Kendimizi Sevmeliyiz

· Nisan 25, 2019

Bugünlerde o kadar çok şey yapıyoruz ve kapasitemizi o kadar zorluyoruz ki hafta sonunda tükenmiş oluyoruz. Bu endişe verici. Bu alışkanlık, dinlenmeye ve gevşemeye ya da çok ihtiyacımız olan, kendimizle geçirecek vaktimizin kalmamasına neden oluyor. Birçoğumuzun fazladan iş yapma alışkanlığımız var. Bu kadar çok şeye dahil olarak doğru şeyi yaptığımızı düşünmemize rağmen, gerçekten yapmamız gereken şey kendimizi ve ihtiyaçlarımızı önceliklendirmektir.

Her toplantıya gitmek zorunda olduğumuzu veya önemli bir şeyi kaçıracağımızı hissetmek bizim için çok kolay. Belki bir toplantıyı kaçırırsak, terfi şansını kaçırabilir veya iş yerimizin sosyal çevresinin dışında kalabiliriz. Bu şekilde hissetmeye başladığımızda yapmamız gereken şey, neden bu konuda kendimizi kötü hissettiğimizi düşünmektir. Davet edildiğimiz her bir toplantıya katılırsak, bu kararlılık konusunda bir eksiğimiz olduğunu ifade edebilir. Bazı şeylere hayır demekte zorlanıyor olabiliriz. Gerektiğinde bazı şeylere hayır deme konusunda kendimizi kötü hissetmemeliyiz. Bir toplantıyı reddetmekten ötürü suçluluk hissetmemizin diğer nedenleri, başkalarını memnun etme ihtiyacı duymamız veya kendimizle baş başa kalmak istemememizdir.

Sosyal bağlılık ve stres

Bazı çalışmalar, bugün katıldığımız sosyal toplantıların sayısının ebeveynlerimizin katıldığı miktardan çok fazla olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor. Boş zamanlardan faydalanmak ve haftalık stresten uzaklaşmak için dinlenmek yerine, aslında yaşamlarımıza rahatsız edici miktarda stres ekliyoruz. Bu, sadece bilgi eksikliği veya bir gruba uyumlu olma arzusu nedeniyle gerçekleşiyor.

Kişinin hayat kalitesi, nerede çalıştığı ya da ne kadar para kazandığına bakılmaksızın, kendisine bağlılığıyla doğrudan ilgilidir.

stres yaşayan kadın

Kendimizi öncelik haline getirmek

Tüm bu sosyal sorumluluklarla kimleri memnun etmeye çalışıyoruz? Kendimizi mi, yoksa başkalarını mı? Bu soruyu dürüstçe cevaplamak bizi stres ve rahatsızlıktan kurtarabilir.

Sizi mutlu eden şeyler yapmaya söz verin. Boş zamanınızı kendi yararınıza kullanın.

Bazen hayatınıza öncelik vermeniz ve sadece hayır demeniz gerekir. Herkesin beklentilerini yerine getiremeyiz. Herkesi mutlu etmeye çalışırsak, kendimizle nasıl mutlu olabiliriz ki? Bu kendimizi izole etmek ve arkadaş çevremizden uzaklaşmakla ilgili değildir. Aksine, sağlıklı bağlar korumak ve aynı zamanda kendimize alan bırakmakla ilgilidir.

En büyük bağlılığımız kendimize yaptığımız bağlılıktır.

Boş zaman sendromu

Mutlu bir hayat yaşamak ve stresi azaltmak için boş zamana ihtiyacımız var. Beynimizin belli bir saat boyunca bağlantısını kesmesi ve çok çalışmayı bırakması gerekir. Bu nedenle boş zaman faaliyetleri dinlenmek ve eğlenmek için iyi bir alternatiftir. Bununla birlikte, eğlence aynı zamanda bir stres, güvensizlik, zorunluluk ve bağlılık kaynağı olabilir.

koltukta gülümseyen kadın

Tilburg Üniversitesinde profesör olan Hollandalı psikolog Ad Vingerhoets, kişisel sorunlarından birini analiz etmeye karar verdi. Hafta sonları dışında asla hastalanmıyordu. Araştırmasını yürütmek için başkalarının da aynı şeyi deneyimleyip deneyimlemediğini sormaya başladı. Bunu tecrübe edenin sadece kendisi olmadığını keşfetti. Diğer insanlar da yaz aylarında, Yılbaşında veya Cuma günleri hastalanıyordu.

Öte yandan, psikolog Maria Jesus Gonzalez, gerçek bir hastalık ile karşı karşıya olmadığımızı belirtiyor. Tıp alanının bu sorunu çok iyi tanımlamadığını ve spesifik bir tedavi planı olmadığını söylüyor. Ancak bugün stresin bağışıklık sistemini etkilediğini biliyoruz. Bu boş zaman sendromu anksiyete hakkında konuşmanın başka bir yoludur.

Boş zamanımızın tadını çıkarmak için kendi kendimize yapabileceğimiz faaliyetler konusunda gerçekçi olmalıyız. Makul bir takvime sahip olmalıyız ve plan yapmadan yapılacak faaliyetleri biriktirmemeliyiz. Dinlenme anlarının ve hiçbir şey yapmamanın ne kadar önemli olduğunu unutmamak önemlidir. Kendinizi kendinize adayın!

Değişen alışkanlıklar sizi rahatlamaktan alıkoyabilir. Aslında kaygıya neden olabilir.