Sadık İnsanlar: Prensiplere Bağlı Kalmak

26 Kasım, 2019
Kimseyi sadık olmaya zorlayamazsınız. Sadakat; bağlılık, saygı ve şefkat gibi duyguları kime veya neye karşı göstereceğinizi seçme özgürlüğüne dayanarak yaptığınız bir eylemdir. Ancak başkalarına karşı koşulsuz saygı duymadan önce kendinize saygı duymalısınız.

Sadık insanlar her şeyden önce dürüsttür. Hayatlarını, değerleriyle ve saygı duygusuna olan bağlılıklarıyla oluşturdukları prensiplerine sadık kalarak yaşarlar. Onların hayatında ihanete, yalanlara ya da çıkarcı eylemlere yer yoktur. Sadakat, güven duygusunun da ötesine geçen çok enteresan, çok derin bir kavramdır.

Sadakat kavramının kökenini merak edenler için antropolojinin ilginç bir cevabı var. Bu bilim dalına göre sadakat, geçmişte bizim hayatta kalma mekanizmamız olarak işlev görüyordu. Atalarımızın tehlike ve zorluklarla dolu hayatlarında diğer insanlardan yardım ve destek almak, hayatta kalmak için adeta bir gereklilikti.

Ancak şu anda yaşadığımız dünyada artık bu kavram ehemmiyetini kaybetmiş durumda. Yine de bir yanımız hep hayatımızda bize iyi hissettirecek, bize samimiyet ve güvenlik hislerini sağlayacak insanlara ihtiyaç duyar. Yani bir başkasına karşı gösterdiğiniz ilgi, saygı ve bağlılık ile ihanet etmeyeceğinizin ve gizli kişisel çıkarlarla hareket etmeyeceğinizin sözünü tutmaktan bahsediyoruz.

Bazı insanlar sadakatin gerekli bir değer yargısı olduğunu, ancak gitgide yok olma tehlikesiyle yüzleştiğini söyler. Ancak etraftaki sadık insan sayısı sandığınızdan da fazla. Bununla birlikte, sadakatin ne anlama geldiğini bilmek de gerekir. Kendimizi bu fikrin çarpıtıldığı dinamiklerin içinde gayet kolayca bulabiliyoruz. Haydi bunu daha yakından inceleyelim.

“Sahibim, sen yolunda devam et ve ben seni son nefesime kadar doğruluk ve sadakatle takip edeceğim.”

– William Shakespeare

mavi saçlı kız

Sadık insanlar nasıldır?

Seneca sadakatin güvenle başladığını söylemiş. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi sadakat bunun da ötesine geçer, daha komplike ve teferruatlı bir hal alır. Sadık insanlar her şeyden önce kendi prensiplerine sadık kalır. Bu sadakat davranışlarının temelini oluşturur: hiçbir zaman kendi prensiplerine aykırı davranmaz ve doğru bildikleri yoldan şaşmazlar.

Sadakat, doğru olanı yapmaya bağlılık

Sadakat kavramı doğruluk duygusuna sahip olmak ve her zaman doğru olanı yapmaya duyulan bağlılıktır. Peki bunun ilişkilerdeki anlamı nedir?

Örneğin, bir arkadaşınızdan kopsanız veya partnerinizden ayrılsanız da her zaman taraflar arasındaki karşılıklı saygı korunmaya devam edilmelidir. O kişinin hiçbir zaman sırlarını ortaya dökmemeli, onu eleştirmemeli ya da herhangi şekilde incitecek bir şey yapmamalısınız.

Sadakat güvenden sonraki adımda gelir. Aradaki güveni kaybedip o kişiyle bağınızı koparmış olsanız da, bu ona olan saygınızı kaybetmeniz anlamına gelmiyor. En nihayetinde bu özellik kişide arzulanan asil bir erdemdir.

Kimseyi size sadık olmaya zorlayamazsınız

Dürüst olalım, bugünlerde bizden sürekli beklenen bir şey varsa o da sadakatimizdir. Bu, iş hayatına şirketin kurallarına bağlı kalmak şeklinde yansıdığı gibi, aile hayatında da farklı yönlerden sadık olmamız beklenir. Ailelerin çoğu kendileriyle aynı değerleri, gelenekleri ve adetleri benimsememizi ister.

  • Bu kısım elbette sadakatin karanlık tarafıdır; insanlar bunu sizi zorlayarak, belli davranışlarda bulunmanızı talep ederek ve öz saygınızı yaralayarak yapar. Şunu açıklığa kavuşturalım: sadık insanlar zorunluluk hissiyle sadık olmaz. Partnerine, ailesine ya da arkadaşlarına duyduğu sadakati başkaları ona söylediği için hissetmez.
  • Sadık olmaya, kendi prensipleriyle yaşamaya karar veren kişi kendisidir. Hisleri ve eylemleri uyum içindedir.
  • Bu bir boyun eğme ya da yabancılaşma eylemi değildir. Gerçek sadakat, ahlaki cesaretin kuvvetini kullanarak her zaman prensiplerinle tutarlı davranmayı seçmektir.
  • Örneğin, bu aynı zamanda herkese sadık olmamak da demektir. Özellikle de kendi prensiplerimize ters düşen bir şekilde düşünmemizi ya da davranmamızı isteyen kişilere karşı.
arkadaş grubu

Sadık insanlar içtendir, küçümsemez ve gelişmenize yardımcı olur

Sadık insanlar size karşı hiçbir zaman küçümseyici olmaz. Her şeye evet diyen, hiçbir karşıt fikir sunmayan ya da yaptığınız her şeyi ve aldığınız her kararı ne kadar tartışmalı olursa olsun destekleyen insanlar değildirler. Hayır; sadakat içtenliktir ve diğer insanların mutluluğunda aktif bir rol almaktır.

Yani yeri geldiğinde sizi durdurma, uyarma ya da göremediğiniz şeylere gözünüzü açma ihtiyacı duyarlarsa müdahale ederler. Sağlam değerlerinin rehberliğinde hareket ederler; yalakalık ya da pasiflikle değil. Sizin için en iyisini ister ve can yakıcı olsa dahi her zaman doğruyu söylerler. Hatalarınıza ayna tutarken, gelişiminiz için katetmeniz gereken yolda size ışık tutarlar.

Sadakatin düşündüğünüz kadar basit olmadığını artık görmüşsünüzdür. Bu kendinizi zorlayarak olacak bir iş de değildir. Sadakat içten gelen bir kudrettir, dıştan değil; bu yüzden de saygı ve doğruluk değerleri üzerine inşa edilmelidir.

Son olarak, sadık insanlar sözleriyle değil eylemleriyle konuşur. Ne olursa olsun bu sadakati davranışlarında görürsünüz.

  • Van Vugt, M., y Hart, CM (2004). La identidad social como pegamento social: los orígenes de la lealtad grupal. Revista de personalidad y psicología social , 86 (4), 585–598. https://doi.org/10.1037/0022-3514.86.4.585