İyi Bir Değişim Bile Acı Verebilir

· Ağustos 21, 2018

Değişim, meydan okumaktır. Bu çoğu zaman sonu bilinmeyen bir maceraya başlamak gibidir, ve iyi bir değişim olup olmaması fark etmeksizin, değişim bizi geleceğin belirsizliği ile yüzleşmeye zorlar. Aynı zamanda, her zaman kullanmaya alışık olduğumuz savunma mekanizmamızı kullanmamızı engeller.

Ayak izlerimizin bulunmadığı çok nadiren kullandığımız bir yolu seçmek cesurca bir davranıştır. Ve çoğu zaman için adeta bir beyin egzersizidir. Ne olursa olsun, hatta bunun bizim için eskisinden çok daha iyi bir değişim olacağına inansak bile, değişim sert bir iklimde zorlu koşullarda yürümeye çalışmak gibidir. Buna örnek olarak daha büyük sorumluluk gereken yeni bir iş pozisyonu elde etmek, günlük rutine sporu eklemek, ya da yeni bir ilişkiye başlamayı örnek gösterebiliriz.

Değişim zaman ister

Değişim daha iyi bir şey için bile olsa bir süreçtir. Bunun için duygular ve sonuçlarından oluşan bazı aşamalardan geçmemiz gerekir. Aynı zamanda, beynimizin alışık olduğu güven duygusunu, sürekliliği ve aynı dengeyi sürdürme gibi bir eğilimi olduğunu hatırlamakta fayda vardır. İşte bu bu yüzden beynimiz hayata yeni bir sayfa açmak istediğimizde bu kararımızı değiştirmek için bizi etkilemeye çalışabilir.

Bu nedenle, bir değişim bizi çok istediğimiz bir şeye ulaştırsa bile bazı değişiklikler canımızı yakabilir. Ne olursa olsun değişmek, şu ana kadar hayatımızın bir parçası olan şeylere veda etmek anlamına gelir. Bunlar alışkanlıklarımız, sevdiğimiz insanlar veya bazı durumlar olabilir. Peki, hayatımızdaki bazı şeylerden feragat etmenin verdiği kaygıyla nasıl başa çıkabiliriz?

“Değişim rüzgarları estiğinde, bazıları duvar örer. Bazıları ise yel değirmeni…”

– Çin Atasözü

aşağı bakan üzgün kadın

Veda etmek en zor aşamalardan biridir

Hayata yeni bir sayfa açmak demek geride başka bir sayfa bırakmak demektir. Her şeyin yolunda gitmesi için bir önceki sayfanın tamamen bittiğine emin olmak gerekir. Geride çözülmesi gereken hiçbir mesele bırakmamalıyız. Bunu başarmak içinse geçmişe veda etmeliyiz. Fakat bu her zaman için kolay olmayabilir. Cesaretli olmamız gerekir. Ayrıca kendimiz için ne istediğimizden tam olarak emin olmalıyız. Fakat buna rağmen bile veda etmek zor olabilir.

Bugüne kadar yaptığımız veya hissettiğimiz şeylere veda etmek, duygularımızı kontrol altına almayı gerektirir. Örneğin, bizim için daha iyi olacağını düşündüğümüz için boşanmaya karar verdiysek, partnerimizle ayrılmanın verdiği üzüntü duygusunu kontrol altına almamız gerekir. Bu bizim için iyi bir değişim bile olsa, ayrılık acı verir.

Ayrıca bakınız: Duyguları Akıllıca Yönetmek için 4 Tavsiye

Duygularınızı kontrol altına alın

Duygularımızı uygun bir şekilde yönetmezsek, duygularımız değişim sürecimizi durdurabilir. Bunu da değişimi mevcut aşamanın sonuna erteleyerek yapar. Bu duygular korku, kararsızlık, belki de başkaları ne düşünür endişesi olabilir. Duygularımızı iyi bir şekilde yönetemediğimiz zaman tuzağa düşeriz. Daha iyi bir şey için olan değişimin getirdiği acıyı, üzüntüyü, ve can sıkıntısını anlamak önemlidir.

Daha ileriye gidebilmek için kendimize bizi burada tutan şeyin ne olduğunu sormak faydalı olacaktır. Ayrıca, kendimize eğer ileriye dönük bir adım atmak istiyorsak bizi tutan şeyin ne olduğunu ve neyi kaybetmek istemediğimizi de sormalıyız. Bu soruları cevaplamak yolumuzu netleştirecektir, ve yaşadığımız duygu karmaşasına son verecektir. Ayrıca, bu kararı alma sebebimizi tekrar hatırlatacaktır.

Şüphelerimizi bir kenara attıktan sonra, acıyı kabullenmemiz gerekir. Kısacası, bir tırtıldan kelebeğe dönüşmek için kabuğu -sıkıntıyı- ittirmek gerekir. Değişimin her zaman için bir kazanç ve kayıp alışverişi olduğunu unutmayalım. Geçmişteki “ben” ve gelecekteki “ben” arasında, şuan ki “ben” ve çizdiği yol vardır. Geride ne bıraktığımızı bilmek önemlidir. Yeni fırsatlar da önümüze çıkabilir.

“Hayat çözülmesi gereken bir problem değildir, fakat deneyimlenmesi gereken bir gerçektir.”

– Soren Kierkegaard

gün batımı kelebek

Sorumluluk bilinciyle yeni bir değişimle yüzleşmek

Hayatımızın bir parçasını oluşturan döneme elveda demek, değişim sürecinin son aşaması değildir. Bir önceki aşama tamamlandığında, yeni bir gerçeklikle yüzleşmek zorundayız. Bu gerçeklik yeni tutumumuzdan ve yeni davranışlarımızdan kaynaklanır. Bu, planlanan değişikliklerin ötesinde, sonuçlara uyum sürecini talep edecek belirsizlik dolu bir gerçektir.

İyi bir değişim, bizi olasılıklarla dolu bir evrene doğru sürükleyecektir. Bu evrende, davranışlarımız bir pusula olarak işlev görür. Davranışlarımız ise tamamen bize bağlıdır. Duygularımızı yönetmek bu yeni aşamada da gereklidir. Tam kendimizi kaybetmek üzere olduğumuz anda sakin kalmak çok önemlidir, çünkü ancak bu sayede kendimizi tekrar bulabiliriz.

Yeni durumun bizim için olumlu yönleri de olacaktır. Yaşadığımız kötü duygular ise deneyim olarak kalacaktır. Yine de değişimin bazı yönlerini çok sevmeyeceğiz. Fakat sonuçta, orada kalma iradesi ve sorumluluğu bize aittir. İşin sırrı, bu yeni yolculukta kendimizi kaybetmemekte yatıyor.

Sonuç olarak, iyi bir değişim geçmiş yaşamımızın bir dönemine elveda demeyi içerir, ve bu da bize acı verebilir. Vazgeçmek ise istediğimiz ve ihtiyacımız olduğu zaman yeni bir aşamaya başlamak için ödememiz gereken bedeldir.

“Geriye gidemeyeceğimizi, hayatın özünün ileriye gitmek olduğunu öğrendim. Gerçek şu ki, hayat tek yönlü bir sokaktır.”

– Agatha Christie