Diğer İnsanların Davranışlarını Nasıl Açıklarız?

Ekim 24, 2019
İnsanlar, kendi davranışlarını ve diğer insanların davranışlarını açıklama söz konusu olduğunda, doğal bir çifte standart kullanma eğilimindedir.

İnanması güç olsa da, kendinizin ve diğer insanların davranışlarını açıklarken çifte standart kullanmak çok yaygın bir alışkanlıktır.

İnsanlar bir durumun kendi eylemleri üzerindeki etkisini vurgulama eğilimindedir. Ancak, başkalarının davranışlarını açıklamaya gelince işler değişir. Yeteneklerini ve kişilik özelliklerini göstermeye çalışırlar. Bu nedenle, özellikle beklenmeyen durumların eylemlerinizi nasıl etkilediğini görebilirsiniz. Bununla birlikte, aynı şeyin diğer insanlar için de geçerli olduğunu anlamak zordur.

Bu şekilde söylediğimiz zaman çocukça geliyor olabilir, ama muhtemelen bu durumun farkında değilsiniz: Sessiz bir önyargı. Psikolojide bu, oyuncu-gözlemci önyargısıdır. Bu olgunun en çok desteklenen açıklaması, bir davranışta bulunurken, gözlem yaptığınızdan daha farklı bir bakış açısına sahip olmanızdır. Başka bir deyişle, bildikleriniz ve hissettikleriniz her durumda farklıdır ve bu, davranışları haklı gösterme ya da açıklama şeklinizi şartlandıran şeydir.

Her zaman aynı şekilde davranmadığınızı ve eylemlerinizin koşullara duyarlı olduğunu biliyorsunuz. Ancak başkalarına gelince, her zaman böyle davranıp davranmadıkları hakkında hiçbir bilginiz yoktur. Ayrıca siz bir şey yaparken, dikkatiniz o anki durumdadır. Söz konusu başka biri olduğunda, dikkatiniz onun üzerindedir ve buna temel atıf hatası denir. Bakış açınızın değişmesinin nedeni budur.

Partnerinizin davranışlarını açıklamak

Romantik ilişkiler söz konusu olduğunda bu açıklamalar çok ilgi çekicidir. Sosyal psikolojinin araştırma sonuçları, başkalarının davranışlarını açıklamaya çalışmadan önce iki kez düşünmenizi sağlayacaktır.

Görülüyor ki, kendi davranışınızı veya partnerinizin davranışını açıklama eğiliminiz, davranışın arkasındaki gerçek nedenle değil, ilişkide iyi hissedip hissetmemenizle alakalı. İlişkide bir şeyler yolunda gitmediğinde bir çiftin birbirini suçlaması oldukça yaygın.

Finchan ve Bradbury’nin araştırması, ilişki sizin için tatmin ediciyse partnerinizin olumlu davranışlarını içsel ve kontrol edilebilir nedenlerle haklı gösterme eğiliminde olduğunuzu ortaya koyuyor. Benzer şekilde, olumsuz davranışlarını kontrol edilemeyen dış etkenlerle ilişkilendiriyorsunuz.

Ancak ilişkiniz iyi gitmediğinde gerçekleşen en ilginç şey, bu nitelikleri tersine çevirme eğiliminde olmanız. Bu nedenle, ilişkiniz yürümüyorsa iyi davranışlarının dış faktörlerden, kötü davranışlarının iç faktörlerden kaynaklandığını düşünüyorsunuz.

elele konuşan çift

Davranışın sosyal düzeyde yorumlanması

Bazı grupların neden belli bir şekilde davrandığını açıklamaya çalıştığınızda olanlar da oldukça. Bu gruplar ırksal azınlıklardan fakir ve işsizlere kadar değişebilir. Temel olarak, bu olgulara getirdiğiniz açıklamalar; gerçeklikten çok değerleriniz, fikirleriniz ve politik tercihlerinizle bağlantılı.

Başkalarını grup olarak düşünerek davranışlarını yorumladığınızda, kendinizi onlarla ne kadar ilişkilendirdiğiniz çok önemli. Bir grubun üyeleri, eş değerlerinin davranışlarını, kendileriyle ilişkilendiremedikleri kişilere kıyasla daha olumlu algılar.

Diğer insanların davranışlarını açıklamak

Furhan ve Reicher’in çalışmaları muhafazakarların ve liberallerin, yoksulluk veya servet gibi olumsuz sosyal olguları farklı biçimlerde açıkladığını kanıtlıyor.

Dolayısıyla muhafazakarlar, varlıklı insanların çok çalışıp para biriktirdikleri için varlıklı olduklarını savunuyorlar. Ancak liberaller zenginleri zalim ve acımasız olarak görüyorlar. Yoksul insanlara gelince, onlar da durumlarını kaynakların ve fırsat eşitsizliğinin bir sonucu olarak açıklıyor. Bununla birlikte zengin kesime göre, yoksulluğun kaynağı hırssızlık ve tembellik.

kahve eşliğinde konuşan kadınlar

Konu protestolar olduğunda muhafazakar insanlar, insanların belirli patolojik özelliklerinden dolayı bir şeyleri protesto ettiğini söylerken, liberaller insanları bir şeyleri protesto etmeye itenin sosyal koşullar olduğunu savunuyor.

Sonuç olarak, doğru olarak algıladığınız gerçeklik aslında neyi nasıl algıladığınızla ilgili. Başkalarının davranışlarını açıklamaya çalışırken bunu aklınızda bulundurun.