Konuşacak Biri - İnsanca Bir İhtiyaç

09 Kasım, 2020
Hayat acı verdiğinde, duygularınız sizi hapseder gibi görünür. Tüm bu korkuları ve endişeleri bir kenara bırakmalısınız, ama... sizi bu haldeyken kim dinler? Konuşacak birine mi ihtiyacınız var? Bu konuya biraz daha derinlemesine göz attığımız yazımızı okumaya devam edin lütfen!

“Biriyle konuşmaya ihtiyacım var.” Hepimiz için tanıdık olan bu cümlenin de söylediği gibi, bir noktada bu konuşacak biri ihtiyacını bizler de mutlaka hissettik. Sizi tamamen aşan, duygularınızın karmakarışık olduğu, olanların yaptığınız veya sahip olduğunuz her şeyi gölgelediği, bakış açınızı yerle bir eden ve hatta bazen nefes almayı bile zorlaştıran durumlar olmuştur. Korku, kaygı, üzüntü… hangi birinden başlayalım?

Tüm bu düşünceleri ve hisleri çözmeye nasıl başlayacağınızı bilmekten daha önemli bir şey varsa, o da içinizi veya kalbinizi kime açıp içinizdekileri dökeceğinizi bilmek. Neden mi? Çünkü herkes bu konuda destek olmak adına yeterince iyi değil ve herkes de maalesef sizi dinlemeye istekli olmuyor.

Üstelik bazen ihtiyacınız olan desteği size en yakın olanlardan bile alamadığınız oluyor. Örneğin eşiniz, arkadaşlarınız ve ailenizden gelecek ve zaten zarar görmüş zihin durumunuzu kötüleştirmek için olumsuz bir yorum veya size pek de yardımcı olmayan bir tavsiye bile yeterli.

Belirli bir konudaki yükünüzü hafifletmek veya destek aramak istediğinizde, herkesin böyle bir görev için yeterince uygun veya yetkin olmadığı da açık bir gerçek.

Çünkü, bu tarz bir durum söz konusu olduğunda, istediğiniz veya ihtiyaç duyacağınız şey, sadece konuşmak veya iletişim kurmaktan daha fazlası. Bu tür anlarda, yargılama yapılmadan ve kendi içinizi daha net görebileceğiniz ve sizi “aynalayan insanlar” arıyor olacaksınız.

Ya da, size sığınacak bir sığınak gibi olan ve acı çektiğiniz bir durumdan sıyrılmanıza yardım edebilecek insanları istersiniz. Ayrıca sadece gözlerine bakarak ve varlıklarını hissederek size sağlık ve moral verebilecek insanlara da ihtiyacınız olabiliyor.

Üzüntü ve acıların bizi kıskaca aldığını düşündüğümüzde

Konuşacak biri lazım: neden, kiminle ve nasıl?

Aslında, başka hiçbir şey bir insanı iletişim yetenekleri kadar tanımlayamaz. Bununla birlikte, hepimiz kendimizi kelimelerle ifade etme konusunda oldukça yetkin olsak da, aynısı duygusal iletişimimiz açısından pek de geçerli değil.

Bu anlamda, bu alanda sorunların ortaya çıkması oldukça yaygın bir durum. Bunu yapmak konusunda genelimiz çekingen ve suskunuz çünkü buna dair fırsatları çok zor buluyoruz. Buna ek olarak, bizi neyin üzdüğünü ve kırdığını nasıl usulünce ve yeterince konuşacağımızı bize kimse öğretmedi.

Dr. Brant R. Burleson tarafından Amerika Birleşik Devletleri Purdue Üniversitesinde yapılana benzer çalışmalar, bize en yakın olanların duygusal desteğine sahip olmamızın ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor. Bununla birlikte, bir konuda net olmak önemlidir: güzel bir “duygusal destek” sağlayan birine sahip olmak, her zaman onlarla içten sohbetler yapabileceğiniz anlamına gelmez.

Bunu daha iyi anlamak için size şöyle bir örnek vereceğiz. Genellikle eşinizin ve hatta annenizin yakınlığına ve duygusal desteğine güvenebilirsiniz. Bununla birlikte, birisiyle daha derin yönler hakkında gerçekten konuşmanız gerektiğinde, bu insanlar mevcut durum için en uygun kişiler olmayabilir.

Neden? Belki de başınıza gelenler o insanların bilmesini istemediğiniz şeyler olduğu içindir. Ya da basitçe, sizi çok sevmelerine rağmen, konu bazı belirli şeyler hakkında kafa yormaya geldiğinde, onların bu işler için en uygun insanlar olmamalarından kaynaklı olabilir. Şimdi, isterseniz, işin bu boyutuna daha yakından bakalım.

Zor zamanlar geçirirken neden konuşacak biri ararız?

Ya başınıza bir şey geldiği için ya da kendinizi bunalmış, stresli ya da bir şey için endişeli hissettiğinizde gerçekten de sizi anlayacak biriyle konuşmaya ihtiyacınız olacaktır. İnsanların çoğu zaman bir şeyleri “göğüslerinden ve kalplarinden” çıkarıp atması ve dışarı bırakması gerekir. Bu nedenle, duygularınızı konuşarak açmak ve paylaşmak kadar basit ama güçlü bir şey, aşağıdaki nedenlerden dolayı her zaman en iyi strateji olacaktır:

  • Sonunda sorun olan duruma dair “bir şeyler yapıyor olduğunuzu” hissedersiniz. Bir şey hakkında konuşmak, aktif olarak bu şey için bir şeyler yaptığınız anlamına gelir. Zaten kendiniz için olumlu ve sağlıklı bir şey de yapıyor olacaksınız. Bu bir değişiklik aslında ve tüm değişiklikler iyidir.
  • Biriyle konuşarak, sadece bilgi sunmaz ve hissettiklerinizi ifade etmezsiniz. İletişim kurduğunuzda, kendinizi de dinlersiniz ve bu egzersiz bir ayna görevi görerek kendiniz hakkında daha fazlasını keşfetmenizi sağlar.
  • Düşüncelerinizi, hislerinizi ve duygularınızı dışa vurduğunuzda, bir şekilde, bazı şeylerin düşündüğünüz kadar kötü olmadığını anlarsınız. Sessizlik genellikle kapana kısılmış hissetmenize neden olabilir ve hissettiklerinizi daha da kötü bir hale sokabilir. Konuştuğunuzda gevşemeye başlarsınız ve yavaş yavaş duruma alışırsınız ve tünelin sonundaki ışık da görünmeye başlar.

Kiminle konuşmalısınız?

Birisiyle konuşmaya ihtiyacınız olduğunda, bu işin için herkes o kadar da uygun olmayacaktır. Bununla ilgili analizi en baştan gerçekleştirmek oldukça önemli. Bazen, bir insan bizi ne kadar severse sevsin, farklı nedenlerden dolayı konuşmak istediğimiz şeyi paylaşmak için doğru kişi olmayabilir:

  • Sizi inciten ve endişelendiren şeyler hakkında biriyle konuşmak söz konusu olduğunda, mahremiyetinize saygı duyabilecek ve konuşacak biri olabilecek bir kişiye ihtiyacınız olacaktır. En son ihtiyaç duyacağınız şey, sırlarınızı bir başkasıyla paylaşmaları.
  • Biriyle konuşmanız gerektiğinde, nasıl dinleyeceğini ve yanınızda durmayı bilen birine ihtiyacınız var. Bunun dışında başka hiçbir şey size yardımcı olmayacaktır. Diğer kişinin yapması gereken son şey, size fikirlerini empoze etmeye başlamak, söylediklerinize karşı çıkmak veya sizin durumunuzda olsaydı ne yapacağını size söylemek olmalı.
  • Bu kişi sizi yargılamamalı ve söylediklerinizi sorgulamamalı veya eleştirmemeli. Bunu yapmaya başlarsa, size yarardan çok zarar verebilir bu kişi.

Aynı şekilde, bu kişi de, duygusal iletişimi kolaylaştıran niteliklere sahip biri olmalı. Empati, yakınlık, aktif dinleme, duyarlılık ve insanlık değerleri gibi önemli niteliklere sahip bir kimseyle konuşmalısınız.

Bazen bir arkadaşınızın yardımını da bu tarz bir durum için kullanabilirsiniz. Bununla birlikte, diğer zamanlarda, biriyle konuşmaya ihtiyaç duyduğunuzda en uygun figür bir psikolog olacaktır. Sadece az önce bahsettiğimiz özelliklere sahip olmaları  değil, aynı zamanda sorununuzla başa çıkmanıza yardımcı olacak gerekli araçlara da sahip olmaları oldukça önemli bir etmen.

Konuşacak biri ihtiyacı olduğunda insan yalnız hissediyor.

Konuşacak biri mi lazım? Nereden başlayacaksınız?

Birisiyle konuşmaya ihtiyacım olduğunda, nereden başlayacağımı her zaman bilemiyorum. Kafam değişik düşüncelerle ve duygularla dolu. Sadece bitkin hissediyorum. Ve hiç bitmeyen yorgunluk aklımı daha da fazla karıştırıyor. Bu yüzden her zaman bu tür şeyler hakkında nasıl konuşmaya başlayacağımı bilmiyorum.

Yukarıdaki sözler genellikle tedaviye ilk kez gelen veya kendilerine yakın birine karşı dürüst olmaya karar veren kişilerden duyulur.

Durum ne olursa olsun, size (veya başkalarına) yardımcı olabilecek bazı basit stratejilere sahip olmak iyi bir fikirdir.

  • Şu anda ve burada nasıl hissettiğinizi açıklayın. Aklınıza gelen şeyleri ve içinizdeki hisleri serbest bırakın.
  • Sesiniz çatlamaya başlarsa utanmayın. Gözünüzden yaşlar gelirse de endişelenmeyin; akıp gitmelerine izin verin. Hiç korkmadan konuşmaya devam edin. Güvenli bir yerde olduğunuzu ve duygularınızı göstermenin sağlıklı ve gerekli olduğunu unutmayın. Sonucunda daha iyi hissedeceksiniz.
  • Ne kadar zamandır bu şekilde hissettiğinizi açıklayın.
  • Bu hislerinizin nedenini veya kaynağını bulmaya çalışın ve bunun hakkında konuşun. Her şeyi net bir şekilde açıklamaya çalışın.
  • Dürüst olun; yarım yamalak gerçeklere başvurmak veya olayları örtbas etmek size hiç yardımcı olmayacaktır. Birisiyle gerçekten konuşmaya ihtiyaç duyduğunuz noktaya ulaştıysanız, o zaman içinizdekileri serbest bırakmanın zamanı geldi demektir. Tüm engellerinizi aşın ve duvarlarınızı yıkın.
  • Her zaman “ben” üzerinden konuşmaya çalışın. Bunu yapmak duygularınızı kanalize etmenize izin verecektir (hissediyorum, korkuyorum, sanırım…).
  • Diğer kişinin gözlerine bakın. Yakınlıkları ve sıcaklıkları size şefkatle rehberlik edecek, böylece daha kolay konuşabileceksiniz.

Sonuç olarak, çoğumuz hayatımızda biriyle konuşma ihtiyacı hissettiğimiz zamanlardan geçeceğiz. Bu tür durumlarda, konuşacağımız kişileri mutlaka çok iyi seçmeliyiz. Böyle zamanlarda, çoğunlukla yardım etmeye en uygun kişilerin profesyonel psikologlar olduğunu da unutmamalıyız.

  • Burleson, Brant. (2003). The Experience and Effects of Emotional Support: What the Study of Culture and Gender Differences Can Tell Us About Close Relationships, Emotion, and Interpersonal Communication. Personal Relationships. 10. 1 – 23. 10.1111/1475-6811.00033.