Eşitsizlik ve Psikolojik Etkileri

Mayıs 8, 2019

Bazıları daha fazla ve diğerleri daha az tecrübe etse de, eşitsizlik günümüzde oldukça yaygındır. Bu eşitsizlik hem para hem de fırsatlar için geçerlidir. Bu durum açıkça yaşam tarzımızı ve aynı zamanda yaşam kalitemizi de etkiler. Ancak eşitsizliğin etkileri orada kalmaz. Ayrıca dikkat etmemiz gereken psikolojik etkiler de vardır.

Mevcut durum zorluklar ve ekonomik istikrarsızlıklar ile karakterize edilir ve sosyal sınıflar arasında daha büyük farklılıklar yaratma eğilimindedir. Bu nedenle iyi tanımlanmış üç sınıf sayabiliriz: zenginler (her istediklerini alabilirler), orta sınıf (zengin insanlardan çok daha azına sahip olanlar) ve yoksullar (hiçbir şeye sahip olmayanlar). Ekonomi ve sosyal sınıflar, yazının devamında bahsedeceğimiz psikolojik etkileri meydana getirir.

eşitsizlik

Günlük eşitsizlikler

Ait olduğumuz sosyal sınıf, gerçekliği algılama şeklimizi, nasıl hissedeceğimizi ve nasıl davranacağımızı etkiler. Alt sınıfa ait insanlar, etraflarında meydana gelen olayların kendi kontrollerinin ötesindeki dış etmenlere bağlı olduğunu algılamaya meyillidirler. Bu insanlar çok daha empatik ve merhametli olma eğilimindedir. Ayrıca, hiçbir karşılık beklemeden başkaları için iyi şeyler yapan insanlardır.

Diğer taraftan, en fakir insanın sahip olduğu para ile en zenginin sahip olduğu para arasındaki fark bir toplumun ekonomik eşitsizliğini belirler. Dolayısıyla, eğer zenginler bir toplumda fakirlerden 20 kat ve bir başka toplumda ise 1000 kat daha zenginse, ilk toplum ikincisinden daha az ekonomik eşitsizliğe sahiptir. Benzer şekilde, eşit olmayan toplumlardaki insanlar daha güvensiz olmaya, ekonomik kaynaklar için daha fazla rekabet etmeye ve ekonomik eşitsizliklerin lehine olmaya meyillidirler.

Sosyal sınıf eşitsizliği

Hepimiz belirli bir sosyal sınıfta büyürüz. Aslında çoğumuz içinde yetiştiğimiz duruma çok benzer bir sosyal sınıfta yaşayacağız. Bu nedenle, etrafımızdaki insanlara çok benzeyen bir düşünme, hissetme ve davranış tarzı geliştiririz. Bu da bizim diğer insanlarla olan ilişkilerimizi belirler.

Alt sınıf insanlar genellikle belirsiz ortamlarda, kendilerini çok savunmasız ve çoğunlukla korku hissettikleri yerlerde yaşarlar. Bu durum ise onların eylemlerinin ve sahip oldukları fırsatların kendilerine bağlı olmadığına ve bu nedenle de kontrol edemedikleri dış etmenlere bağlı olduğuna inanmalarını sağlar. Temel olarak bu insanlar şartlara oldukça duyarlıdırlar.

Üst sınıf insanlar daha fazla ekonomik kaynaklara ve daha yüksek bir sosyal hiyerarşiye sahiptirler. Daha fazla güvenlik, seçim özgürlüğü ve istikrarlı toplumlarda yaşarlar. Bu nedenle de bu insanlar şartları etkileme kabiliyetine sahip olduklarını kavrarlar ve alt sınıf insanlardan farklı olarak da başkalarının kendileri hakkında ne düşündüklerine daha duyarlı hale gelirler.

Her ne kadar alt sınıf daha fazla empati geliştirse de, üst sınıf insanlar etkileşime girdikleri insanların hissettikleri duyguları anlama konusunda daha hassastırlar (bilişsel empati).

eşitsizlik haritası

Ekonomik eşitsizlik

Ekonomik eşitsizlik, kaynakların bir toplumda nasıl dağıldığının bir sonucudur. Dağılım ya daha eşit bir şekilde ya da daha eşit olmayan bir şekilde olabilir.

İlk bakışta düşük sınıftaki insanların eşitsizlik olan toplumlarda çok daha fazla mücadele ettiği açıktır. Obezite, istenmeyen hamilelik, madde bağımlılığı ve daha yüksek suç oranları gibi şeylerle karşı karşıya kalabilirler. Ayrıca göz önünde bulundurmamız gereken psikolojik sorunlar da vardır.

Daha eşit olmayan toplumlarda yaşayan insanlar çok daha güvensiz olma eğilimindedirler. Bu nedenle de başkalarına karşı kaba davranma ve sosyal aktivitelere daha az katılma eğilimi gösterirler. Diğer yandan bu tür çok eşit olmayan toplumlarda insanlar arasında çok daha fazla rekabet vardır. İnsanlar kendilerine az değer verildiğini hissettiklerinde ve özellikle de düşük bir statüye sahip olduklarında, yüksek kaygı seviyelerini yaşamaları alışılmadık bir durum değildir. Bazıları kendilerine daha olumlu bir şekilde değer vererek bundan kaçınmaya çalışırlar.

Sonuç olarak eşit toplumlar yaşanacak en iyi toplumlardır. Bunun çok sayıda faydası vardır. Ayrıca, sosyal sınıflar eşit toplumlarda birbirlerine daha fazla benzerlik gösterirler.

Sosyal eşitsizliğin en kötü yanı ise bir ülkede eşitsizlik arttıkça, orada yaşayan insanların daha eşit olmayan bir toplumu tercih etmeleri ve bunun getirebileceği problemlerden de daha az endişe duymalarıdır.