Kilo Vermek İçin 7 Psikolojik Teknik

Aralık 30, 2017

Kilo, birçok insanın endişe kaynağıdır. Toplumumuz, fiziksel görünümü ilahlaştırmamıza ve gerçekten olmaması gereken bir kişisel değere dönüştürmemize neden oldu; çünkü birisi az ya da çok çekici olduğu için bir başkasından üstün değildir.

Güzellik standartlarına uyma ve diğer insanların kabulünü kazanma konusundaki bu sürekli meşguliyet, anoreksiya ve bulimia gibi, ideal bir figüre sahip olmak etrafında dönen çok sayıda psikolojik rahatsızlıktan kısmen sorumludur.

Ancak her şey gibi, bu konunun da diğer bir yanı vardır. İyi bir fiziği gözümüzde idealleştirmek ve kilo takıntılı olmak kötüyken, aynı zamanda vücudunuzu salmak ve kendinize bakmayı ihmal etmek de bir yol değildir.


Obezitenin arkasında neredeyse her zaman duygular gizlenir. Bu gibi durumlarda, insanlar yiyecekleri yardım olarak kullanarak, sorunlarını anında örtbas ederler çünkü aksi takdirde bunu nasıl yöneteceklerini bilemezler. Bu nedenle, kendilerini kontrol etmeye yardımcı olmak için bilişsel, duygusal ve davranışsal teknikleri dahil etmek gereklidir.

Mucize diyetleri unutun, çünkü neredeyse her zaman sizi kandırdıklarını görürsünüz. Yaptıkları, paranızı boşa harcamak ve sonuç almadığınızı fark ettiğinizde size motivasyonunuzu kaybettirmektir. Hatta sağlığınız için tehlikeli bile olabilirler.

Kilo vermenin tek yolu, bir profesyonel tarafından hazırlanmış, bireyselleştirilmiş bir diyeti izlemek ve onu sağlıklı ölçüde fiziksel egzersizle tamamlamaktır. Bu, hem en basit, hem de en karmaşık çözümdür. Nasıl yapılacağını bilmek ister misiniz? Psikoloji yardımcı olabilir.

parkta kosan kadın

Psikolojik bir bakış açısından kilo vermek

Psikoloji çokça kendini kontrol etme tekniği sunabilen bir disiplindir. Obezite genellikle dürtüsel olarak buzdolabına saldırma veya sık sık egzersiz yapacak kadar organize olamamanın bir sonucudur. İnsanlar kilo aldıklarını gördükleri zaman genelde moralleri düşer ve kendilerini şansa ve dürtüye daha çok bırakırlar.

Döngüyü kırmak için ilk adım, harekete geçmeye hazırlanmanızdır. Bir başka deyişle, kendinize değişmek istediğinizi açıkça gösterin ve bunun için, bu amaçta tüm enerjinizi ortaya koymaya hazır olun. Kesinlikle kolay olmayacak, ancak amacına ulaştığınızda çok başarılı hissedeceksiniz.

Daha küçük tabaklar kullanın

Genelde tabağımızı bitirene kadar yeriz, çünkü artık aç olmasak bile, hala tabakta yiyecek vardır. Çok ortada görünse de, kilo vermek istiyorsanız, mutfağınızdaki kocaman tabaklardan kurtulun ve daha küçük tabaklar alın. Ancak o zaman kendinize uygun miktarda yemek koyabileceksiniz, daha fazlasını değil.

Her zaman daha fazlasını almak için dönebilirsiniz, ancak mutfağa geri dönmek zorunda kalmanız, kendinize tekrar servis yapmanız ve ikinci tabağı yemeniz, çok daha fazla yediğinizi düşünmenizi sağlayacaktır.

Alışverişe aç olmadığınız zaman gidin

Alışverişe aç olduğunuzda giderseniz, muhtemelen işlenmiş hamur işleri, çikolata vs. gibi yüksek kalorili yiyecekleri satın alacaksınız. Yemekten hemen sonra alışveriş yapmak daha iyidir, hala toksunuzdur ve bu şekilde beyniniz size yol gösterir, mideniz değil. Benzer şekilde, evde o tür yiyecekleri bulundurmaktan kaçınırsanız, bu baştan çıkarıcılığa karşı koymanız daha kolay olacaktır.

markette gezen kadın

Hipokalori diyeti yapmayın

Yüksek kalorili yiyecekler yemeniz tavsiye edilmezken, sizi aç hissettiren bir şekile bırakan düşük kalorili bir diyet de iyi bir fikir değildir. Yemekten sonra tok hissetmezseniz, muhtemelen daha sonra yüksek kalorili yiyeceklere yönelirsiniz. Bu nedenle, sağlıklı yiyin ama aç kalmayın.

Duygularınıza tolerans gösterin

İnsanlar genellikle olumsuz duygularını örtmek için yiyecekleri kullanırlar. Bu negatif ve pozitif bir takviye olarak hizmet eder; böylece kendinizi her kötü hissettiğiniz zaman buzdolabına ya da kilere gidersiniz. Bu şekilde olumsuz duygularınız azalır ve kendinizi daha iyi hissedersiniz.

Sorun şu ki, bir an için daha iyi hissedeceksiniz ama sonra kendinizi suçlu hissetmeye başlayacaksınız. Bu nedenle, duygularınızla baş etmeyi öğrenmeniz, onları bir parçanız olarak kucaklamanız gereklidir ve onları suçlu bir şekilde midenize göndererek onlardan kaçmamayı deneyin.

Günde 6 öğün yiyin

Düşüncenin amacı aç hissetmekten kaçınmak ve bunu telafi etmek için can atmaktır. Tıpkı düşük kalorili bir diyet  tavsiye edilmediği gibi, gün boyunca sadece birkaç kez yemeniz de uygun değildir, çünkü bunların arasında atıştırmaya başlayabilirsiniz. En iyisi iyi hazırlanmış 6 öğün yemektir, böylece aç hissettiğiniz ve günaha dönüşen boşluklar olmayacaktır.

Hiçbir gıdayı yasaklamayın

Yasaklanan herhangi bir şey arzulanır hale gelecektir, bu nedenle herhangi bir gıdayı yasaklamayın. Bu canınızın istediğini her an onu yiyeceğiniz anlamın gelmez, ancak haftada en az bir kez kendinizi şımartmaya izin vermelisiniz. Bu şekilde, o yiyeceği kafanızdan çıkaracaksınız ve artık o kadar da baştan çıkarıcı olmayacak.

Yiyecekler hakkında mantıklı düşünün

Damak zevkine ve beyne en güzel gelen gıdalar genelde en sağlıksız olanlardır. İyi bir strateji; tüketmeyi seçtiğiniz gıdalar hakkında akılcı bir iç diyalog sürdürmektir.

yemek düşünen kadın

Örneğin, bir sosisli sandviç yemek istiyorsanız, kendinize bunun şekerle karıştırılmış düşük kaliteli et ürünlerinden yapılmış sağlıksız bir yemek olduğunu ve bunun size verebileceği tek şeyin anlık bir zevk olduğunu söyleyebilirsiniz. Bunu hala yemek ister misiniz?

Bu stratejilerin yanında, günlük egzersiz yapmayı, bol su içmeyi, kendinizi kaliteli bir sosyal çevre ile çevrelemeyi, zorluklarla sağlamca yüzleşmeyi ve işe yarayan çözümler bulmayı unutmayın. Bu teknikleri günlük yaşamınıza entegre edebiliyorsanız, şu anda gerçekten zor görünen bir şey gelecekte siz fark etmeden alışkanlık haline gelecektir.