Ev Hayvanınızın Yasını Tutmak: Sevgili Hayvan Dostunuzun Kaybı

· Haziran 10, 2018

Kimse size kaybettiğiniz evcil hayvanınızın ardından yaşadığınız üzüntüyle nasıl başa çıkacağınızı öğretmez. Ailenin bir parçası olmuş birine nasıl veda edeceğinizi bilemezsiniz. Bir köpek sadece bir köpek değildir. Kedinizi yenisiyle değiştiremezsiniz. Her bir hayvan, hayatınızda özel bir yer tutar, anılarla dolu küçük bir köşe, tatlı rutinler ve asla unutamayacağınız bakışlar vardır.

Sadece birkaç ay önce, bu konuyla ilgili bir yazı okuduğumuzda çok şaşırdık. Variety dergisi Barbara Streisand’in köpeğini klonlamasıyla ilgili bir makale yayınladı. Streisand, köpeği Samantha’yı kaybetmeye dayanamayacağını düşünüyordu ve bu yüzden geçen yıl köpeğini klonlamaya karar verdi. Ölmeden önce köpeğin hücreleri, bir klinikte çıkarıldı. Birkaç ay sonra, Coton de Tulear köpeğinin iki klonu olmuştu.

“Bir hayvanı sevene kadar, ruhunuzun bir kısmı uyanmadan kalır.”

– Anatole France

Ünlü şarkıcı, yavruların Samantha ile aynı sakin ve akıllı eğilime sahip olup olmadıklarını görmek için büyümelerini beklediğini söylüyor. Herkes, elbette paralarıyla istediklerini yapmak hakkına sahiptir. Yine de kendimize sormalıyız, kaybın üstesinden gelmenin en iyi yolu nedir?

Hayvan ya da insan olsun hiç kimse, artık burada olmayan birinin kopyası olmak için gelmemelidir bu dünyaya. Her insan eşsiz ve kıyaslanmazdır. Aynı yaşam öyküsünü tekrarlamaya çalışmak hiç bir anlam ifade etmiyor. Sadece bu da değil, karmaşık tıbbi ve etik ikilemleri de beraberinde getiriyor.

Bununla birlikte, söylemeye çalıştığımız şey, bir evcil hayvanın yasını sağlıklı ve yararlı bir şekilde tutabileceğinizdir. Kaybı, azar azar, cesaret ve sorumluluk ile kabul etmek için stratejiler gerekir.

Fotoğraf: Variety.com

köpeklerine sarılan kadın

Hayvanlara karşı duyarsız bir toplumda bir hayvanın yasını tutmak

Bir evcil hayvanın kaybı genellikle paradoksaldır. Bir aile üyesini kaybederseniz, birkaç gün işten ayrılabilirsiniz. Bir evcil hayvanı kaybederseniz, aynı haklara sahip olmanız gerekmez. Ama birçok insan için kayıp hala oldukça travmatiktir. Aslında, diğer insanların duyarsızlığı nedeniyle travma sıklıkla artmaktadır. “Ama sadece bir köpekti” veya “başka bir tane alırsan daha iyi hissedeceksin” gibi şeyler duyarsınız.

Evcil hayvanlarla ilgili .ok sık karşılaştığımız ama fazla konuşulmayan başka bir sorun var. Boşanma veya ayrılık durumlarında evcil hayvanı kimde kalacağı sorusu. Mahkemelerin genellikle kararı vermesi çok ciddi bir sorundur. Bu durumda, hayvandan uzak kalan kişi de yas tutmak zorunda kalır.

İlginçtir ki, “evcil hayvanlar için yas danışmanları” Batı dünyasında daha yaygın hale geliyor. İnsan-hayvan bağında uzmanlaşan psikologlar ve bu ilişkilerde gerçekleşen geçişler vardır. Sundukları yardım, aşağıdaki adımları takiben yas tutma sürecini kolaylaştırmaya odaklanır:

Birinci adım: kendinizi suçlu hissetmeyin

Evcil hayvanları öldüğünde birçok evcil hayvan sahibinin yaşadığı bir şey suçluluk duygusudur. Akıllarında onlar için daha fazlasını yapabilecekleri fikri vardır. Acıyı etkileyen bir başka unsur da ötenazi meselesidir. Ötanazinin hedefi, bir hayvanı acı çekmekten kurtarmaktır, ancak kararı verenlerde karmaşık duyguları beraberinde getirebilir.

Bu yüzden, suçluluğun herhangi bir gölgesini zihninizden kovmak son derece önemlidir. Son anlarında evcil hayvanınızla birlikte olun, onun için daha fazla şey yapamayacağınızı bilerek ona sevgi ve şefkatle veda edin.

öpme beni diyen kedi

İkinci adım: herkes kayıpla farklı şekilde başa çıkar

Hane halkının her bir üyesi hayvanın kaybıyla kendi usulünce başa çıkar.Bunu anlamak ve destekleyici olmak son derece önemlidir. Aynı şekilde, çocukların ve yaşlıların kayıpları nasıl işlediğine dikkat etmek de önemlidir.

Çocuklar için bu kayıpla ilk defa yüzleşmeleri olabilir. Kafalarındaki soruları giderin. Samimi ve dürüst olun. Çünkü, günün sonunda, küçük olmaları gerçeği onların kederlerinin daha az yoğun olduğu anlamına gelmez. Bir evcil hayvanı kaybetmek yaşlılar için daha travmatik olma eğilimindedir. Evcil hayvanlar günlük yaşamlarında önemli bir rol oynar ve bu nedenle evcil hayvanın yokluğu onlar açısından çok daha zor olabilir.

Üçüncü adım: rutinleri değiştirme

Hayvanlar evimizde, ama aynı zamanda rutinlerde de yer kaplarlar. Eve geldiğimizde bizi coşkuyla selamlar ve kanepede otururken bize eşlik ederler. Ev hayvanınız canlı bir varlıktır, yiyecek ister ya da günün belirli bir saatinde yürüyüşe çıkmak… Bir evcil hayvanın yasını tutmak her gün bu küçük etkileşimlerin yokluğuyla yüzleşmek demektir.

Değişimin farkında olmak, durumla başa çıkmayı daha kolay hale getirmenin bir yoludur. Başka bir strateji, yasınızla baş etmek için başka alışkanlıklar yaratmak veya değiştirmektir.

Dördüncü adım: Eski evcil hayvanlarınızı yenileriyle değiştiremezsiniz

Barbara Streisand’ın durumuna dönelim. Bir evcil hayvanı diğeriyle değiştirmek mantıklı değil. Bu yeni hayvanın, aynı karaktere, davranışa ve kişiliğe sahip olmasını beklemek gerçekçi değildir.

Her hayvan benzersizdir ve üzülmek için kendinize zaman ayırmak önemlidir. Evcil hayvanınızın ölümünü kabul etmeli ve anılarınızı kalbinizin özel bir yerinde saklamalısınız. Daha sonra dilerseniz bir başka hayvana kapıyı açabilirsiniz. Kısacası, hemen yeni bir hayvan almak artık yanınızda olmayan hayvan dostunuzun yasını tutmak için doğru bir yol değildir.

bir avuç kuş

Sonuç olarak bir hayvanın kaybıyla başa çıkmak zor olabilir ve yoğun duyguları içerir. Bazı insanlar acıları nedeniyle kendini yalnız ve yanlış anlaşılmış hisseder. Bu hayvanlar yaşamlarının büyük bir parçası olmuştur. Bu yüzden bir hayvanın yasını tutmakta yardıma ihtiyacınız varsa, yardım istemekten çekinmeyin. Böylece güzel zamanları hatırlayıp hayatınıza devam edebilirsiniz.