Korksanız da Hayata Devam Edin

Temmuz 1, 2017

Kaybettiğimiz şeylerin çoğunu, kaybetme korkusu yüzünden kaybederiz. Bazen geriye dönüp baktığımızda, hayatımızda her şeyin sessiz, sakin ve huzur dolu olduğu ve kontrolümüz dışında bir şeyin gerçekleşmediği zamanların en az hatırlanan yaşanmışlıklar olduğunu fark ederiz. Aksine, kontrolümüzün dışında, karışık, kararsız ve sürekli bir değişiklik içerisinde olan zamanlarımızı ise, çok rahat bir şekilde hatırlarız. Bu zor zamanlar, gerçekten kendimizi hayatta hissettiğimiz zamanlardır.

Öyle görünüyor ki, hayatınızı tamı tamına dolu bir bir şekilde yaşayamayabilirken, bir gün gelir, nefes alacak, başınızı kaşıyacak bir boş vaktiniz bile olmaz. Sanki tüm o hayallerinizin, özlemlerinizin, tutkularınızın ve isteklerinizin hepsi, bir bütün halde ve gerçek manaları ile yaşamınızın her alanına hücum eder.

Hayatımızın en keşmekeşli zamanları, sürekli olarak bir sınava tabi tutulduğumuz anlardır. Bu anlarda, içimizdeki en iyi ve en kötü hallerimiz, gerçek anlamları ile gün ışığına çıkıyor. Her bir birey için bu zamanlar, ardı arkası kesilmeyen sınavlar, dertler ve tasalar silsilesi olup, o zor zamanları aştıktan sonra bize kattığı değerlerin farkına varabiliriz.

Önceleri, kalbimizi kıran bir karışıklık vardı ve şimdi onu özlüyorum

Başımızdan geçen kötü olayları alnımızın akıyla atlatsak bile, o zamanlara ne çok lanet etmiştik değil mi? Bununla birlikte, şimdi, her şeyin sıradan ve sabit bir şekilde devam ettiği şu zamanlarda, geçmişte yaşadığımız o git gelli duyguların, o anın gerçekliğini ve umudunu da beraberinde getirdiğinin farkına vardım artık.

Umarım bir gün tekrar duygularımın o eşsiz heyecanını hissederim. Çünkü o an, gerçek ile yüzleşmenin umududur. Bu umut vesilesiyle, geleceğin farklı olacağı, her şeyin değişeceği ve kendimi de değiştirecek bir umudumun olması beni mutlu edecektir. Ne daha iyi ne de daha kötüdür, fakat sadece yarattığı durum bir farklılıktır. Zaten hissettiğimiz şey gelip geçmiş, onu asla yeniden hayata döndüremeyiz, aksine hayatı en sonuna kadar yaşamalı ve tüm farklılıklarını kabul etmeliyiz.

“Bizler, yaşadığımız anların bir özetiyiz.”

– Gün batımından önce


Geçmişte kalmış bir şey için, sürekli bir özlem içerisinde olmak sağlıklı bir durum değildir. Bununla birlikte, özlem duygusunu hissedebileceğiniz birçok farklı anıya sahip olmak harika bir şeydir. Bu, yaşanmaya değecek şeyleri yaşadığımızı ve hayat boyunca yolculuğunuzun bir mantık çerçevesi içerisinde olduğunu gösteren bir işarettir.

Bununla birlikte, aynı zamanda geleceği düşünmek konusunda baskı altında kalmak veya bu durumdan korkmak da gayet normaldir. Kendimize sorduğumuz sonsuz sayıda soru var: Her zaman olduğu gibi aynı rüyayı mı görüyorsun? Gelecekte de, geçmişte olduğu gibi güçlü olacak mıyım? Benim için daha iyi olacak bir gelecek var mı, yoksa olacak olanlar şimdikinden daha da mı kötü? Bazen ne söyleyeceğimizi bilmeden, kendimize sessizce yanıt veriyoruz.

Yaşamaya değer olmasını, yaşam dolu hissetmeyi istiyorum

Şüphesiz ki, hayatımızdaki her şeyin heyecanlı ve umut dolu olmasını ve bizi yaşam dolu hissettirmesini istiyoruz. Geçmiş tecrübelerimizi göz önüne alırsak, her yeni evrenin, durgun bir bekleyiş anından geldiğini ve bu anlarda hiçbir şeyin tahmin edilemeyeceği gerçeğine varabiliriz. Hayatımızı yeni yollara girerek şekillendirebiliriz. Bu, bizim için, asla ve asla uyuşukluk hissine girmememizi, daha doğrusu bizden entrikaya bulaşmamamızı gerektiren yeni zorluklar anlamına geliyor.

Zaman zaman içimizde taşıp coşan özlem duygusuna kendimizi kaptırırsak, acımasız bir hayal kırıklığı ve boş hayaller ile baş başa kalabiliriz. Bir zamanlar bize yeni gibi gelen duygular, artık o kadar canlı değildir. Bir zamanlar başımızı döndüren ve bizi coşturan hissiyatlar, artık eski ve renksiz bir manzara gibi görünür. Bu nedenle, risk almayan bir insanın, bu hayatta herhangi bir şey kazanamayacağını söyleyebiliriz ve bu yüzden, bu riskleri defalarca almak zorunda kalırız. Kendimizi hayatta hissetmek için bu riskleri almak zorundayız ve kendi hayatlarımız tarafından bir kapan içerisinde yaşamadığımızı ancak bu şekilde hissedebiliriz.

“Şu öğrendiğim beş kelime ile hayatı özetleyebilirim; hayat bir şekilde devam eder.”

– Robert Frost

Bununla birlikte, yaşadığınız hayat size dolu dolu bir yaşam sunmaz ve heyecanınızı canlı tutmaz ise, ileriye dönük hayaller kurmak zorlaşabilir. Her şeyin zaten daha öncesinden yaşadığınız duyguların başka bir hayal kırıklığını yaratan başka bir kopyası gibi görünmesi ve bu çerçevede yaşanması kolay değildir. Bir hayat tarzı içerisinde rahatlığı, diğerinde ise şüpheleri ve yanlışları görmek kolay değildir.

Bu yüzden, yaşamak istediğimiz hayatı seçmek her zaman için kolay olmadığından, kendim için hiçbir zaman beni başarısızlığa uğratmayacak bir çözüm geliştirdim: içgüdümü takip edip, kendimi dengesiz fakat anlamlı olan bir hayatın içinde yaşatmaya karar verdim. Ancak bu şekilde özlemimi dağıtabilir, gerçekten hayatta hissedebilir ve hayatımı bütünüyle takdir edebilirim.

Hiçbir şeyden korkmuyorum; en büyük korkum her şeyin aynı kalmasıdır

Burada, yaşamış olduğum her şeyden aldığım en büyük derslerden birini uygulayabiliriz: Sadece karşılaştığınız ve tecrübe ettiğimiz olaylardan ve insanlardan bilgi edinebilirsiniz ve kaybetme korkusu ile yüzleşebiliyorsanız, kaybetmeye ve bazı şeylerden mahrum kalmaya bir son verebilirsiniz.

“Sevgi korkuyu yok eder ve korku da sevgiyi. Ve korku sadece sevgiyi yok etmekle kalmaz; bilgiyi, iyiliği, tüm güzel ve gerçek duyguları da beraberinde götürürken, geriye kalan tek şey, sessiz bir çaresizliktir; ve en sonunda, korku insanı, insanlığından koparıp atar.”

– Aldous Huxley

Bu söylediklerimiz ile kastettiğimiz, başı boş, hedefsiz ve hayalsiz bir insan olmak gerektiği değildir. Kendinizi ve ruhunuzu yeniden keşfetmek için bazen kendinizi kaybetmek anlamına gelir. Bu, herhangi bir yol ayrımında, bu ya da şu yolu seçmek anlamına gelmez, daha ziyade karar verme biçiminizi belirtir. Görmek için gözlerinizi açın, kendinize bir kulak verin. Dünyanın melodisinin ne zaman değişeceğini asla bilemezsiniz.

Cesur olun. Kendiniz asla ama asla küçük görmeyin. Bu hayat yolunda kendinize güvenip, ona göre oynamak, karşılığında ne kazanacağınızı bilmediğiniz bir yatırım yapmaktır. Hayat yolunuzu yeniden keşfetmek, belirsizliklere nasıl tolerans göstereceğinizi, geçmişinizin zorlukları ve özlem duygunuz ile nasıl yaşayacağınızı anlamanız demektir. Bu, bir çocuğun masumiyetiyle, başınıza geleceklere nasıl karşılık vereceğinizi bilmek demektir.

Hayatı tekrar dolu dolu hissetmek, korkuyu ve karmaşıklığı da hissetmek demektir, ancak göreceksiniz ki her zaman bu yaptığınıza değecektir. İşte bu yüzden buradayız. Bizler, yaşamın gelip geçtiğini bile fark etmeden yaşamak için buradayız.