İlerlemek İçin Saklandığınız Kafesten Çıkmanız Gerek

02 Şubat, 2018

İlerlemenin hiç yolu yokmuş gibi gözüktüğü zamanlar olur. Sanki her şey giderek kötüleşmektedir ve evren size karşı planlar işletmektedir. Ama çoğu durumun zorluğunu yaratan aslında bizleriz. İlerlemek, saklandığınız kafesten çıkmaya bir kez cesaret edince kolaydır.

İnsanların yaşadıkları her şeyi abartıp aldıkları kararları kontrol edemedikleri için gerginleşmesine şahit olmuşsunuzdur. Daha geleceğe hazırlanmaya başlamadan son dakikaya kadar her şeyin nasıl olacağını bilmeye çalışmak pek çok insan için sürekli sinir bozukluğuna yol açar.  Peki ama ne olacak diye her şeyi kilitlemek için şu anımızı bu kadar karmaşıklaştırmak gerçekten gerekli mi?

Hayat, fırsatlara kapıyı kapamak zorunda olmadan çok daha kolay olabilir. Her şeye tutunup kontrol etmeye çalışmak, imkânsız bir görevdir ve bizi muhteşem anlar ile yeni şeyler yapabilme ihtimalinden, kendimizi şaşırtmaktan alıkoyar.

İlerlemek için kendinizi dinleyin, kendinizle kavga etmeyi bırakın ve yolculuğa güvenin

Hayatın sundukları aklınızın alabileceğinden çok daha fazla. Ne diye her şeyin kontrol edilip planlandığı bir kafese sunuyoruz ki kendimizi? Kaybolup dolanıp durduğunuz anlamına gelmez bu, tam tersine sizi bekleyen kadere kapınızı açtığınız anlamına gelir çünkü kaderiniz ne olursa olsun hep orada bekleyecektir. Bu sayede kötü bir kader söz konusu olsa bile çoğu zaman bu nedenle acı çekmek ile o kaderle yüzleşme arasında seçim yapabiliriz.

çiçeğe üfleyecek kız

Peki ama yolu nasıl bulacaksınız? Kendinizi dinlemek bir ipucu olabilir. Eğer dürüst olmayı, “siyaseten doğru” olanı yapmanız ya da söylemeniz gerektiğini fısıldayan sesleri susturmayı başarırsanız, kendi iç sesinizi duyabilirsiniz. Planınız dışında bir şey farklı bir şey yapmanız gerektiğini hissettiğinizde, kendinizle kavga etmeyin. İç sesinizin ne istediğini keşfedin. Neye ihtiyacınız olduğunu deşifre edin ve imkânlarınız dâhilinde bunu başarmanın bir yolunu bulun.

Ama her şeyden önemlisi yolculuğa güvenin. Sadece bu şekilde hayatın sunduğu avantajlardan faydalanabilirsiniz. Sadece bu şekilde duygu ve hislerinizi ifade etmek, kendiniz olmak ve ilerlemek için gerekli araçları bulabilirsiniz.

Kafesin anahtarı sizde

Çoğu zaman potansiyelimizi bir kafese tıkamışızdır ve bu kafesin anahtarı sadece bizdedir. Peki neden yaparız bunu? Neden uçmamıza yardım etmek yerine kanatlarımızı kesen bir hayat yaratırız kendimiz için? Neden böyle büyük bir potansiyelimiz olduğunu hâlde vasat bir hayata razı oluruz?

Gerçek şu ki her şeyin kontrol edildiği ve planlandığı bir yaşam çok rahat geliyor. Ne var ki rahat olmak çok aldatıcı da olabilir. Kafesinizin kapısını açmak için uzakları görmenize engel olan dar görüşünüzden kurtulmakla işe başlayın, bu düşünce şekli  yüzünden ortaya çıkan fırsatları göremiyorsunuz.

Rahatlığımızı düşünmek bazen geçmiş tecrübelerin bir sonucudur. Acı ve ızdırap duygu valizimizi korkuyla, komplekslerle ve kısıtlayıcı inanışlarla doldurur. Peki bu ağır duygu valizini bir alet çantasına dönüştürürseniz ne olur?

Anahtar sizde … kapıyı açabilirsiniz

Bilmeniz gereken şey, anahtarın elinizde olduğudur ama kapıyı açıp gitmek için yeterince cesur olmak bambaşka bir şeydir. Korku, aldığımız her kararın altında yatar. Başarısızlık korkusu, bilinmeyenden ya da yeterine başarılı olamamaktan, hata yapmaktan, yargılanmaktan korkmak bizi durdurur.

Fakat hiçbir şey yapmayarak pişmanlık duymaya, sanki hiç yaşamadan öleceğimizi düşünmeye başlarız. Şimdi söyleyin, başarısızlıktan korkuyor ama zafer kazanma şansını kaçırmaktan korkmuyor musunuz? Her şeyi berbat etmekten ödünüz kopuyor ama iyi bir fikri kaybetmek daha mı güzel? Yargılanmaktan korkarken gelecekte kendiniz hakkında nasıl hissedeceğinizden korkmuyor musunuz?

Korkunun eylemlerinizi yönetmesine izin vermezseniz, önemli bir karar vermiş olmaktan asla pişmanlık duymazsınız. Başarısız olsanız bile her şeyi berbat etseniz bile … Her adım kişisel gelişiminiz için önemlidir. Her adım, o adım bir hata bile olsa,  sizi hedeflerinize yaklaştırır ve cesur kararlar almak için özgürlüğü hissetme fırsatını size sunar.

İlerlemek için rahat bölgenizin ötesini keşfedin

Kafesiniz, rahat bölgenizdir. Kimse sizi zorla orada tutmuyor. Dışarı çıkın ve zihninizi tüm dünyaya açın. Geri dönmeniz gerektiğinde rahat alanınız orada olacak. Unutmayın, anahtar size. Ayrılmakta olduğu gibi geri dönmekte de özgürsünüz.

Önce bir ayağınızı sonra diğerini atmaya cesaret etmelisiniz. Doğru şeyi yaptığınızı yaptığınıza inanıyorsanız riski kucaklayın. Kendinizi hazır olmadığınız bir şeye atmanız gerekmiyor. Adım adım gidin. Yavaş yavaş daha güvenli ve iyi hissedeceksiniz kendinizi.

Risk konusundaki belirsizlik bir rol oynar aldığımız kararlarda. O belirsizliğe alıştıkça onunla başa çıkmayı öğrendikçe, korkunuz yerini meraka ve devam etme isteğine bırakacaktır.