Hayali Tehlike: Sonsuz Bir Korku Kaynağı

· Kasım 22, 2018

Sorun sizi bekleyen gerçek bir tehlike olmamasındadır belki de. Belki de durumun gerektirdiğinden daha fazla korku yaratıyor olabilirsiniz. Bazen zihniniz en kötü düşmanınızdır çünkü oldukça gerçek görünen hayali tehlike yaratmaktadır.

Korku bedeninizi sardığında vücudunuz sizi kaçmaya hazırlayan bir koruyucu devreyi aktive eder. Örneğin, koşmanız gerekmesi durumuna karşın kalbiniz daha hızlı atmaya başlar. Daha fazla terlersiniz, nefes alış verişiniz artar, sindirme sisteminiz ve bağışıklık sisteminiz kavga etmeniz veya kaçmanız gerekirse diye enerji harcamayı bırakır. Ayrıca koşarak kaçmanız gerekirse diye yüksek miktarlarda kan ayaklarınıza toplanır.

Tüm bu tepkiler hayatta kalma içgüdümüzden ötürü ortaya çıkar. Bu, tehlikeye hızlıca cevap vermeye hazır bir sistemdir. Bu içgüdü sayesinde korku bizi alarma geçirir ve bizi aktif tutar.

Modern toplumdaki korkuyla alakalı sorun insanların artık aslanlar tarafından kovalanmamasıdır. Bugün, tam tersine, en iyi uyum sağlamış tepkilerimizin bir çoğu entelektüeldir veya fiziksel efor gerektirmeyen tepkilerdir. Buna rağmen bedenimiz yüzyıllardır tepki verdiği şekilde verir.

Bu manada enerjinizi harcamamanız gereken tehlike, hayali tehlikedir. Uçak düşerse ne olur? Yıl sonunda işimi kaybedecek miyim? Birisi beni sokakta takip mi ediyor? Çocuklarım eve tek başlarına dönebilirler mi? Benden ayrılacak mı?

Bu korkular daha önce de bahsettiğimiz o devreyi tetikler ve vücudunuzu tetikte tutar. Hayatta kalma içgüdünüz, çok gereksiz bir biçimde kan basıncınızın tavan yapmasına neden olur, aslında kaçmanız gerekmeyecektir.

hayali korku yaşayan adam

Hayali tehlike nedeniyle gereksiz yorgunluk

Bilimadamı Robert Sapolsky hayali tehlikenin fizyolojik ve ruhsal yorgunluk yarattığını öne atmaktadır. Bunun sebebi ise sık gerçekleştiğinde güçlendirdiğiniz bilinç dışı ilişkilendirmelerdir. İlginç olarak, hayvanlardaki korku mekanizmaları ancak tehlike gerçek olduğunda aktive olmaktadır.

Hayal gücünüz bu devreleri aktive ettiği gibi durdurabilir de. Başınıza gelebilecek bütün negatif şeyleri düşünebiliyorsanız, bunun tam tersini de yapabilirsiniz. Olabilecek tüm pozitif şeyleri düşünerek iradenizi kullanıp bedeninizi sakinleştirebilirsiniz.

Düşüncelerinizi kontrol ederek kalp atışlarınızın artmasını engelleme gücüne sahipsiniz. Gergin kaslarınızı ve terli avuçlarınızı sakinleştirebilirsiniz. Bu korku ifadeleri hoş değildir ve sorun entelektüel bir sorunken size yardımcı olmaz.

Korku yüksek bir çıtadır

Korku hissi sizi korur. Fakat konfor alanınızdan çıkmanızı da zorlaştırır. Hayatta kalma içgüdünüzle desteklenen beyniniz kendini potansiyel olarak tehlikeli bir durumda bulduğu her an korku devresini aktive eder. Amaç bizi öngörülen zarardan korumaktır.

Öte yandan, eğer korkularınızı tanıyor ve anlıyorsanız onların farkına da varırsınız. Böylelikle onların eylemlerinizi kontrol etmesine bir daha asla müsaade etmeyebilirsiniz. Duyguyu dinleyip onu anlamalısınız. Onu körlemesine takip etmeyin. Yeni ve bilinmez durumunuzun risklerini değerlendirin, aynı zamanda ne elde edeceğinizi de değerlendirin. Çoğunlukla alacağınız riske değecektir.

Korku devreniz her aktive olduğunda ona teslim olamazsınız. Korkunç durumları yönetecek araçlar bulun. Ancak iyi sonuçlar elde edeceksiniz.

Korku, hayatınızdan tamamen çıkaramayacağınız bir duygudur. Çıkarmamalısınız da! Tehlikenin ne zaman gerçek ne zaman hayal ürünü olduğunu belirlemek sizin elinizde. Korku bazen sizi korur. Öte yandan onu görmezden gelmek ve risk almak bizi diri ve canlı tutan şeydir.