Neden İmkansıza Aşık Oluruz?

Temmuz 29, 2017

Belki de bunun sebebi çok fazla aşk hikayesi okumamız ya da acı çekmeyi gerçekten seviyor olmamızdır. Ancak imkansıza neden aşık olduğumuzu açıklayan çok fazla mantıklı sebep bulunmamaktadır.

Elde edemeyeceğimiz şeyler – bir arkadaşımızın sevgilisi, bir film yıldızı ya da bize uygun olmayan biri – genellikle bize en çekici gelen ve bizi cezbedendir. Popüler bir deyişe göre, elbette kalbimizin, mantığımızın çoğu zaman anlamadığı kendince sebepleri vardır. Fakat imkansız, hayatınızda sıklıkla karşılaştığınız bir durum ise belki bu yazımız size yardımcı olabilir.

İmkansızı arayışımızın cevaplarını bulmak

Farklı sebeplerden dolayı elde edemeyeceğiniz birini bir defadan fazla “süzdüğünüz” oldu mu? Evli ya da nişanlı birini hiç izliyor musunuz? Yasak durumları mı seviyorsunuz?

Elbette herkes hayatta ne istiyorsa onu yapma hakkına sahiptir, ancak asıl sorun kararlarımızın, alışkanlıklarımızın ya da seçeneklerimizin sonucunda ne kadar acı çekeceğimizdir. İmkansız bir şeye aşık olma durumunun sebepleri bunlar olabilir:

Elde edemeyeceğiniz şeye değer vermek

Bu, çeşitli alanlarda gerçekleşir. Her zaman eksik olanı, elde edemeyeceklerimizi ya da eşsiz olanı isteriz. Alışveriş yaparken, iş ararken ya da birinden hoşlandığımızda bu durumu yaşayabilirsiniz. Örneğin, evli bir adama aşık olmanızın sebebi, “kapılmış” ise çok değerli biri olduğunu düşünmeniz olabilir. Böylece o adamı fark ettiğinizde, birçok kişinin ona olumlu yönden değer verdiğinden eminseniz size daha çekici gelmeye başlar.

Zor olanın çekici gelmesi

Genellikle monoton ve sıradan bir hayatımız olduğundan dolayı günlük rutinimizi değiştirmek için yollar ararız. Bu nedenle tatilimizi yapmak için egzotik yerleri, dünya mutfakları sunan bir restoranda yemek yemeyi ya da kazanması zor bir kişiyi elde etmeyi tercih ederiz.

Rutinimize daha fazla katlanamayız ve bunu kırmanın yollarından biri de bir şekilde kuralları çiğnemektir.

Kendine güven ve özsaygı eksikliği

Bu, aşk dışında başka amaçlarda da kendini gösterir. Tek bildiği imkansıza yakın hedefler belirlemek olan birçok insan vardır. Bunu yaptıklarında, başarısızlıkla karşılaşınca hatanın tümüyle kendilerinde olmadığını garantilemiş olurlar.

Tabi ki onlar bu açıklamayla ilgilenmezler. Koyulan hedefe ulaşmakta başarısız olmak, yalnızca hedefin kendisinin zor olmasından ötürüdür. Ancak, öncesinde başaramayacaklarına iddiaya girerek bu hedefi seçtiklerini asla söylemezler.

Bağlanma korkusu

Bu, ciddi bir ilişkiye başlamayan ve her eve döndüğünde aynı kişiyle zaman geçirmeye razı olmak istemeyenlerin “bahanelerinden” biridir. Bilinçaltında bağlanmayı istemedikleri için kendilerine denk olmayacağını bildikleri birini seçerler.

İflah olmaz romantizm

Birçok kadın, prenses ya da romanlarda ve filmlerde anlatılan hikayelerin baş kahramanları olduklarını düşünmek ister. Elbette bunun sebebi hikayelerin sonunun hep güzel olmasıdır… “ve sonsuza dek mutlu yaşadılar.” O kişinin romanımızın prensi olduğunu hayal ederek onu o kadar idealize ederiz ki bu aşkın gerçekleşmesi fikri bizi dehşete düşürecek kadar korkutur.

İmkansıza aşık olmamayı öğrenebilir miyiz?

Evet, tabi ki! En iyi tarafınızı göstermeli ve bunu yapabileceğinize inanmalısınız. Her şeyden önce, yanlış insanları seçmenize sebep olan nedenleri ya da bahaneleri düşünün. Daha sonra bu tavsiyeleri uygulamaya koyun:

Size değer veren insanlara daha çok ilgi gösterin

Bu demek değildir ki en yakın arkadaşınıza ya da iş yerinde size yardım eden kişiye aşık olmaya mecbursunuz. Ancak çoğu zaman karşılıksız aşka o kadar odaklanmışsınızdır ki kendinize gözlerinizi açıp etrafa bakma şansı tanımazsınız.

Hayat bir film değildir, unutmayın

Beyaz altı prensinizin gelip sizi kötü cadının elinden kurtarmasını ve şatonun tepesinde bir ejderhayla dövüşmesini bekliyorsanız, uykunuzdan uyansanız iyi olur. Çünkü ejderha diye bir şey olmamasının ve Orta Çağ’da yaşamıyor olmanızın yanı sıra, ilişkileri idealize ederek belki de hayatınızın aşkıyla tanışmanıza engel oluyorsunuz.

Olumsuz düşünceleri bir kenara bırakın

Evli biriyle ilişki yaşamayı “arzulayabileceğim en güzel şey” olarak düşünmek sizi fazlasıyla alçaltacaktır, bunu hak etmiyorsunuz. İmkansıza aşık olmanın bağlanmaktan kaçınmak için en iyi yol olduğuna inanmak, daha önceki ilişkinizin size çok acı vermiş olmasından kaynaklanıyor olabilir. Aşkta şansınız olmadığından emin olmak “diğer yarınızla” tanışmanıza hiç de yardımcı olmayacaktır.

Becerilerinize ve kişiliğinize güvenin

Belki de aşkınızın karşılıksız olmasının nedeni, o kişinin sizin ona sunacağınız onca güzel şeyden haberi olmamasıdır. Kişiliğinizi gizlemeyin! Unutmayın ki başkaları tarafından sevilmek için önce kendinizi sevmelisiniz. 

Öyle ya da böyle, bazı insanlar aşkı işkence aletine veya mükemmellik arayarak ütopyaya çevirmeye kararlıdır. Elde edemeyecekleri bir kişi hakkındaki duygularını yansıtarak en baştan sabote ediliyor ve dokunabildikleri, gülebildikleri ya da öpebildikleri bir aşkı hissetme ihtimalinden onları mahrum bırakan zincirlerce mahkum ediliyorlar.

*Düzeltme Notu: Bu yazı kadınlara ithafen yazılmış olsa da bahsedilen durumun kadınlara özgü olmadığını unutmayalım. Aynı sayıda erkek, hatta belki de daha fazlası, aşkları başlamadan bitirme eğilimindedir, bu yüzden onların da aynı tavsiyeleri uygulayabileceğini düşünüyoruz.