Feynman’ın Hızlı Öğrenme Tekniği

· Temmuz 29, 2018

Elbet bir konuda yerinizde sayıyormuş gibi hissettiğiniz bir noktaya geldiğiniz olmuştur. Ya da neden bu kadar yavaş öğrendiğinizi merak etmişsinizdir. Hatta belki de birkaç kere denediğiniz halde, yine de bir şeyi hatırlamayı başaramadıktan sonra umudunuzu kesmişsinizdir. Tabi, bilgileri zihninizde tutmak her zaman o kadar kolay olmuyor.

Fakat biz size yardım etmek için burdayız: bugün size Feynman tekniğini göstereceğiz. Bu, bilgiyi daha hızlı almak ve derinlere yerleştirmek için basit ve etkili bir stratejidir. Nasıl uygulandığını öğrenmek için okumaya devam edin.

“Bir şeyi basit bir şekilde açıklayamıyorsan yeterince iyi anlamamışsındır.”

– Albert Einstein

Richard Feynman kimdi?

Richard Feynman Amerikalı bir teorik fizikçiydi. Kuantum mekaniği, kuantum elektrodinamiği, sıkıştırılmış ve soğutulmuş helyumun tam akışkan fiziği ve parçacık fiziğinde Parton modeli üzerinde yaptığı çalışmalarıyla bilinir.

Feynman, Julian Schwinger ve Sin-Itiro Tomonaga ile birlikte kuantum elektrodinamiğine yaptığı katkılarıyla 1965 yılında Fizik alanında Nobel Ödülü kazandı. Bununla da kalmayıp, İngiliz dergisi Physics World‘ün (Fizik Dünyası) 1999’da yaptığı bir ankete göre sıralanmış 130 isimden oluşan dünyanın en büyük fizikçileri listesinde, tüm zamanların en önemli 10 fizikçisi arasına girmeyi başardı.

“İnsanların ne sorunu var bilmiyorum: anlayarak değil de başka bir şekilde öğreniyorlar, ezberler gibi. Bilgileri o kadar dayanıksız ki!”

– Richard Feynman

Richard Feynman

Feynman Tekniği tam olarak nasıl uygulanır?

Biyografi yazarı James Gleick, Dahi: Richard Feynman’ın Bilim Hayatı adlı kitabında Feynman tekniğini açıklıyor. Bu tekniği kullarak herkes yeterince çabalarsa bilgiyi daha etkili bir şekilde alabiliyor. Aslında, sınavlara hazırlanırken kullanabileceğiniz harika bir yöntem. 

“Yaratamadığım şeyi anlayamam da.”

– Richard Feynman

James Gleick, Feynman’ın başlığında “BİLMEDİĞİM ŞEYLERİN YAZDIĞI DEFTER” yazan bir defter tutmasının hikayesini anlatıyor. Feynman bu defterle bilgilerini yeniden düzenliyordu.

Ünlü fizikçi her zaman çalıştığı her şey derinlemesine öğrenmeye uğraşırdı. Bu yüzden de araştırmalarında geliştirmeye çalıştığı kavramlar için açıklamalar yazmakta kullanacağı bir defter tutmak istedi. 

Bunun güzel yanı, aynı şeyi bir arkadaşınızla da yapabiliyor olmanız. Öğrendiklerinizi arkadaşlarınıza anlatarak aklınızda tutabilir ve anlattıkça daha iyi anlayabilirsiniz.

Ancak hepimizin bu kadar sabırlı ve yardım etmeye istekli arkadaşı yoktur. Bu yüzden Feynman, biraz daha farklı ama aynı derecede etkili bir teknik geliştirdi: anlatarak öğrenmek. 

öğrendiklerini arkadaşına anlatan kadın

Buradaki temel amaç, okumak ve okuduğunu basit bir şekilde açıklamaya çalışmak; tıpkı bir çocukla ya da konu hakkında sizden daha az bilgi sahibi olan biriyle konuşuyormuş gibi.

Bunun aktif bir öğrenme tekniği olarak görülmesinin sebebi, anlamaya çalıştığınız bir şeyi aynı zamanda da anlatmaya çalışmanız gerekmesindendir. Bunu yapmak için farklı bir dil ve farklı stratejiler kullanmanız gerekir. Böylece hatalarınızı fark eder ve daha etkili bir şekilde öğrenirsiniz.

“Bir şeyin adını bilmekle o şeyin ne olduğunu bilmek arasında bir fark olduğunu çok erken yaşta öğrendim.”

– Richard Feynman

4 adımda Feynman tekniği

Feynman’ın öğrenme tekniği dört basit adımdan oluşuyor. Haydi bunların ne olduğuna bakalım.

İlk adım

İlk önce bir sayfa açıp çalıştığınız kavramı sayfanın en başına yazarak başlayın. Örneğin, Pisagor teoremini çalışacaksanız safyanın başına bunu yazın.

İkinci adım

Kavramı yazdıktan sonra kendi kelimelerinizle bu kavramı anlatmanız gerekiyor. Ayrıca başkasına anlatır gibi basit bir dil kullanmalısınız.

Pisagor örneğinden devam edecek olursak, “bir dik üçgende, dik kenarların uzunluklarının kareleri toplamı hipotenüsün uzunluğunun karesine eşittir” yazabilirsiniz.

deftere yazı yazmak

Üçüncü adım

Üçüncü adımda ise yazdığınız her şeye dönüp tekrar bakacaksınız. Bunu yapmanızın sebebi, düzgünce açıklanmamış veya yazılmamış kafa karıştırıcı kısımları tespit edebilmek. Bunun için de notlarınıza yeniden bakabilir ya da ekleyecek yeni bilgiler arayabilirsiniz. Ayrıca öğrendiğiniz bilgileri pekiştirmek için örnekler kullanmanın da yardımı olacaktır.

“Çözülmüş her problemi çözmesini bilin.”

– Richard Feynman

Dördüncü adım

Dördüncü adım ise yazdıklarınıza son bir kez daha bakacağınız adım. Yani, eğer çok komplike bir dil kullanmışsanız, anlaşılması daha kolay bir şekilde dilinizi basitleştirerek tekrar yazmalısınız. Bazen metafor ya da benzetmeler kullanmak da işinize yarayabilir. Önemli olan fikirlerinizi herkesin anlayabiliyor olması.

Eğer bu dört basit adımı uygulamışsanız ve açıklamanız hala kolay anlaşılabilir değilse, çalıştığınız şeyi tam olarak kavrayamamışsınız demektir. Bu durumda aynı işlemleri en baştan tekrar uygulamalısınız.