Grease Bugünün Dünyasında Anlaşılıyor Mu?

Temmuz 3, 2019
Grease, sözlerini herkesin bildiği şarkıları olan ve zaman geçse de herkesin severek izlemeye devam ettiği ölümsüz filmlerden bir tanesidir. Ancak, bugünün bakış açısı ile izlemek biraz daha zor olabilir. Bu film, artık zamana uymuyor mu?

İnsanlar, son zamanlarda, artık masum ya da politik olarak doğru olmayan geçmişteki şarkılar, filmler ya da kitaplar hakkında, bugünün bakış açısından, oldukça fazla konuşuyorlar. Peki, bu durumlarda ne yapmamız gerekir? Yavaş yavaş hayatımızın bir parçası olan bu şarkıları dinlemeyi bırakalım mı? En sevdiğimiz filmleri, mesela Grease ve daha pek çoklarını boykot mu edelim?

Günümüz toplumu ırkçı, homofobik veya cinsiyetçi filmlere izin vermeyecektir. Diğer yandan, eğer eski filmleri yok sayarsak, tarihimizin ve kültürümüzün bir bölümünü kaybediyor oluruz. Bu şekilde düşündükten sonra, eski sevdiğim filmlerden birini izlemeye karar verdim: R. Kleiser tarafından çekilmiş, 1978’in müzikali ve romantik komedisi, Grease.

Grease, bazı trendlerin belirleyicisi oldu: insanlar filmdeki oyuncuların kıyafetlerini ve saç kesimlerini taklit etti, şarkılarını söyledi ve hatta tüm başarılı filmlerin yaptığı gibi bir devam filmi mevcut. Her filmin, bu başarılara ve ölümsüz olan bir en çok satan film müziği albümüne sahip olması pek mümkün olmaz.

Bu filmi tekrar izledikten sonra sürpriz bir şekilde fark ettim ki, onca yıl geçmiş olmasına rağmen hala filmdeki diyalogların birçoğunu ve şarkıların sözlerini hatırlıyorum. Diğer yandan, fark ettiğimde sürpriz olan bir diğer şey ise, filmdeki aşk hikayesi artık bana etkileyici ve ya inandırıcı gelmiyor. Belki de, filmden keyif almak için yapmam gereken tek şey, çekildiği zamana ve bağlama geri dönmek.

Genel olarak sanatta olduğu gibi filmler de zamanla değişen standartlara tabidir. Grease, yayınlandığı zaman olağanüstü bir başarıydı ve bu başarıyı çok uzun zaman sürdürdü. Fakat, Grease gibi bir film bugün yayınlanacak olsaydı, aynı etkiye sahip olmazdı ve kesinlikle tartışma konusu olurdu.

Bu yazıda, zevklerimizin, filmlerin ve standartlarımızın nasıl evrildiğini görmek adına Grease’e ikinci bir şans vermek ve onu günümüz dünya perspektifinden analiz etmek için yola çıktım.

Grease zaman, yer ve harekettir. Grease, bizim hissettiğimiz şeydir.

Grease: niteliğe karşı zevk

Filmi izlemeyeli çok uzun zaman olmuştu ve her şeyi pratik olarak hatırladığım halde, filmin bu kadar düşük bir kalitede olduğunu hatırlamıyordum. Kostümler ve ayarlar nostaljik bir “aşık” hissi veriyor: Grease, zaten kendi zamanı için çok eskiydi. Fakat, eğer hikayenin konusu, karakterler ve genel anlamda kalite hakkında konuşacak olursak, gerçekten yetersiz kalıyor.

Filmdeki hikaye daha basit olamazdı: İki genç yaz tatilinde aşık olurlar. İkisi de, yaz tatili bittikten sonra birbirlerini bir daha göremeyeceklerini bilir. Ancak, aşk tanrısı Eros, işini bilir ve böylece bu iki genç aynı okula giderler.

Yaz tatilinden sonra ilk defa karşılaştıklarında, Danny karanlık tarafını ortaya çıkarır, Sandy hayal kırıklığına uğrar ve böylece her şey çözülmeye başlar. Filmin konusu, klasik olduğu için çok daha fazla açıklamamın gerekli olduğunu düşünmüyorum. Benim bakış açıma göre, diyalog dayanılmaz derecede sıradan başlar ve tüm film boyunca bu şekilde devam eder.

Filmdeki çoğu oyuncu 20 yaşından büyüktü ve bu gösteriyor ki, inandırıcılığı filmin asıl özelliği değil. Pembe giyinmiş kızlar, hepsi siyah giyinen erkekler… Bu bir rastlantı mı? Hiç sanmıyorum. Cinsiyet açığı iyi tanımlanmıştır; amacı fark etmek için yapılması gereken Summer Nights adlı şarkıyı dinlemek: kızlar romantik ve yüzeysel; halbuki erkekler sadece seks hakkında düşünür.

Grease, eğlenceli ve masum bir film olmayı amaçladı, kimseyi kırmak istemiyordu. Sadece, insanların sevdiği şeylere göre ayarlandı. Bir zamanlar kabul edilebilir olan bir şey, zamanla rahatsız edici ve tartışmalı bir hal alabilir; Grease, bunun için bir istisna değildir. Ancak, modası geçmiş olmasına rağmen, hala oldukça eğlenceli.

Zamanın ötesinde bir film müziği albümü

Grease’in en güçlü niteliklerinden biri, hiç şüphe yok ki, film müziği albümüdür. Bu unutulmaz şarkılar, dünyanın her yerindeki dans pistlerinin kalabalık olmasına neden olmuştur. 

Şarkıları olmadan, Grease’in başarılı olamayacağını söylemeye curet ediyorum. Ayrıca, oyuncu kadrosunun çalışmasını, karakterler arasındaki kimyayı ve tabi ki John Travolta’nın dans hareketlerini de hatırlatmak zorundayım. Akılda kalıcı, eğlenceli şarkılar, renkli ortamlar, nostaljik kostümler ve romantizm; böylece, başarı garanti edildi.

Şarkıların sözleri

Fakat Grease, hikayesindeki boşlukları doldurmak için bu şarkılara gereksinim duyar. Müzik, basit bir filmi büyüleyici bir filme dönüştürebilir. Ancak, şarkıların sözlerini daha dikkatli dinlediğimizde neyi fark ederiz? Bugünün bakış açısıyla ele alırsak, bu sözlerin geçerlilik kazanması oldukça zor.

Bu duruma iyi bir örnek Beauty School Dropout adlı şarkıdır. Frenchy’nin koruyucu meleği, ona okulda kalmasını tavsiye eder. Şarkı, kadınların o zamanlar, saç şekillendirme gibi geri planda yaptıkları farklı işlerden bahsediyor. Ayrıca burun estetiği ve temizlik ve dikiş gibi ev işlerinden de bahsediyor.

Bunun yanı sıra, Grease Lightnin şarkısı, birkaç kelime ile mükemmel bir şekilde motor dünyasında, arabalarda ve makinelerde ya da “erkeksi şeylerde kurulmuştur.

Sadece There are worse things I could do şarkısı uygun, ama bunun hakkında daha sonra konuşuruz. Eğer, You’re the one that I want şarkısının ne hakkında olduğunu ve şarkının çaldığı sahnenin neyi kastettiğini düşünecek olursanız, tek yapabileceğiniz şey kendinize sormak: bütün özünü ve kişiliğini aşk için kim değiştirir? Bu yüzden sadece çok fazla düşünmememiz ve yalnızca müziğin keyfini çıkarmamamız gerektiğini düşünüyorum.

Grease ezber bozan bir yapım mıydı?

Eh, evet. Şimdiye kadar söylediğim şeylere rağmen, Grease bazı mükemmel niteliklere sahip. Aşırı derecede masum ve neşeli… Eğer, 2000’lerde bu konularda daha da kötüleştiğimizi söylesem ne düşünürdünüz? High School Musical veya Camp Rock‘ı hatırlıyor musunuz?

Disney, bu tatlı ve oldukça kalitesiz filmleri yüzümüze reklamlar savuşturarak bize sattı. Pek çok çocuk onları sevdi, ancak baş karakterler zar zor el ele tutuşur ve onları öpüşürken görmek için ikinci filmi izlemeniz gerekirdi.

Açıkça görülüyor ki, Disney hedef kitlesinin çocuklar olduğunu netleştirdi, bu yüzden de bu filmleri tatlı ve masum tutmak zorunda kaldılar. Ama bunu kabul edemiyorum… Snow White’da bile öpüşüyorlar.

Grease‘de en “tatlı hale getirilmiş” karakteri Sandy idi, ama diğer tüm karakterler normal gençler gibi davranan kişilerdi: partiler, eğlence, seks, alkol, geleceğin belirsizliği gibi… Hatta, Grease, doğum kontrol hapları ve genç hamileliği konusuna da yer verir. 

Karakterler

Filmi çocukken izlediğimde Sandy’nin alımlı ve sevimli olduğunu gördüm. Diğer yandan Rizzo, namı diğer “kötü kız”, bana çok sinir bozucu gelmişti. Ancak, şimdi ikisine de olan görüşüm büyük ölçüde değişti. Rizzo, artık düşündüğümden çok daha ilginç bir karakter. 

grease müzikalinden bir sahne

Rizzo karakteri, sigara içiyor ve araba kullanıyor; bunların o dönemde “erkeksi” şeyler olduğunu hatırlayalım. Bu karakter bağımsız biriydi ve erkekler gibi eğlenmek istiyordu ve sonunda gülünç oldu ve eleştirildi. There are worse things I could do şarkısında, izleyicilere duyduğu korku ve güvensizlikleri gösteriyor. Onun da savunmasız olduğunu söylemek mümkün.

Kişiliğinin erkek karakterlere eşdeğer olmasına rağmen, insanlar onu küçümser ve erkekleri kahraman olarak görürler. Hatta erkekler bile onu yargılar! Kadınlık kalıplarını yıkar, ama ne yazık ki, toplum hala buna hazır değildi.

Beni yanlış anlamayın ama, Grease ilginç bazı konuları gün yüzüne çıkardı ve işe yaradı ve hala da işe yarıyor. Düzeni bozmak niyetinde değildi, sadece eğlendirmek istedi. Tekrar izledikten sonra, keyif aldığımı söyleyebilirim; İzlerken eğlendim ve ilginç anlar oldu.

Kapanış sahnesindeki We go together şarkısı oldukça gençliğe özgü, mutlu ve akılda kalıcı ve hayatı dolu dolu yaşama isteği uyandıran bir şarkı. Öyleyse, bu filmin yanı sıra diğer geçmişteki filmlerin tadını çıkarmaya devam edin ve değerlerin zaman içinde nasıl değişebileceğini görün. Ne de olsa, sürekli gelişen bir toplumuz.