Dünyanın Diğer Yarısını Durdurun, Hikayelerini Dinleyin

29 Aralık, 2020
Dünyanın diğer yarısını durdurun ve hikayelerini dinletin. Geçmişte kadınlar da erkekler kadar pek çok konuda başarılı olmuş ancak sesleri duyulmamıştır.

Dünyanın diğer yarısı durdurulsun ve hikayeleri ilk kez dinlensin. Kadınlar izin istemeden geçebilsin, onlar olmadan bir toplumun hiçbir anlamı olmadığını görülsün. Kadınlar kendi alanlarına sahip olsun, sesleri her yerde duyulsun ve böylece feminizm sayesinde dünyanın diğer yarısına eşit olabiliriz.

Hâlâ eşitliğin hakim olduğu bir dünyada yaşadığımızı ve feminizmin abartılı bir hareket olduğunu mu düşünüyorsunuz? Sizi şu sorunlar hakkında düşünmeye davet ediyorum: Tarih kitabınızda kaç kadın vardı? Peki ya kimya kitabında ya da matematik kitabında kadın var mıydı? Departmanları veya şirketleri yöneten kaç kadın var? Her gün kaç kadın bekar olduğu için ya da dış görünüşü nedeniyle yargılanıyor? Okumaya devam edin, kadın dünyasının yarısının tarihte yaptıklarına şahit olduğunuzda, şaşıracaksınız. Bunları şimdi öğrenmenizin sebebi, bu başarıların “yanlış cinsiyete” ait olunduğunun düşünülmesiydi.

“Kadınlar bu dünyayı kendi evleri gibi hissetmeye başladıktan sonra, bir Rosa Luxemburg, bir Madam Curie ortaya çıkacaktır. Bu kadınlar, kadınların önemsizliğini belirleyen şeyin onları aşağıda görme duygusuyla alakalı olmadığını çarpıcı bir şekilde ortaya koyacaktır.”

– Simone de Beauvoir

Dünyanın diğer yarısı ve tarih ya da bilim

20. yüzyılın ortalarına kadar batı ülkelerinde kadınların eğitime erişimi gerçekleşmemiştir. Diğer ülkelerde de bu gerçek olmamasına rağmen, kadınlar dünyayı değiştiren önemli bilimsel keşifler yapmıştır. En iyi bilinenlerden biri, 2 nobel ödülü olan Marie Curie olmuştur. Marie, fizikte en çok tanınan kadınlardan biri olmuş ve kazandığı ödüllerden birini kocası Piere Currie ve Henri Becquerel beyefendi ile paylaşmıştır. Ancak hiç bilinmeyen kimya ödülünü, 1911’de Radyum ve Polonyum’un keşfiyle tek başına kazanmıştır.

Ailesinde Nobel kazanan tek kadın o değildi, bunu siz de bilmiyordunuz, değil mi? Cevabı muhtemelen: hayır. Kızı Irène Joliot-Curie, eşiyle birlikte annesinin yaptığı çalışmaları sürdürerek radyoaktivite konusunda yaptıkları ortak keşiflerle 1935 yılında  Nobel ödülüne layık görülmüştür.

İlkleri başaran tek kadın onlar değildi. Diğerlerinin yanı sıra Gerty Theresa Cori, Maria Goeppert-Mayer, Dorothy Crowfoot Hodgkin ya da Rosalyn Sussman Yalow, siz hiç fen bilgisi veya tarih kitaplarında rastlamasanız da, fizik veya tıp alanında bu prestijli ödüllerin sahibi olmuşlardır. Kadınlar, erkeklerin çoğunlukta olduğu ve hatta olmadıkları alanlarda başarılı olduğunda, başarılarımız için sistematik olarak susturuluruz.

Peki ya tarihsel olaylarda durum ne? Kleopatra’yı hepimiz tanırız, ancak savaş tekniklerinden veya imparatorluk yönetiminden çok, flörtleri ve güzelliği ile onu tanırız. Bu asla erkeklerin başına gelmez. Tarihte bir erkeğin bu gerekçelerle yargılanmasını hayal etmek zordur. Çünkü onlar dünyanın diğer yarısından değillerdir.

Buna rağmen tarihte çok önemli olan ve genellikle kitaplarda yer almayan kadınlar vardır. Modern bilgi işlemin temellerini atan Ada Lovelace, çevre mühendisliğinin annesi Ellen Swallow Richards, periskobun mucidi Sarah Mather, Leonardo Da Vinci’yi bile kıskandıracak kadar yetenekli, Brooklyn Köprüsü’nün yapımına öncülük eden mimar Emily Warren Roebling, Beulah Louise Henry, dünyanın en üretken mucitlerinden biri olmuştur. Bu grubun arasına daha önce adını duymadığımız diğer pek çok cesur ve zeki kadınlar da dahildir.

güçlü kadınlar dünyanın yarısı

Bizi çevreleyen dünya

Ama artık bu olmuyor değil mi? Bugün birçok insan bu soruyu sormaya devam etmektedir. Buna verilecek cevabın eşitlik için hala yapacak çok işimiz olduğunu hissediyorum. Etrafınıza sorun ve tanıdığınız kadınları dinleyin, cevabı öğreneceksiniz.

Dünyanın yarısının ayağa kalkmasını, bu sizin kendi büyükanneniz de olabilir, neden çalışamadığını size söylemesini istiyorum. En sık verilen cevap: Annesinin çalışmak için tarlaya gittiğini ve kız kardeşlerinin en büyüğü olarak, bir ağabeyi olsa bile geri kalanıyla ilgilenmek zorunda kaldığını, çünkü gelecekteki ailenin devamını getirmenin onlar sayesinde olacağını, kendisinin de onlara bakmakla yükümlü olacağı olurdu.

Dünyanın yarısının uyanmasını istiyorum, anneniz gibi insanlar, size Franco rejimi sırasında derslerin neden cinsiyete göre ayrıldığını ve erkekler bilimi öğrenirken kadınların neden dikiş dikmeyi öğrendiklerini anlatsın. Günümüzde erkeklerin kadınlardan daha iyi maaşlı bir işte çalışıyor olmasının asıl nedeni budur.

Ve son olarak, dünyanın diğer genç yarısının ayağa kalkmasını ve anne olmaya karar verdiği için işinde ilerleyemeyen bir kadının ayağa kalkmasını istiyorum. Çocuk bakımından onlar sorumlu olduğu için fazla mesaiye kalamazlar, çünkü bu onların işidir. Erkekler çocuk bakımına yardım etse bile, iş ortamında kadın çalışma arkadaşlarına yardım etmezler. Okulda nadiren toplantıya giderler çünkü bu kadınların işidir. Evde ve dışarıda erkeklere göre iki kat daha fazla çalışırlar ancak aralarında derin bir maaş farkı vardır.

Dünyanın diğer yarısının cinsiyet eşitliğine ulaşması için ayağa kalkmasını istiyorum. Duyulmamıza izin verin çünkü yerimizi bulmalıyız. Çünkü kitaplarda bize ait bir bölüm olduğunda geleceğin kızlarının bilimde, tarihte ve hayatta bize atıfta bulunulması daha kolay olacaktır. Bugün kadınlar tebrik edilmiyor, dinlenilmiyor, çünkü siz bilmeseniz bile, onların sesini biz nadiren de olsa dinledik.