Kendinizi Affedin ve Başka Hiçbir Şey Hakkında Endişelenmeyin

· Temmuz 7, 2018

Kendinizi affedin. Kendinize karşı merhametli olacak kadar cesur olun. Kendinizi eleştirmeyi, suçlamayı ve farklı davransaydım nasıl olurdu diye düşünmeyi bırakın… Neden kendinize bu kadar kötü davranıyorsunuz?

Gerçekten kendinize böyle davranmanın size yardımcı olacağını mı düşünüyorsunuz? Hatalarınızı düzeltmenin yolunun kendinizi cezalandırmaktan geçtiğini mi düşünüyorsunuz? Hata, yalnızca bir şeyi yanlış yaptığınızı gösterir, hatayı yapan kişinin çöküş yaşaması için bir sebep değildir. Kendinizi affedin.

Kendinizden nefret etmeniz, içten içe kendinizi sürekli azarlamanız ya da düşünebildiğiniz tüm kötü özellikleri kendinize yüklemeniz için hiçbir sebep yok… Yaptığınız ve yanlış giden şey her ne ise, birdenbire kimliğinizin en büyük parçası haline gelmedi. Nasıl bütün benliğinizi bir hataya indirgeyebilirsiniz ki? Neden sahip olduğunuz bütün erdemleri, olumlu özellikleri ve güçlü yanlarınızı hatalarınızla kaplayıp görünmez hale getiresiniz ki? Kendinizi affedin.

İşlerin böyle gitmesini istemediğinizi, olanların sizin niyetiniz doğrultusunda bu hale gelmediğini biliyorum. Ama neden kendinizi sadece bu sebeplerden ötürü kendinizden iğrendiğiniz bir mağaraya hapsedip gizlediğinizi anlayamıyorum. Size bir şey söyleyeyim. Sizi ikna etmeye çalışmıyorum, yalnızca size düşünecek bir şeyler vermek istiyorum. Sonra kendi kendinize karar verebilirsiniz.

üzgün bir kadın

Hata yapmak insana özgüdür

Herkes hata yapar. Bu bir gerçek. Hata yapmak, özellikle de kişi kendini geliştirmek istiyorsa, çok yaygındır. Sizin dışınızdaki herkes de tıpkı sizin gibi hata yapıyor. Bazı insanlar her gün hata yapıyor, bazılarıysa arada bir… Hayatta o kadar çok seçim yapmamız gerekiyor ki, her zaman hangisinin doğru olduğunu bilebilmek neredeyse imkansız. William James’in söylediği gibi, tercih yapılması gereken bir durumda tercih yapmamak da bir seçim yapmaktır aslında. Bu da bir seçim olduğu için siz seçim yapmadığınızı düşünseniz de hata yapıyor olabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi diğer insanların yapmadığı bir şey yapmıyorsunuz. Siz tersini düşünüyor olsanız da yaptığınız hatalar birer istisna değil, aksine oldukça normal. Her bir hata, yeni yollar keşfetmek için, bir şeyler yapmanın yeni yollarını öğrenmek için birer davettir. Hatalar, içine düştüğünüz ve bir daha içinden çıkamayacağınız, sizi hapseden çukurlar değil, sizi doğrudan gelişime götüren trambolinlerdir aslında. Aynı zamanda, kendinizi cezalandırmanız, kendi yargıcınız ya da infazcınız olmak için birer sebep teşkil etmezler.

Ama unutmamak gerekir ki hata vardır hata vardır. Bir yanda aslında bu şekilde sonuçlanmasını istemediğiniz, kasten yapmadığınız hatalar vardır; diğer yanda da karşınızdaki kişileri gücendirme ve aşağılama niyetleriyle yaptığınız hatalar vardır. Bu hatalar, özellikle de sık sık yapıyorsanız, çok daha karmaşıktır ve daha özel bir muamele gerektirir.

Bu hatalar gururun, öfkenin ve duygusal toyluğun birer işareti olabilir. Sebep her neyse, durumunuz kontrolden çıktıysa yapılacak en iyi şey profesyonel bir yardım almaktır. Ancak bu yazının amacı bu tip hatalardan bahsetmek değil. Bu yazının amacı birinci türdeki hatalardan, hepimizin sıkça yaptığı ve bizi zincirleyen hatalardan bahsetmek.

En kötü düşmanınıza dönüşmeyin

Şimdilik farkına varmamış olabilirsiniz ama hata yaptığınız andan itibaren en büyük düşmanınıza dönüşmeye başlıyorsunuz. İlk gün yaptığınız şeyden pişmanlık duydunuz ve yaptığınız şeyin ne kadar aptalca olduğunu düşündünüz. Ama sonrasında, zehirli kelimelerle kendinizi etkilemek dışında hiçbir şey yapmadınız. Kendinize karşı bir savaş başlattınız.

En yoğun, en acımasız şekilde kendinizi eleştirmeye başladınız ve bu kendinizden iğrenmenize sebep oldu. Ama bu kameraların arkasında olan şey. Bu, gündelik işlerinize devam ederken, bir yerden bir yere giderken, duşta, yatakta… her yerde geçerli. Siz daha farkına bile varamadan kendinizi bir canavar olarak görmeye başladınız. Hiç kimse fark etmese bile içten içe kırılmaya başladınız.

Belki ardınızda birkaç ipucu bırakıyorsunuzdur; belki bazı zamanlarda normalde olduğunuzdan daha savunmacı ya da çekingen görünüyorsunuz. Ve belki de hayatınızı eskisinden daha fazla kısıtlıyorsunuz. Bazı şeyleri artık yapmak istemiyorsunuz ya da bazı durumlarda diğer insanlarla konuşmayı bırakıyorsunuz. Sorun şu ki, hata yapmak hayatınızın tamamını kontrolü altına aldı ve yolunuzu kaybetmenize sebep oldu.

Şüphe, aşırı endişe, karşılaştırmalar, suçlamalar ve eleştiri artık en yakın arkadaşlarınız. Durum öyle bir hal alır ki, sanki artık onlar olmadan neyi nasıl yapacağınızı bilmezsiniz ve rahatsız bir durumun içinde sıkışıp kalırsınız.

gözyaşları döken biri

Kendinizi affedin ve yolunuza devam edin

Hala hatalarınızla mümkün olan en iyi şekilde baş ettiğinizi düşünüyor musunuz? Bir şeyleri yanlış yapmanın bedeli kendi kendinizin en kötü düşmanına dönüşmek mi? Cevabı ben vereyim, hayır. Siz, hatalarınızın toplamından çok daha fazlasısınız.

Affetmek, kendinizi yeniden yaratmak için bazı şeyleri bırakabilmeyi öğrenmektir.

Kendinizi affedin. Kendinizi affetmek, bu zamana kadar geliştirdiğiniz olumsuz düşüncelerinizin üstesinden gelebilmenin tek yolu. Bu, zincirlerinizi kırmanız ve ilerleyebilmeniz için en iyi yöntem. Ama bunu yalnızca yapmanız gerektiğini düşündüğünüz için ya da şu anda bunu okuduğunuz için yapmayın. Gerçekten kendinizi affetmeniz gerektiğini hissettiğiniz için yapın.

Olan oldu. Artık bunları değiştiremezsiniz. Zamanı geri alamazsınız ve olanları farklı şekillerde yeniden yaşayamazsınız. Ama olabilecek diğer seçenekleri gözden geçirerek yaptığınız hataları telafi etmek için kendinizi cesaretlendirebilirsiniz. Bu, hatalarınızı gözardı etmeniz değil, yaptıklarınızın sorumluluğunu alabilecek kadar cesur olmanız gerektiği anlamına geliyor.

Aynaya bakın ve kendinizle barışın. Kendinizden, kalbinizin derinlerinden af dileyin. Kendinize bir şans daha verin. Hatayı bir arkadaş olarak değil bir öğretmen gibi gördüğünüz takdirde, sizin için bir hata kadar öğretici olabilecek başka hiçbir şey yok.