukta onu hiçbir zaman yalnız bırakmayacak olan müzisyen temsilcisi “Pocho” Mazzitelli ile hayatını birleştirdi. Onunla birlikte geçirdiği zamanlar hep mutluluk getirdi ve ikinci kocasını “büyük aşkım” olarak nitelendirme konusunda hiç tereddüt etmedi.

Arjantin’de askeri darbeden sonra onun için zor zamanlar başladı. Önce şarkıları ve plakları yasaklandı, diktatörlüğün kara listesine dahil edildi.

1978 yılında La Plata’da bir resital esnasında konserlerinden biri askerler tarafından yarıda kesildi. Kendisine herkesin önünde tokat atıldıktan sonra hem kendisi hem de onu izlemek için orada bulunanlar tutuklandı. Bu olay, önce Paris’e, ardından Madrid’e sürgüne gitmesine neden oldu.

Sürgün hayatı onun için acı dolu bir tecrübe oldu. Özellikle bu süreçte eşini kaybetmesi onu derinden etkiledi. Sosa, eşini kaybettiğini kabullenmesinin dokuz yılını aldığını ifade etmiştir. Her şeye rağmen sevgi, insanların gösterdikleri saygı ve şarkılar onun yeniden yaşama tutunmasına yardımcı oldu.

Yeni konserler düzenledi, rock müziği de içeren yeni düzenlemeler yaptı. Ve 4 Ekim 2009 tarihinde Buenos Aires’te bir hastanede 74 yaşındayken, büyüleyici ve kesinlikle ölümsüz bir sesle şekillenen büyük bir kariyeri geride bırakarak hayata gözlerini yumdu.

Braceli, R. E. (2003). Mercedes Sosa: la negra. Sudamericana.