Karantina Sırasında Güneş Işığının Önemi

Mayıs 20, 2020
Karantina sırasında az güneş ışığı alan bir yerde yaşamak bize zarar verebilir. Hevessizlik, uyku bozukluğu ve D vitamini eksikliği, en yaygın etkilerden bazılarıdır. Güneş ışığının önemine bir göz atalım.

Karantina sırasında güneş ışığının olmaması, pek çok evi etkileyen bir gerçektir. Mevcut pandemi yavaş yavaş yerini yaza bırakan bir ilkbaharda geldi. Günler daha uzun ve parlak, güneş daha sıcak, ancak yine de dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insan, insanlar için gerekli olan bir şeyle doğrudan temas etmeden karantinaya maruz kalmaktadır. Bu yazıda, güneş ışığının hayatınız için önemini keşfedin.

Güneşin girmediği küçük dairelerde yaşamak birçok insan için ortak bir sorundur. Ayrıca şehirlerimizin dar sokaklarında sabah mı, yoksa öğleden sonra mı olduğunu bilmenin zor olduğu zemin kat daireleri de bulunmaktadır. Bu faktörlerin sağlık üzerinde belirli bir etkisi olabilir, ama her şeyden önce psikolojik refahımızı etkilerler.

Bizler homeotermik canlılarız. Başka bir deyişle, sıcaklığımızı düzenlemek için güneş ışığına güveniyoruz. Ayrıca uyku döngülerimizi dengelemek ve vücudumuzun birkaç farklı metabolik görevi yerine getirmesi için de güneşe bağlıyız. Sıcaklığını hissetmek de zihinsel sağlığımız üzerinde vazgeçilmez ve güçlü bir etkiye sahiptir.

bulutların arasından görünen güneş ışınları

Karantina sırasında güneş ışığının refahınız için önemi

Michael Terman tanınmış bir psikiyatrist ve uyku döngülerimizi düzenlemeye yardımcı olan bir tedavi olan kronoterapi uzmanıdır . Kariyeri boyunca fark ettiği bir şey, farklı mevsimlerin ışığında meydana gelen değişikliklerin veya farklı binalardaki ışık değişikliklerinin insan davranışını etkileme biçimidir. Güneş ışığının yokluğunda, insanlar uyku ve ruh hali rahatsızlıklarından ve ayrıca kilo değişikliklerinden muzdarip olurlar.

Birçoğumuz bu faktörün hayatımızdaki öneminin farkında değiliz. Faaliyetlerinin çoğunu iç mekanlarda, yapay ışık altında yapmaya alışkın bir toplumda yaşıyoruz.

Çoğumuz iç mekanlarda çalışıyoruz. Şafakta kalkıp alacakaranlıkta eve dönüyoruz. Evdeyken durmadan elektronik cihazlarımız, bilgisayarlarımız, cep telefonlarımız, televizyonlarımız ve benzeri aygıtlarla temas halindeyiz. Bu cihazların yaydığı mavi ışık, sirkadyen ritmlerimizi de değiştirerek melatonin üretimini azaltır.

Şimdi, pandeminin mevcut bağlamında ve bulaşmayı önleyici bir önlem olarak sosyal izolasyon kurallarına uyduğumuz için, yeni bir sorun ortaya çıkmaktadır. Pek çok evde karantina sırasında güneş ışığının eksikliği giderek büyüyen bir sorun haline gelebilir. Güneş ışığının önemini ve hangi önlemleri uygulamamız gerektiğini inceleyelim.

D vitamini eksikliği

Kaliforniya Üniversitesinden Dr. Robert Nair tarafından yapılan bir araştırmaya göre, muhtemelen dünya nüfusunun yaklaşık %50’si D vitamini eksikliğinden muzdariptir. Bunun ana nedenlerden biri açık hava aktivitelerinin olmaması ve güneş ışığı ile yeterli temasın sağlanmamasıdır.

Bu nedenle, karantina sırasında güneş ışığı eksikliği bu gerçeği ağırlaştırabilir. Bu kalsiyum metabolizmasının düzenlenmesinde sorunlara yol açabilir ve bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir.

Bu nedenle, günde en az 20 dakika güneş ışığına maruz kalmaya çalışmalısınız. Yaşadığınız ülkede buna izin verilmiyorsa, terastan, pencereden veya evin doğal ışığın girdiği bir kısmından yararlanmaya çalışın.

Öte yandan, süt ürünleri, yumurta veya yağlı balık gibi başka D vitamini kaynakları da olduğunu unutmayın.

bir tabakta yumurta,süt ürünleri ve bezelye gibi d vitamini içeren besinler

Karantina sırasında güneş ışığı eksikliğine bağlı uyku sorunları

Işık eksikliği olan bir evde veya dairede olmak uykunuzu etkileyebilir.

Bu değişiklikler uykusuzluk, hipersomni veya uyku alışkanlıklarında bir değişikliğe neden olabilir. Uzun şekerlemeler yapmaya başlarsınız ve daha sonra yatma vakti geldiğinde yorgun olmazsınız. Mümkün olduğunca bu yönergelere uymak yararınıza olacaktır.

  • Zamanınızı daha iyi yönetmek için rutinler oluşturun. Her zaman aynı alışkanlıklara ve rutinlere bağlı kalırsanız ve disiplinli olursanız, hayatınızdaki değişimi fark edersiniz. Bunu yaptığınızda, evden çalışma, evi toplama ve hatta egzersiz yapma gibi en yoğun aktiviteleri sabah saatlerinde gerçekleştirebileceksiniz. Öğleden sonralarınızı hobilerinizle ilgilenmek, kitap okumak veya televizyon izlemek gibi daha rahatlatıcı aktivitelere ayırabileceksiniz.
  • Aynı saatlerde yatıp kalkmak da önemlidir. Eğer gün içinde kestirecekseniz, bunu yaklaşık 20 ila 25 dakikalık kısa sürelerde yapın.
  • Başka bir hedef, beyninizin gündüzü geceden kolayca ayırt edebilmesini sağlamaktır. Doğal bir ışık kaynağı aramak ve 20 dakika boyunca bu ışıktan yararlanmak size büyük fayda sağlayabilir.

Düşük ışıkta zihinsel sağlık ve ruh hali

Az ışığın gerçekten ihmal edemeyeceğiniz bir yönü var. Karantina sırasında az güneş ışığı alan küçük bir alanla sınırlı kalırsanız zihinsel sağlığınız da etkilenebilir.

Psikolojik savunmanızı aktive etmeniz, elinizde kaynaklar olması ve hepsinden önemlisi başkalarından destek almanız gerekir. Doğal ışığı az olan veya hiç olmayan bir yerde yaşamak sadece hevesinizi kıracaktır. Özet ve sonuç olarak, dikkate almanız gereken bazı ipuçları:

  • Tekrar ediyoruz: Her gün doğal güneş ışığına maruz kalan bir yerde en az 20 dakika geçirmeniz önemlidir.
  • Evinizi yarı karanlıkta tutmaktan kaçının. Hoş bir atmosfer yaratan düşük maliyetli ışıklar kullanın.
  • Yine, zamanınızı organize etmek için rutinleri ayarlama gereğini vurguluyoruz.
  • Mesajlar, telefonlar, video görüşmeleri ve benzeri aktiviteler sayesinde insanlarla iletişim halinde olun.
  • Zihninize egzersiz yaptırmak, kendinizi özgürleştirmek ve içinde bulunduğunuz anla bağlantı kurmaya zaman bulmak için yaratıcı aktiviteler yapın.
  • Fiziksel egzersiz ayrıca ruh halimizi iyileştirmek için vazgeçilmez nörotransmiterler olan endorfinler, serotonin ve dopamin üretmenize yardımcı olacaktır.
  • Ufka bakın ve bazı hedefler belirleyin. Zaman zaman ortaya çıkacak olan olumsuz duygularınızı kabul edin. Hedeflerinizi unutmayın ve umutlarınızın ve hayallerinizin asla solmamasını sağlayın.

Sonuç olarak, sosyal izolasyon hiç kimse için kolay değildir. Bununla birlikte, bazı insanlar kendilerini diğerlerinden daha savunmasız durumlarda bulurlar. Bunu aklınızda bulundurun ve bu koşullarda yaşam kalitenizi artırmak için size yardımcı olacak stratejileri takip edin. Ve unutmayın: İhtiyacınız olursa yardım istemekten çekinmeyin.