Mantık ve Duygular: İyi Kararlar Veren Bir Uyum

· Aralık 31, 2018

Bazı insanlar en iyi kararların mantıktan geldiğine inanırlar. Ancak, duygularımızı bir kenara bıraktıktan sonra karar vermek her zaman etkili ve hatta mümkün değildir. Mantığımızı kullanmadan sadece duygularımızla kararlar vermek ise, iyi sonuçlar alacağımızı garanti etmez. Bu nedenle yapılacak en iyi şey, iyi kararlar vermek için mantık ve duyguyu birleştirmektir.

Mantıksal ve duygusal taraflarımız arasında iyi bir uyum bulmak, daha iyi kararlar almanın anahtarıdır. Sahip olduğumuz bu uyum yaşam deneyiminden ve geçmişte yaşanan birçok hatanın ürünüdür.

Bu nedenle belki de yapabileceğimiz en akıllıca şey mantık ve duyguyu birbirleri ile karşılaştırmamaktır. Düşündüğümüzde kalp ve zihin çoğu zaman aynı yolu izler. Buna rağmen, akıl ve duyguyu birbirinden ayırmak, çok sık yaptığımız bir şeydir.

mantığına bakan adam

Doğru kararlar var mı?

Hepimiz en doğru kararları vermek isteriz, hemde en iyilerini. Ama doğru bir karar nedir? Bu cevaplanması zor bir soru. Bize en çok yarar sağlayan kararın doğru karar olduğunu söyleyenler var. Ancak, bu her zaman doğru değildir. Öyle olsaydı herkes, başkaları üzerinde açığa çıkacak sonuçlar ne olursa olsun kendileri için en iyi olanı  seçecekti.

Örneğin aşkı düşündüğümüzde,duygu tarafımız ağır basar ve kararlarımızı kontrol etmeye başlar. Aşık olduğumuzda adeta kör ve sağır oluruz.Peki bunun bize yararı ne?

Duygularımız, aşık olmadığımız zamanlarda bile kararlarımızı etkiler. Duyguların önemi orbitofrontal kortekste beyin yaralanmalarında görülebilir. Bu bölge, amigdala’nın işleyişinde rol oynar. Amigdala da duygusal sistemimizin bir parçasıdır. Böylece, orbitofrontal kortekste yaralanan hastalar, normal insan kadar duyguları ile karar vermezler.

Mantık ve Duyguyu Ayırmak

Tamamen mantıksal kararlar alan bir insan hakkında ne düşünebilirdik? Bir insanın sadece kendisine değer verdiğini bilseydik, o kişiye güvenmezdik. Ancak, sadece mantık kullanan insanlara güvenmek istiyoruz. Ya da istemiyor muyuz ?

Gerçek şu ki, empati, başkalarının duygularını algılama yeteneği, bizi diğer insanlara onların mantıklarından daha fazla güvende hissettiren şeydir. Biz coşkulu olduğunda gülümseyen,kötü bir şey olduğunda sinirlenen insanlara tamamen mantığı ile hareket eden insanlardan daha fazla güveniriz.

Bunu gençlerde görebiliriz. Gençlik döneminde, büyük riskler içeren kararlar verme eğilimindeyiz. Bu nedenle ergenlik, gençlerin ebeveynlerini görmezden geldikleri çok zor bir aşama olarak görülüyor. Nedeni veya sebeplerden en az biri, beynin prefrontal korteksinde yatmaktadır.

Tamamen olgunlaşmamış olan orbitofrontal korteks. Olgunlaşmamış olduğu için henüz duyguları etkili bir şekilde kontrol edemez. Bu nedenle veriler kararlar  duygulardan etkilenir. Neyse ki, yaşamımızın bu evresinde geçireceğimiz deneyimler sonunda beynin bu kısmını olgunlaştıracak.

kalp şeklinde balon

Karar Vermede Duyguların Rolü

Bir çelişki var gibi görünüyor. Karar vermenin en iyi yolunun akıl ve duyguyu birleştirmek olduğunu söylüyoruz, ancak şimdiye kadar sadece duyguların bizi nasıl olumsuz etkilediği hakkında konuştuk. Duyguların rolünü anlamak için, onların somatik işaretler olduklarını anlamak gerekir.

Somatik işaretler, karar verirken bize yol gösteren hislerdir. Bu işaretler, ilgi alanlarımız için hangi seçeneğin en iyi olacağına karar vermemize yardımcı olur; özellikle de çok şeyle uğraştığımızda, en iyi olana karar veremeyiz. Somatik belirleyiciler de geçmiş deneyimlerimizden edindiğimiz sezgilerdir. Bu sezgiler, bazı kararları düşünmeye başladığımızda bizi potansiyel sonuçlar konusunda uyarır.

Örneğin, uzun zaman önce soyulduğumuz bir caddede yürürsek, başka bir caddeden geçmemiz gerektiğini hissederiz. Bu sezgiler her zaman bilinçli değildir. Bu nedenle, bizi daha farkına varmamışken çoktan başka bir sokağa inmiş olabiliriz.

Neyse ki, bu sezgiler ile birlikte vereceğimiz kararların artıları ve eksilerini tartmamıza izin veren mantıksal bir sürecimiz var. Akıl ve duygu arasındaki ikilik, kararlarımızı yönlendiren ve bizi ilerleten, umudumuzu canlı tutan ve kim olduğumuzu sürdüren şeydir.