Kimsenin Bilmediği Parçamdan Bir Mektup

· Ekim 18, 2017

Benim yüzde 10’luk bir parçamı hiçbir zaman tanımayacaksın. İstediğin kadar çabala yine de hiçbir zaman onu görmeyeceksin. Hatta benim yüzde 5’lik bir parçamı, ben bile hiçbir zaman tanımayacağım.

Benim o parçamı bilmemen onun kötü, sapkın, duygusuz ya da empati yoksunu olduğu anlamına gelmiyor. Yalnızca sana hiçbir zaman mantıklı gözükmeyecek; hiçbir zaman tahmin edemeyeceksin.

Sen onu anlamaya çalıştığında zaman zaman gülersem ve bu seni çileden çıkarırsa beni bağışla; gerçek şu ki senin en yüksek raftaki hediye paketine ulaşmaya çalışan bir çocuk gibi olduğun hissine kapılıyorum… Ya da bir yapbozun bir parçasını yerleştirmek için her şeyi deneyen, uyan tek parça masa örtüsünün kanatlarının altında kalmışken, boş yere tüm parçaları tek tek deneyen biri gibi olduğunu hissediyorum.

sarılan çift

Evet, anlıyorum. O parçamın sana acı çektirmesinden korkuyorsun. Ben o parçamı tanıdığım için sana endişelenmene gerek olmadığını, o parçamın senin acı çekmene sebep olmayacağını söyleyebilirim. Risk almanı istiyorum. Seni zorlayamam, sadece isteğimi ifade edebilirim çünkü eğer o riski alırsan benim en iyi tarafımı tanıyacağına inanıyorum.

Önceden ne yapacağı bilinmeyen tarafım seni kırabilecek olan parçam ama o, aynı zamanda beni ben yapan en önemli sebeplerden biri. Seni şaşırtan tarafım, kimsenin birbirinden pek farkı olmayan bu dünyada beni Waldo gibi hissettiren tarafım.

…ve sen Waldo’yu seversin…
…ve ben her gün Waldo’yu arayan birini severim…
…Bir başka deyişle, seni…
…ve seni seviyorum, bugün ve şimdi o önceden kestirilemeyen tarafımla, çünkü benim kalbimle aynı ritimde atıyor. Emin olduğum duygularımla ve sonunda seninle de eş zamanlanmış durumda çünkü onlar senin tanıdığın yüzde 90’lık parçamı oluşturuyor.

Pek becerikli olduğum bir konu olmasa da sana söz veriyorum, senin onunla yaşamana yardım edeceğim… Kesin olan şu ki kimse bilerek doğmuyor ve söylediğim gibi o hediye paketi için yaygara kopardığında benim gözümde çok kıymetlisin.

Hayatım hakkında söyleyebileceğin çok şey ama aynı fikirde olmasan da son söz hakkına benim sahip olmama izin ver; kiminle ve ne şekilde ilişki kuracağımı seçmeme izin ver. Beni olduğum ya da olacağım gibi sev, olduğum ya da olacağım şeyin gölgesi gibi değil.

kelebekler

Beni bir kalıba sokmaya çalışma çünkü bana uygun bir kalıp yok. Onu senin yapman gerekecek, hatta o zaman bile hiçbir zaman uymayan kenarlar olacak.

Kendine ben normal miyim değil miyim diye sorma. Sana benim normal olmadığımı, başkalarının kafasındaki normal insan modeline uymadığım gibi senin kafandaki normal insan modeline de uymadığımı söyleyebilirim.

Yüzde 10’luk parçamı ortaya çıkarmanın senin hakkın olduğunu iddia etme çünkü o ne olursa olsun sessiz ve gizli kalacak. Ve o %5… o minicik, küçücük bölüm, sadece kenarlarını kontrol edebildiğin için, onu nasıl resmedeceğini bilmesen bile. Evin geri kalanında oynamaya devam et. Hayatının bir dakikasını bile hangimizin neyi bildiğini anlamaya çalışarak geçirmeye değmez. Karşılığında tüm kalbimle birlikte hayal ettiğimiz şeyin dünyadaki her şeyden daha değerli olduğuna inanıyorum.

Yani bir şekilde senden suç ortağım olmanı, suyuma gitmeni istiyorum ki birlikte acele etmeden birbirimize sorular sormaya başlayabilelim… Ve bir umut huzmesi gibi, uzanamadığın o yüksek raftan düşen son şeyin seni seven biri tarafından yazılan bu mektup olduğunu hayal et…