Eski Sevgiliniz: Neden Düşünmeden Duramıyorsunuz?

Mart 14, 2021
Neden eski partnerinizi düşünmeyi bırakamıyorsunuz? Bir ay, altı ay, hatta bir yıl geçmiş olabilir ve aklınız hala birine veya başarısız bir ilişkiye bağlı durumda. Daha da kötüsü, bu anılar bu gününüzü de şekillendirmeye devam ediyor. Bu neden oluyor? Ne tür bir psikolojik mekanizma ilerlemenizi engelliyor?

Neden eski sevgiliniz üzerinde düşünmeyi bırakamıyorsunuz? Bazen, muhtemelen sadece belirli anılarınızı ve istediğiniz zaman içinizdeki ıstırabı silmenizi sağlayacak bir düğmeye sahip olmayı çok seveceksiniz. Bu düğmeye basmak, duygularınızın yoğunluğunu azaltmak ve bu kişinin zihninizde böylesine istilacı, acı verici bir şekilde yer kaplamasını engellemek harika olmaz mıydı? Bazen aşk ve kalp kırıklığı beyninize yapışarak takıntılı ve yorucu zihinsel durumlara yol açar.

Hepimiz kötü hissetmesine rağmen acı verici bir ilişkiyi sonsuza dek geride bırakamayan birilerini tanıyoruz veya tanışmışızdır. Cevap için umutsuzca özlem duyan hevesli bir mesaj atmak durumu mesela. Durumu kabullenemeyen, eski sevgilisinin sosyal ağlardaki hesaplarını günlük olarak takip eden, diğer kişinin hayatına devam ettiğini hatta yeni bir ilişkiye başladığını gösterdiği her yeni gönderisinde acı çeken kişiler gibi yani.

Bu durum sizin de başınıza gelecek olursa ne yapabilirsiniz?

Neden sevdiğinizi unutamıyorsunuz?

Neden eski sevgiliniz ile ilgili düşünmeyi bırakamıyorsunuz?

Pek çok kişi, aşırı bir psikolojik stres, takıntı ve yorgunluk durumuna ulaştıklarının farkına vardıkları için terapiye gider. Bu yüzden eski partnerleri hakkında düşünmeyi bırakmak için profesyonel yardıma ihtiyaçları varmış gibi hissediyorlar.

Bu durumlar gerçekten günlük yaşamı etkileyebilir. Çalışmak, boş zamanın tadını çıkarmak veya gelecek hakkında düşünmek birçokları için büyük bir zorluk haline gelir.

Eski partnerlerini düşünmeyi bırakma çabasıyla, bazı insanlar yeni bir hobi, spor veya kendi kendine yardım ile ilişkili bir kursla dikkatlerini dağıtmaya çalışır. Diğerleri de, boşu boşuna eski sevgiliyi düşünmeyi bırakmak ve onu unutmak için bir ilişki başlatır. Ne yazık ki, bazı diğerleri de, alkole, uyuşturucuya ve kendine zarar verici davranışlara yönelerek de eski partnerini unutmaya çalışır.

Bu durumlar, bir bağımlılıkla aynı psikolojik mekanizmayı ortaya koyuyor. Beyin, sigarayı bırakamayan veya her gün kumar oynamaya giden biriyle aynı mekanizmaları kullanır. Neden olduğuna beraberce bir bakalım.

Bazen aşk kumar gibidir

Bu metafor belki çok şiirsel değil ama yine de oldukça açıklayıcı. Bazı aşklar takıntı haline gelirler. Bu tür ilişkiler, her gün kumar oynamaya giden bir bağımlı gibi davranmamızı sağlıyorlar. Bu nedenle, eski partnerinizi neden düşünmeyi bırakamadığınızın yanıtlarından biri, dopaminin beyinde faaliyet görsterdiği ödül döngüsünde yatıyor.

Partnerinizle birlikte olduğunuzda ve her şey yolunda gittiğinde, dopamin seviyeleriniz sabittir. Kendinizi hayatınızdan memnun hissedersiniz ve bir güvenlik, zevk ve esenlik hissine sahip olursunuz. Bununla birlikte, bir ayrılık durumu söz konusu olduğunda, dopamin ve norepinefrin üretimi büyük ölçüde azalır. Umutsuzluk ve geri çekilme semptomları da bu durumu takip eder.

Yapmanız gereken şey uzaklaşmak, tüm iletişim kanallarınızı kapatmak, sosyal ağlarınızı kontrol etmeyi bırakmak ve telefon numaralarını telefonunuzdan silmek. Kendinizi ne kadar açığa vurursanız veya eski partnerinize yakınlaşmanın yollarını aradıkça, bağımlılığınızı, yoksunluk sendromunuzu ve dolayısıyla acınızı o kadar güçlendirirsiniz.

Ayrılık kaygısı: Şimdi seni daha çok seviyorum!

Antropolog Helen Fisher, onlarca yıldır aşkın (ve kalp kırıklığının) mekaniğini inceliyor. Eski partnerinizi neden düşünmekten vazgeçemeyeceğinize biraz ışık tutabilecek bir şey de, Fisher’ın “hayal kırıklığı çekiciliği” dediği şeydir.

Bazen ayrılık saplantıdan daha fazlasına neden olur. İnsanlar genellikle kaybettiklerini idealleştirir ve bağlanmaya daha çok ihtiyaç duyarlar. Helen Fisher bunu şu şekilde tanımlıyor: “Ayrılık kaygısı, annesinden uzak tutulmuş bir köpek yavrusu gibidir. Daireler çizer, havlar ve inlemeler içinde koşar.”

Öte yandan, Graz Üniversitesi’nde (Avusturya) yapılan araştırmalar bize bu eğilimin erkekler arasında daha yaygın olduğunu söylüyor. Eski partnerlerine sevgiyle bakmaya devam edenler onlar ve hatta çoğu zaman ilişkiyi devam ettirmenin mümkün olduğunu düşünüyorlar. Kadınlar, ortalama olarak, kendilerini bu bağın uzağında kalıyorlar ve sonunda yeniden bir bağ kurma sebebi ortaya koymak adına daha olumsuz yönlere odaklanma eğilimindeler.

Bu tür durumlarda ne yapabilirsiniz?

Bir ilişki sonrası sevgilinizden ayrıldığınızda yapılacak en uygun şey, o ilişkinin bitişini motive eden nedenleri rasyonelleştirmektir. Eğer terk edildiyseniz veya diğer kişi ilişkiyi bitirmeye karar verdiyse, artık sevilmediğinizi bilmelisiniz. Bu, sevilebilirliğinizi tanımlamasa da, mümkün olan en kısa sürede kabul etmeniz gereken bir şeydir.

Eski sevgili üzerine duygular.

Duygusal anlamda çekilen acı ve neden eski sevgiliniz ile ilgili düşünmekten vazgeçemiyorsunuz

Michigan Üniversitesinde profesör olan Ethan Ross, beynin sosyal anlamdaki reddedilme durumunu ve evlilik kurumunun çöküşünü bir yanık gibi yorumladığını gösterdiği bir çalışma yaptı. Başka bir deyişle, çektiğimiz duygusal acı, fiziksel bir acıya benzer. Bu, aynı zamanda, devam edip eski partnerinizi düşünmeyi bırakmanın neden sizin için bu kadar zor olduğunu da açıklıyor.

Bağlılık, geçmişin hatıraları ve gerçeklikle hesaplaşmanın imkansızlığı bu duygusal acıları besler. Gün geçtikçe rahatlamak bir yana, ağrı çok daha şiddetli hale de gelebilir.

Ne yapabilirsiniz?

Her büyük ayrılıktan sonra yas tutmanız gerekecektir. Keder, ıstırap ve acıya yer bırakıp sonra onu açığa çıkarmak için bir aşamadır. Kederden sonra kabul gelir. Bu, yeni hatıralar yaratmak için kendimizi anılardan ayırdığımız son adımdır. Yeni projeler ve hedeflerle dolu yeni bir yaşam evresine yol vermek her zaman en iyi seçenektir.

Yine de, devam etmenin, yarayı iyileştirmenin ve hepsinden önemlisi artık sizi düşünmeyenleri geride bırakmanın imkansız olduğunun farkına varırsanız, uzman yardımı istemekten çekinmeyin.

  • Acevedo, B. P., Aron, A., Fisher, H. E., & Brown, L. L. (2012). Neural correlates of long-term intense romantic love. Social Cognitive and Affective Neuroscience7(2), 145–159. https://doi.org/10.1093/scan/nsq092
  • Athenstaedt, U., Brohmer, H., Simpson, J. A., Müller, S., Schindling, N., & Bacik, A. (2019). Men view their ex-partners more favorably than women do. Social Psychology and Personality Science. Advance online publication. DOI: 10.1177/1948550619876633