Gözyaşının Olduğu Yerde Umut da Vardır

Ocak 8, 2018

Gözyaşlarının olduğu yerde umut da vardır. Bizi üzen ve bizi değiştiren her şey, aynı zamanda büyümemize ve mücadele etmemize de yardımcı olur. Bizi rahatsız eden şeyler sayesinde, gülümsemelerin, şefkatin ve güzel anıların da değerini öğreniriz. Aynı şekilde, kötü tecrübelerden de ders alabilir ve onları değiştirmek için gerekli gücü içimizde bir yerlerde bulabiliriz.

Eğer gözyaşları varsa, değişmek ve daha iyi bir şeyler bulmak adına gerekli motivasyon da vardır. Derinden derinden üzülmek kadar bizi kamçılayacak başka bir kuvvet yoktur. Çektiğimiz keder bazen kemiklerimize kadar sızan ve bizi nefessiz bırakan bir acı yaratır. Hayatta, en dibe vurduğumuz anlar, en iyi değişimlerimizden önceki zamanlardır. O geçişi yapmadan hemen önce hissettiğimiz korku ve belirsizlik, öbür tarafta bulacağımız güzellikler karşısında solar da gider.

Gözyaşlarının olduğu yerde, karakter gücü de vardır. Kalpten gelen gerçek bir hissiyat vardır. Bu yüzden ağlarız. Her gözyaşı biraz biraz bizi daha da dibe iter. İşte o en dibini gördüğümüz an, daha iyi bir şeyler yapmak adına gerekli motivasyon gücünü bulabiliriz.

Yalnızca üzüntülü ve kalbi dağlanmış olan, insan olmanın şanını anlar.

Gözyaşlarının olduğu yerde hayat var

Gözyaşlarının olduğu yerde, içimizde kopan küçük kıyametler de vardır. Bu, bize daha iyi bir şey için savaştığımızın umudunu sağlar. Unutmayın ki, nasıl ki su bize hayat veriyorsa, gözyaşlarımız da kalbimizde sahip olduğumuz gücü bulmamıza yardımcı olur.

buz ağlayan kadın

Bu yüzden hüzün yaşamın gerekli bir parçasıdır. Ne kadar değerli olduğumuzun farkına varmamız gerekiyor. Gözyaşları, taşların üzerine yağan yağmur gibi değildir, içimizdeki benliği aşındırmaz. Bunun yerine, fırtınadan sonra doğan güneşi görmek için gerekli cesareti bize veren, gözyaşlarımızdır.

Gökkuşakları, yalnızca fırtınalar ile beraber gelir ve eğer yağmura izin vermezsek, çektiğimiz acının ötesinde ne var göremeyiz. Şu hayattaki en güzel şey, en çok hatırladığımız şey, bu kadar acıyı hissettikten sonra imkansız görünen şeylerin, aslında ne kadar kolay olduğudur. Ancak bir fırtınada kendimizden vazgeçmediğimiz için aynı şeyleri hissederiz. 

Sadece ve sadece fırtına dindikten sonra güneşi görmek için gerekli olan gücü içimde bulabilirimsem, fırtınalı kasırgalarından, korkunç yıldırımlardan ve acının şimşeklerinden kurtulabilirim.

Şemsiyemizin altından çıkmayı, havayı ciğerlerimize çekmeyi, ağlamayı ve içimizde ne varsa bağırıp çağırıp ağlayarak çıkartmayı öğrenmeliyiz. Duygularımızdan güç toplamalı ve iç dünyamızı kurtarmalıyız. İnsan olmanın yanlış bir yanı yoktur ve duygularımızı ifade etmekte de utanılacak bir şey yoktur.

Gözyaşlarının olduğu yerde öğrenmek için bir fırsat da vardır

Dolayısıyla, bir duyguyu ifade etmekte herhangi bir yanlış bir şey olmadığına göre, neden bu fırsattan yararlanıp onlardan bir şeyler kazanmıyoruz? Kendimizi tanımak ve acılarımıza bir kulak vermek adına neler yapabileceğimizi bir duysanız, çok şaşırırsınız.

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bir gülümsenin arkasında çok derin bir acı saklanıyor olabilir. Fırsatlar, hayaller ve mutluluk, gözyaşlarının arkasına saklanabilir. Görünüşe aldanmayıp, mutsuzluğa kapılmayalım.

sulu buya şeklinde ağlayan kadın

Gözyaşlarımızı dinlemeyi ve onlardan güç kazanmayı öğrenelim. Bu kadar uzun bir zamandır beklediğimiz o değişimi nasıl başlatıcağımıza bakalım. Bizi rahatsız eden şeyleri bulmak için neden göz yaşı döktüğümüze bakalım. Bir kere tüm bunları anladığımızda, onları hayatımızdan defedelim. Eğer bunlardan kurtulmak mümkün değilse, öğrenebileceğimiz derslere karşı bir köprü kurabiliriz.

Kendimizi ifade etmemiz gerektiğinde, başımızı yaslayıp, ağlayacak bir omuz elbet olacaktır. Bizi kucaklamak ve bizi sevmek için daima bir çift silahımız olacaktır. Kötü fırtınalar sonrasında, her zaman bir sakinlik ve düşünecek zaman da olacaktır. Çünkü gözyaşları varsa, umut da vardır. Ağlamanın arkasındaki her nedende, hayatınızı değiştirmek için sizi bekleyen açık bir kapı elbet vardır.