Haruki Murakami: En Çok Satan Japon Yazarın Biyografisi

Aralık 13, 2019
Haruki Murakami'nin birçok kitabı J.K. Rowling'in Harry Potter serisi kadar başarıya ulaştı. Bulmaca gibi karakterleri, sürreal dünyası ve aktardığı duyguların inceliği dünyayı büyüledi.

Haruki Murakami, özel edebi stiliyle dünyayı büyülemeyi başarmış bir Japon yazardır. Kitaplarında, yalnızlık, korku, kalp kırıklığı karışımı gibi basit konuları geniş bir sembolizm ve muhteşem hayali görünüşler ile sürreel bir şekilde birleştirmiştir. Murakami en çok satan yazar ünvanını almıştır ve her zaman Nobel ödülü adayıdır.

Kitaplarından herhangi birine ilk olarak daldığınızda, muhteşem bir şey olur. Herbir satırın sadece sizin için yazıldığına inanırsınız. Bunu, bu kadar kolay bir şekilde çok az yazar yapabilir.

Murakami’nin ana karakterleri her zaman gözlemcilerdir. Meraklı bir şekilde kendilerine olacak şeyleri beklerle: tuhaf bir telefon, kayıp bir kedi, sevgilisinin yok olmasına sebep olan, başka bir boyuta açılan bir geçit… Bu yazar, Garcia Marquez’in büyülü realizmi olmadan, fantastik şeyleri sıradan şeylerle birleştirebilir. Bunun sebebi de; Murakami’nin hikayelerinde, sanki kendiniz çok canlı bir rüyadaymışsınız gibi her şeyi yaşarsınız.

Haruki Murakami’ye göre, yazmak hayal etmek gibidir. Kitaplarında, başka bir bilince, birçok başka olasılığı içeren başka bir dünyaya, hayvanların peygamber olduğu, cinselliğin kovulduğu dünyalara doğru açılan birçok açık kapı bulabilirsiniz.

Murakami yazının David Lynch’idir ve bu da onun sanatını birçok kişi için özel kılmaktadır.

“Ben hayal kurarım. Bazen yapılacak tek doğru şey bu gibi geliyor.”

– Haruki Murakami

haruki murakami

Haruki Murakami: Caz Müzik Seven Bir Hayalperest

Haruki Murakami 1949 yılında Kyoto’da doğmuştur. Ailesi ona yavaş yavaş, kültürel açıklığı öğretmiştir. Annesi de babası da edebiyat profesörüdür, bu yüzden birçok Amerikan kitabına ve müziğine küçüklüğünden itibaren erişimi olmuştur. 50’lerin ve 60’ların klasik Amerikan romanlarıyla büyümüştür ve çocukken caz müziği sevmiştir.

Waseda Üniversitesinde edebiyat okumasına rağmen, okula pek gitmemiştir. Hayatı müziğin ve büyük şehir barlarının gece hayatı çevresinde dönmüştür. Bir müzik dükkanında çalışmıştır ve ardından Tokyo, Kokubunji’de Peter Cat isminde bir caz bar açmıştır.

Gelecekte eşi olacak Yoko ile Waseda Üniversitesinde tanışmıştır. Yoko, müzik sevgisini onunla paylaşmıştır ve 80’li yılların başına kadar barda ona yardım etmiştir. Bu yıllarda, Murakami’nin ilk yayınları piyasaya sürülmüştür. Ancak, en büyük başarısı 1986’da Norwegian Wood ile gelmiştir. Bundan sonra, Murakami yeni bir maceraya atılmaya karar vermiştir: Avrupa’da ve Amerika’da yaşamak için Japonya’dan ayrılmıştır.

Distopik Evrenler, Çeviriler ve Gelmeyen Nobel Ödülü

Haruki Murakami, 1995 yılında, Büyük Hanşin depreminden ve Aum Şinrikyo gaz saldırısından sonra, Japonya’ya geçici olarak dönmeye karar vermiştir. Bu iki trajik olay, ünlü Underground (Yeraltı) (1997) ve After the Quake (Depremden Sonra) (2000) kitaplarını yazmasında ona ilham vermiştir.

Sputnik Sweetheart eserinde Murakami, genç bir romancı olan Sumire’in ortadan kaybolmasının öyküsünü anlatırken, aşkın doğasını araştırıyor. Sahilde Kafka (2002), Karanlıktan Sonra (2004) ve 1Q84 (2009) gibi diğer romanları da distopik evrenlerde geçiyor.

plakların önünde murakami

Sembolizmi, yansıtmaları ve sürrealizmi okuyucuyu hem esir alır hem de şaşkına çevirir. Milyonların gözünü kamaştıran böylesine özel bir stili çok az yazar yaratabilmiştir. Haruki Murakami gerçekten en çok satan yazarların en iyilerinden biridir. Fakat, eli kulağında gibi görünen Nobel ödülünü hiç alamamıştır.

Aynı zamanda Japonca-İngilizce tercüman olarak çalıştığını da söylemeye değer. Raymond Carver, F. Scott Fitzgerald ve John Irving gibi, kendine en büyük ilham kaynağı olan kişilerin çalışmalarını tercüme etmiştir.

Kişisel olarak ise; Murakami kedileri sever ve aynı zamanda spor tutkusu vardır. Hareketli bir yaşam tarzı vardır, maratonlara ve triatlonlara katılır.

Haruki Murakami’nin Stili

Murakami kısa süre önce, her zaman işlediği aşk, yalnızlık ve iş konularına girdiği, iki bölümden oluşan büyük bir roman olan Killing Commendatore ile kurguya geri döndü.

Dünyada geniş kitle tarafından sevilmektedir. Fakat, ülkesi onu bir yabancı olarak görmektedir, çünkü Amerikan kültürünü kendi kültürüne tercih etmiştir. Bu yüzden ona ‘pop yazar’ demektedirler.

yukarı bakan murakami

Bugüne kadar kitapları 42 farklı dile çevrilmiştir. Güney Kore ve Çin’de bile en çok satan yazardır. Ampirik ve hayali şeyleri birleştirme kabiliyeti ve hikayelere doğaüstü unsurlar ekleme konusunda sahip olduğu orijinal yöntemi, milyonlarca okuru yakalayan özelliklerindendir. Çünkü, sembolizminin tuhaflığına rağmen, herkes onunla özdeşleşebilir, kitaplarındaki dünya; aşk, korku ve yalnızlık dolu bir gerçekliktir.

Nobel Ödülünü kazanıp kazanamayacağını bilemesek de, Haruki Murakami, tarzı, kendine özgü ve özel yazısıyla dünyayı büyüledi. Zaten her yazarın istediği şeye sahiptir: okuyucularının hayranlığı.

  • Mussari, Mark (2011). Haruki Murakami. Marshall Cavendish.
  • Sotelo Navalpotro, Justo (2013). Los mundos de Haruki Murakami. Izana Editores