Eğer Tüm Kalbinizle Seviyorsanız Sizi de Öyle Seven Birini Hak Ediyorsunuz

· Ekim 28, 2017

Eğer bütün varlığınızla birini severseniz, eğer bir ilişki için varınızı yoğunuzu ortaya koyarsanız, sizin de aynen bu şekilde sevilmeniz ve muamele görmeniz gerekmektedir. Sizin, hiç bir şekilde değişme umudu olmayan, yanından geçen herkesin rüzgarı ile yıkık, virane ve çökmüş birine dönüşebilecek olan birinden değil, karakterini tamamen oturtmuş bir bireyden bu sevgiyi görmeniz gerekir.

Asla değişmeyen insanlar vardır. Yalnız kalma korkusundan ötürü, kendilerine huzur vermeyen bir ilişki yaşamak ile özgür olma hissiyatı arasında gidip gelen insanlardır bunlar. Tek başlarına yaşamaktansa “kötü bir ilişki” içinde olmanın daha iyi olduğuna inanırlar. Onlara göre, bunun aksini yapmak bir hata olur ve bu yüzden artık bu insanlar kendilerini nasıl seveceklerini hiç bilemezler.

Öyleyse, kendimizden tereddütsüz bir şekilde vazgeçip, kendimize verdiğimizi değeri azaltmış olacağız. Her nasılsa, sahip olduğumuz karakteri, herhangi bir ilgi, alaka ya da koruma duygusu olmadan öylece dışarıda bırakacağız. Bunun gibi bir durumda kendimize verdiğimiz mesaj şudur: “Sen kendine bir şekilde iyi bak canım, çünkü artık ben sana bakmayacağım. Sana iyi gelecek ve sana değer verecek birini bekliyorum, çünkü benim hiç yapasım yok.”

yolda tek başına bekleyen kadın

Kendini sevmek, yalnız kalma riskini kabul etmek demektir

Eğer içimizde bir yerlerde böyle bir diyalog geçiyorsa, o zaman bizim için tehlike çanları çalıyor demektir. Bunun birinci nedeni, bizi mutlu etmeyen şeylerden kendimizi kurtarmak isteyecek kadar saygı duymuyoruz benliğimize. İkinci sebebi ise, eğer kendimizi iyi hissetmek için daima başkalarına bağımlı bir şekilde yaşamayı kafamıza koymuşsak, o ‘başkası’ ortalarda yokken kendimizi nasıl mutlu edeceğiz?

İşte mazoşist davranışların başladığı yer burasıdır. Bana canın ne istiyorsa onu yap, istediğin gibi davran, çünkü canım ne kadar acısa da, (ki gerçekten çok acıyor) bizim için “mücadele etmeye” devam edeceğim. Gerçekte, “biz” yok, sadece bir tek “sen” varsın. Biz çoktan kendimizi bir birey olarak algılamayı unuttuk.

Bunların hepsini sevdiğimiz insanı kaybetmemek adına yaparız. O insanın hayatımızdan çıkıp gitmemesi için elimizden gelen ne varsa, her şeyi yaparız. Suçu hep ben üstleneceğim, ilişkimizde yanlış giden ne varsa, sorumluluğunu hep ben alacağım, yeter ki sen gitme. Ancak bu şekilde kalbimin, fırtınanın ortasında tek başına kalmamasını sağlayabilirim. Bu sayede hep bir yerlerde kitli kalır yüreğim, en azından korunmuş bir halde yalnız kalma ihtimali olmaz.

Tüm kalbiniz ile sevmek cesaret ve sorumluluk gerektirir

Ne kadar çok risk almaktan kaçınırsak, zihnimiz daha çok korku üretecektir. Yalnız kalma korkusu, kendimize karşı işleyebileceğimiz en büyük suçlara yönlendirir bizi. Bu yüzden kalbimizi paramparça yapıp, bizi “yarı-zamanlı” ve oradan buradan kalan artıkları ile sevecek olanların insafına kalıyoruz.

Kalbimiz yeni doğmuş bir bebek gibidir. Sadece annesiyle birlikte olmak, onunla ilgilenilmek ve ondan beslenmek ister. Kalbimiz ilk önce bizi sever ve olgunluğa erişince, bu sevgiyi başka biriyle paylaşma yeteneği gelişir. Ancak, bu arada, kalbimiz ile ilgilenip, sevip, onun güvenli bir ortamda büyüyüp öğrenmesini sağlayacağız.

birbirini saran bir çift el

Tüm benliğiniz ile birini seviyorken, bunun getirdiği sorumluluğu da seversiniz. Cesur davranırsınız. Çünkü, birinin sevmenin kesin bir garantisi yoktur. Çoğu kez, kendimizi iyi hissedeceğimiz konusunda bir garantisi olmayan birini sevebiliriz. Bu riski göze alıyoruz ve riskin var olduğunu da biliyoruz.

İçinizdeki Boşluğu Başkası Değil Kendiniz Doldurun

Ancak, bu riski, yıpranmış ve yaralarla dolu bir kalpten daha ziyade, iyi bir şekilde korunmuş bir kalp ile almak daha iyidir. Bir başkası ile yaralarımızı kapatmaya karar verdiğimiz an hatamızın başlangıcı olur. Eğer kalbiniz artık nefes alamaz hale gelirse, bu sizden ötürüdür, başkasından ötürü değil.

Hayatımızı sevdiğimiz biriyle paylaşmak harika bir şeydir. Fakat tecrübesiz ve çelimsiz yüreğimizi başka birinin ellerine bırakmadan önce, içimizde bir yerlerden kendimizi sevmeyi öğrenmeliyiz. Bir başkası için sağlıklı bir sevgi beslemeden önce, atmamız gereken ilk adım budur.