İlk Görüşte Aşk, Karşılıklı Bakışların Buluşması

Ağustos 30, 2018

İlk görüşte aşk, bir anlığına duraksayan iki bakıştır. Birbirinin görüş alanına giren iki gözdür. Zamanın durmasıyla birbirine akan iki ruhtur. Aynı zamanda büyük bir kimya uyumunun olduğu bir buluşmanın gizemidir. Gözlerinizin buluşmasıyla oluşan bu etkileşim kalbinizin yeni bir başlangıç yapmasına izin verir.

Büyüleyici bir olay gibi görünse de, gerçekte çok farklı olabilir. İlk görüşte aşk, insanlar tarafından sevilen bir temadır. Filmlerde, romanlarda, ve reklamlarda sık sık karşımıza çıkan bu görüntüyü çok severiz. Fakat, bu bizi etkisi altına almaktadır.

Dahası, Arizona Üniversitesinden Dr. Earl Naumann yazdığı İlk Görüşte Aşk: Anlık Etkileşimin Ardında Yatan Gerçekler ve Bilim isimli kitabı ve diğer birçok kaynak bize ilk görüşte aşk fenomenine inandığımızı hatırlatmaktadır. Tek bir bakışın aşkı tutuşturmak, ortaya çıkarmak, kalbimizi fethetmek ve hatta nefesimizi kesmek için yeterli olduğunu düşünüyoruz.

“Ve dünyayı unutmamıza yardım etmek için dünyada aşk var.”

– Paul Éluard

Belirsizlik, arzu, gizem ve hayalle suçlanan bu nörokimyasal kıvılcımın ardında bazı bilimsel gerçekler yatmaktadır. Her kadar duygular bir mikroskop aracılığıyla gözlemlenemese de, bu konu ile ilgili bilimin bildiği bir şey bulunuyor. İlk görüşte aşk gerçek! Bununla birlikte, ilk görüşte aşk ile ilgili akılda tutulması gereken birkaç şey daha bulunuyor.

montlarının altında göz göze gelen sevgililer

Bunun adı aşk değil, çekimdir

Beklenmedik aşk diye bir şey vardır. Zamanın sınırlarını bilmez ve aniden, en beklenmedik zamanda ortaya çıkar. İlk görüşte aşk her zaman oldu ve olmaya devam edecek. Aynı şekilde, yavaş yavaş gelişen aşklar da vardır. Siz farkına varmadan, samimi bir dostluk olarak başlayan bir ilişki zamanla gerçek bir tutkuya dönüşür.

Aşkın normları, kriterleri veya belirli bir işleyiş şekli yoktur. Aşk habersiz gelir. Fakat bu aşkı ayakta tutabilmek için bazen mantıklı bir şekilde ilişkimizde yeni düzenlemeler, anlaşmalar yapmaya ihtiyaç duyarız. Bunun bir sebebi vardır. İlk görüşte aşk ile bir ilişkiye, mantıkla değil, o anki çekimle başlanır.

Bu tamamen arzular ve hayallerle ilgilidir. Bir manyetizmdir. Halo etkisi ve serotinin ve dopamin hormonları tarafından üretilen kimyasal bir etkileşimdir. Bir ilişkiyi kolaylaştıran giriş kapısıdır, bu da ilk buluşma olasılığını daha da arttırır. Habersiz gelen bir aşktır, ancak bu ilişkiyi daha sonra olgun bir ilişkiye dönüştürmek istiyorsanız daha fazla çaba sarf etmeniz gerekecektir. Gerçekleri düşünmek için gizemleri gerçeklerle birlikte ele almak ve hayalleri bir kenara bırakmak zorunda kalacaksınız.

parlayan göz

İlk görüşte aşk hakkında bilimin söyledikleri

Hollanda Üniversitesi ilk görüşte aşk hakkında 2017 yılında bir araştırma yürütmüştür. “İlk görüşte aşk ne tür bir aşktır?” Kendi tanımlarıyla, “ilk görüşte aşk” deneyimlediklerini iddia eden yaklaşık 600 kişi, bir süre boyunca incelenmiştir.

Bu insanların 92%’si gözleri partneriyle buluştuğu andan itibaren ilişki yaşamaya başladı. Ve, bu insanların büyük bir çoğunluğu aradığı kişiyi bulduğunu inanıyor. Araştırmacılar daha sonra ilişkilerin bazı psikolojik boyutlarını daha derinlemesine incelemek için her bir çiftle tek tek görüştüler.

İlk görüşte aşk genellikle fiziksel görünüşle ilgilidir

Hiç şüphesiz fiziksel çekim ilk görüşte aşık olmak için önemli bir faktördür. Fakat dış güzelliğin ortaya çıkması ve dikkatimizi anında yakalaması her zaman gerekli değildir. Bilim insanları, bakışların başkalarına güven, sempati duyma hissi verebildiğini ve bakışlarla güvenle ve korkusuzca bağlantı kurulabildiğini açıklamaktadır.

Halo etkisi

Daha önce de belirtiğimiz gibi iki insan birbirinin gözlerinin içine bakınca hissettikleri çekim gücü, ilk buluşmanın gerçekleşme olasılığını arttırır. Çoğu zaman, bakışların yarattığı çekim aracılığıyla, diğer insanı her zaman gerçekçi olmayan şekillerde idealleştirmeye başlarız. 

Bu çekim, olumlu niteliklerin diğer kişilere yansıtılmasından gelir. Onları olduklarından daha zeki, daha asil, özgün, güvenilir ve dürüst olarak görürüz. Tutkuyla birleşen, duyguların daha uzun süre dayanmasını sağlayacak bir halo etkisi yaratırız. Bu, er ya da geç, tolere edilebilecek ya da tahammül edilemeyen belirli kanıtların ortaya çıkmasına kadar devam eder.

İlk görüşte aşk romantizmi sever

Hollanda Üniversitesinin daha önce de bahsetmiş olduğumuz araştırması için incelenen insanların büyük bir çoğunluğunun ilişkilerinin uzun sürdüğü gözlemlenmiştir. Yani, ilk görüşte aşk ile başlanan ilişkiler kalıcı olabilir, olgunlaşabilir ve tatmin edici bir ilişkiye dönüşebilir. 

Çoğu ilişkinin, tutku zayıfladığı zaman ya da hayallerin yerini gerçeklik aldığı zaman sona eriyor olmasına rağmen, çiftler bu durumu, birbirine duyulan yakınlık, güven, sevgi ve ilgiye dayalı bir ilişkiye dönüştürebilir. 

Benzer şekilde, bu çalışmanın gösterdiği bir başka şey de, ilk görüşte aşk ile ilişkilerini başlatan çiftlerin büyük bir kısmının, şiddetli birer romantik aşk savunucuları olduğudur. Onlar için, kader ya da ruh eşleri gibi kavramlar, ilişkilerinin başarısını açıklamak için kullandıkları gerçeklerdir.

birbirine bakan sevgililer

Sonuç olarak, bilim, bazı durumlarda, ilk görüşte aşkın var olduğunu ve çok başarılı bir ilişkiye dönüştüğünü inkar edemez. Fakat ne olursa olsun, ilk görüşte yaşanan aşkların başlamasına vesile olan karşılıklı bakışların buluşmasının ardında fiziksel çekimden başka bir şey yoktur.

Fiziksel çekim her zaman ilk aşama olarak hareket eden açıklanamaz gücün kaynağıdır; ilişkinin ilk aşamasında bir karşılıklı bağlantı kurmak için adımlar atılır, ve her geçen gün ilişkiyi olgunlaştırmak ve mutlu ve başarılı bir ilişkiye dönüştürmek için zorluklar aşılmak zorundadır..