En Kötü Dilbilgisi Hatamız: Sonuna Nokta Koymayı Bilmemek

10 Ağustos, 2017
 

En kötü hatamız yazarken değil de hayatta, bir şeylerin sonuna bir nokta koymamaktır. Aşamaları, evreleri ve ilişkileri kapatmayı bilmek zor olabilir. Genelde “sonuna kadar savaşmak” isteriz.

Hatamız: nokta koymamız gereken yere üç nokta koymak

Eski alışkanlığımız olan üç nokta koymak bizi gelişmekten alıkoyar. Eğer pencereleri açmazsak hayatın parıltısını görmeyiz; eğer kapıları açık bırakmazsak, “serbest bırakmak” yetisinden yoksun olarak, bizi nefessiz bırakan tozun içinde boğuluruz.

Bitmiş şeylere karşı sertlik ve direnç gösterme, tapınağımıza sürekli olarak doğrultulmuş, duygusal hayatımızdan zevk almamızı engelleyen bir silah haline gelebilir.

Bu gibi durumlarda, inkar çok önemli bir rol oynar. Bu, bizim olumsuz duygusal gerçeklikle yüzleşmekle ilgili acizliğimizin bir yansımasıdır. Duygu ve düşüncelerimizi ciddiye almayı reddederiz.

Eğer bir şey bizi mutlu etmiyorsa ya da bir ilişki artık bize iyi gelmiyorsa, neden devam ettirelim?

 

Hadi gerçekçi olalım: eğer iyi şeylerin içeri girmesini istiyorsak, serbest bırakmayı öğrenmeliyiz

“Serbest bırakmak”, “salmak”, “veda etmek“. Güçlü ifadeler. Basit deyişlerin ötesinde, eğer kendimizi hedeflerimize hizmet etmeyen durumların içinde bulursak, söz dağarcığımızın bir parçası da olmalılar.

Sevilmediğiniz bir yere gitmeyin ve istenmediğiniz bir yerde kalmayın. Eğer bunu keşfedersek, o zaman kendi duygusal ihtiyaçlarımıza değer veririz ve bize tanıdık olanı serbest bırakmak anlamına bile gelse, kalbimizi dinleriz.

Genellikle hayatlarımızın pencere ve kapılarını açık tutmayı severiz. Öte yandan, bize zarar veren yollara kesin bir şekilde son vermeliyiz. Kalbimizi korumak ve hayatta duygularımızı ön plana koyarak ilerlemek zorundayız.

Hikayelerimize bir son vermenin zor (ve üzücü) olduğu doğru, fakat eğer son vermezsek, yeni ve güzel hikayelerin içeri girmesine izin vermeyiz. Unutmayın:

Kendinize bakmak için de biraz zaman ayırın.

Bazı insanlardan uzaklaşmak da aynı zamanda kendinizi korumaktır.

Bazı kapıları kapatmak da aynı zamanda kendinizi sevmektir.