İlişkide Tutkunun Bitmesi

30 Eylül, 2018
 

İlişkilerde tarafların en sık şikayet ettiği ve memnuniyetsizlik yaratan konulardan biri tutku eksikliğidir. Beraber olacağınız kişiyi seçmek çok zor gelebilir ama bir ilişkiyi sağlıklı bir şekilde sürdürmek çok daha zordur. Bu yüzden, bir ilişkinin devam etmesini sağlayan en iyi yollar üzerinde çalışmak isteyen psikologların sayısı gitgide artıyor.

Bu yazımızda, ilişkilerde tutkunun önemini ve yitirilen tutkunun kıvılcımını yeniden ateşlemenin en iyi yollarını tartışacağız. İlk önce tutkunun neden ortaya çıktığını ve ne işe yaradığını anlamak gerekir.

Tutku tam olarak nedir?

Tutkuyu, bir kişiye karşı çekim hissetmemize ve heyecan duymamıza sebep olan his olarak biliriz. Genelde ilişkinin en temel üç unsurundan biridir. Sternberg, üçgen aşk teorisinde bir ilişkide mutlaka tutku olması gerektiğini söylüyor.

tutkulu çift

İlişkilerde tutkunun bitmesine sebep olan nedir? Tutkunun insanların hayatındaki işlevi nedir? Bu konuda şimdiye kadarki en kabul edilebilir açıklamayı evrimsel psikoloji yaptı. Bu disipline göre duygularımızı anlamanın en iyi yolu evrimimizdeki fonksiyonlarına bakmaktır. 

Yani bu yaklaşım, atalarımızın üremeyi garanti altına almak için tutkuyu kullandığına inanıyor. Bir ilişki kurduğumuz zaman bu ilişkiyi sürdürmek için kuvvetli bir istek duyarız. Daha sonra çocuk dünyaya gelince de artık bu duyguya gerek kalmaz.

 

İlişkide tutku eksikliğinin evrimsel kökeni

İlişkileri gözlemlediğimiz zaman tam da bizim açıkladığımız düzene göre evrildiğini görürüz. Aşıklar ilk bir araya geldiklerinde cicim ayları dediğimiz bir süreçten geçerler. Bu süreçte partnerler adeta birbirine kafayı takmıştır. Bütün nörotransmitterler ortalığa yayılır ve tutku zirve noktasına ulaşır.

Ancak ilişki devam ettikçe ilk baştaki enerji yavaş yavaş yok olur ve tutkusuzluk baş gösterir. İki tane faktör (bağlılık ve yakınlık) ortaya çıkar ve cinsel istek yavaşça yok olur.

Bazı araştırmalar yakınlık ve tutkunun bir noktadan sonra birbiriyle uyuşmadığını gösteriyor. Aşk hormonu oksitosin de çiftlerde cinsel isteğin azalmasından sorumlu bir faktör.

Bu yüzden tutku eksikliği hakkında bilmemiz gereken ilk şey bunun tamamen normal olarak geliştiği. İnsanlar bir ilişkiyi bütün bir ömür boyunca sürdürebilecek şekilde yaratılmamış. Yani bunu hiç beceremeyecek miyiz? Helen Fisher dahil olmak üzere bazı uzmanlara göre durum bu değil.

İlişkide tutkuyu nasıl yeniden canlandırabiliriz

Artık biyolojik yapımızın sabit bir ilişki sahibi olma isteği yaratmadığını biliyoruz. Cicim ayları geçtikten sonra aşkın büyüsü yavaş yavaş yok olmaya başlar. Ancak bir ilişkideki tutku problemini çözmemize yardım edecek bazı yollar bulunuyor.

1. Birlikte yoğun duygular paylaşmak

Yoğun deneyimler yaşamanın ilişkideki tutkuyu canlandırabileceğini gösteren onlarca araştırma yapıldı. Yani ekstrem sporlar, eğlence parkına gitmek, hatta birlikte korku filmi izlemek gibi aktiviteler kaybolmaya başlayan cinsel isteği canlandırabilir.

 

2. Sürekli kendini geliştirmek

Tutkuyu yok eden problemlerden biri insanların ilişkiye başladıktan sonra kendilerini salmasıdır. Mümkün olduğu kadar çekici görünmeye çalışmak yerine kendilerine özen göstermemeye başlarlar. Neyse ki bu, çözümü son derece kolay bir problemdir.

Eğer ilişkinizdeki tutku eksikliğinin üstesinden gelmek istiyorsanız en etkili çözümlerden biri kendinizi geliştirmeye çalışmaktır. Bunu birçok farklı şekilde yapabilirsiniz; örneğin, spora gitmek ya da sosyal becerilerinizi ve karizmanızı geliştirmeye çalışmak.

aşık çift

3. Aranızdaki bağlılığı belirli bir düzeyde tutmak

Son olarak, oksitosinin tutkuya olan en zararlı etkisinden kaçınmak için çiftin bağımsızlıklarını koruması çok önemlidir. Hepimiz partnerimizle vakit geçirmekten keyif alırız. Ancak her şeyi beraber yapmak tutkuyu öldürmenin en hızlı yollarından biridir.

Bu yüzden tutkunuzu kaybetmeye başladığınızı düşünüyorsanız kendinize vakit ayırmaya çalışın. Daha bağımsız olduğunuzda öz saygınız artacak ve partneriniz size daha farklı bakmaya başlayacaktır.

İlişkide tutkuyu uzun süre korumak zor olsa da mümkündür. Okuduğunuz üç tüyo bu konuda size yardımcı olacaktır. Ama siz yine de farklı şeyler denemekten korkmayın. Ne de olsa bu yolda beraber yürüyorsunuz.