Oreksinlerin Uyku ve Yemek Yeme Üzerindeki Rolü

Mayıs 16, 2020
Bilim adamları bu nöropeptitleri keşlfettiklerinde orexinlerin uyku-uyanıklık döngüsündeki rolünü de keşfettiler. Aynı şekilde, o günden bu güne başka birçok fonksiyon da keşfettiler. Bu yazımızda size bu bulgulardan bahsedeceğiz.

Hipokretinler olarak da bilinen oreksinlerin rolü bilim adamları tarafından iyi bilinir. Oreksinleri 1998 yılında keşfettiler. Bu iki nöropeptit hormonu çoğu omurgalı canlıda bulunur ve prepro-oreksin adı verilen ortak bir öncü proteinden türetilir:

  • Oreksin A veya hipokretin 1. 33 amino asit ve 2 disülfid köprüsü ile oluşturulur.
  • Oreksin B veya hipokretin 2. 28 amino asit tarafından oluşturulur.

Ana işlevleri, diğerleri arasında, bağırsak tepkilerini beyne iletmektir. Hem hipotalamustan hem nöronlardan hem de bağırsak, mide ve pankreas hücrelerinden salgılanırlar. Bu nedenle, beslenme ve iştah kontrolü üzerinde büyük bir etkiye sahiptirler. Bilim adamları bunu beyin-bağırsak ekseni olarak da adlandırıyorlar.

Bununla birlikte, araştırmacılar, örneğin oreksinin uyku-uyanıklık döngüsünün düzenlenmesinde rol oynadığını da gözlemlediler. Hatta üreme sürecinin düzenlenmesinde de. Bu hormonlar hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin.
Uyku döngüsünde yeri olan oreksin aynı zamanda yeme-içme üzerinde de etkilidir.

Oreksinler nasıl çalışır?

İki spesifik oreksin reseptörü vardır: OX1R ve OX2R. Her iki reseptör de protein G ile birleştirilir.

Sadece hipotalamusun belirli bölgelerinde oreksinerjik nöronlar olmasına rağmen, bunların tüm beynin içine çok uzun projeksiyonları vardır. Örneğin, limbik sistemin belirli alanlarında ve retiküler sistemde. Bu nedenle, çeşitli duygusal, motivasyonel ve ödül işlevlerinde önemli bir role sahiptirler.

Uyku-uyanıklık döngüsünde oreksinlerin rolü

Oreksinlerin uyku-uyanıklık döngüsündeki etkisi, bu nöropeptitlerin keşfindeki ana işlevlerden biriydi. Bu oreksin / hipokretin sistemi uyanıklık sırasında çok fazla aktiviteye sahiptir. Bununla birlikte, bu aktivite uyku sırasında, özellikle REM fazında azalır.

Aslında, araştırmacılar ayrıca narkolepsinin bu hormonların ve reseptörlerinin eksikliği ile ilgili olduğunu da fark ettiler. Bu nedenle, bu bozukluğu olan insanların uykusu düzensiz ve parçalanmış ve uyanma işlemi sırasında REM uykusu atakları ortaya çıkabilir.

Şu anda, araştırmacılar bu tür uyku bozukluklarına karşı etkili ilaçlar bulmak için bu alanda çalışmaktadır. Örneğin, Suvorexant oreksin reseptörlerinin hipnotik bir antagonistidir ve şu anda bazı ülkelerde mevcuttur.

Oreksinlerin yemek yeme ve iştah üzerindeki rolü

Gıda alımı ile ilgili olarak, oreksinler iştahı arttırma özelliğine sahiptir. Araştırmacılar, oreksin / hipokretin sisteminin aslında beyin ve sindirim sistemi arasındaki etkileşimle yakından ilişkili olduğunu, bu nedenle beyin-bağırsak ekseni ile ilişkili olabileceğini belirtti.

Yukarıda belirttiğimiz gibi, hipotalamik düzeyde salgılanmak dışında, oreksinler bağırsak ve midede de salgılanır. Bu nedenle, örneğin mide hareketliliğini veya pankreas hormonu salgısını düzenleyebilirler.

Bu nedenle, bu nöropeptid hormonları, özellikle kısa vadede iştahı düzenlemek için bağırsak hislerini beyne getirmekten sorumlu olabilir. Örneğin, açlık veya hipoglisemi durumunda, bağırsaktaki oreksinler artar ve besin eksikliği ve gıda ihtiyacı bilgisini beyne taşır.
Uyku döngüsü ile ilgili sorunlar oreksin çalışmasındaki sorunlara işaret edebilir.

Oreksinlerin diğer rolleri

Yukarıda belirttiğimiz gibi, oreksinler, bu nöronların limbik sistemle bağlantıları göz önüne alındığında, ruh hali ve duygular ile de ilgilidir. Bilim adamları ayrıca bellek ve öğrenme süreçleri üzerindeki etkisini de kaydetti.

Son zamanlarda, oreksinlerin hipotalamik-hipofiz-gonad ekseni üzerindeki etkisini keşfettiler. Bu araştırmaya göre, nöropeptitler üreme sürecinin düzenlenmesinde de önemlidir. Etki yaptıkları bazı işlevler şunlardır:

  • Cinsellik hormonu salgısının düzenlenmesi.
  • Yumurtlama.
  • Testis ve yumurtalıkların işlevinin düzenlenmesi.
  • Cinsel davranışın düzenlenmesi.

Gördüğünüz gibi, oreksinler bir organizmanın çoklu ve çeşitli fonksiyonları üzerindeki etkileri nedeniyle önemli bir potansiyele sahiptir. Bu nedenle, bu alandaki araştırmalar devam etmelidir, çünkü çeşitli bozuklukların tedavisinde çok yararlı olabilir.

  • Pascual-Leone, A. M. (2004). Eje cerebro-intestinal: orexinas. In Anales de la Real Academia Nacional de Farmacia (Vol. 70, No. 4).
  • Salín-Pascual, R. J. (2016). Nuevas estrategias farmacológicas para el manejo del insomnio: Suvorexant, un antagonistas de los receptores a orexinas. Revista Mexicana de Neurociencia17(6), 97-105.
  • Norma, G. T., Ulises, A. R., & Oscar, G. C. (2014). Las orexinas dos péptidos hipotalámicos: Su localización y acción en el eje hipotálamo-hipófisis-gónadas. Rev Mex Neuroci Noviembre-Diciembre15(6), 345-350.