Bob Dylan: Bir Efsanenin Biyografisi

02 Temmuz, 2020
Bob Dylan kült bir müzisyen. Geleneksel pop müziğini edebiyata çevirdi. Mevcut dünyayı insanları şaşırtan ve harekete geçiren bir bakış açısıyla yorumladı. Hatta onun yaşayan bir efsane olduğunu bile söyleyebilirsiniz.
 

Bob Dylan 20. ve 21. yüzyılların en etkili müzisyenlerinden biridir. Ayrıca tarihin en tartışmalı Nobel Edebiyat Ödülüne de sahiptir. Müziği şiir, şiiri müziktir. Bu sayede, dünya çapında birçok pop kültür engelini aşmıştır. Bu yüzden birçok insan onu pop karşı kültürün bir simgesi olarak görür.

Bob Dylan, birçok biyografistlerinden birine, adını, birçok kişinin inandığı gibi şair Dylan Thomas’dan almadığını açıklama görevini net bir şekilde emanet etti. Ona göre, ismi için bir kovboy dizisindeki Matt Dillon adlı bir karakterden ilham aldı.

 “Hiç bir zaman kendime ‘şarkılarım edebiyatı mı?’ diye soracak zamanım olmadı. Bu yüzden, İsveç akademisine hem bu soruyu düşünmek için zaman ayırdığı hem de nihayetinde böyle harika bir cevap verdiği için teşekkür ediyorum.”

– Bob Dylan

Bob Dylan’ın müziği karmaşık ve ilginç. Rock, folk, country, blues ve Jazz gibi farklı ritmlere dayanıyor. Ama şarkı sözleri en büyüleyici olan kısımı. Sözleri aracılığıyla sosyal, politik, edebi, felsefi ve manevi temaları araştırdı. Bu ona müzik dünyasında eşsiz bir kişilik kazandırdı ve aldığı Nobel Ödülü’nü hak etti.

Bob Dylan, basit bir çocuk

Bob Dylan 24 Mayıs 1941’de Duluth’da (Minnesota, Amerika Birleşik Devletleri) dünyaya geldi. Gerçek adı Robert Allen Zimmerman’dır. Babasının tarafından Ukrayna kökenli Yahudi bir aileden ve annesinin tarafında da Litvanyalı bir aileden geliyor. Ayrıca bazı Türk kökenleri de var.

Dylan altı yaşına kadar memleketinde yaşıyordu. O yaşlarda babası çocuk felcine yakalandı ve aile annesinin memleketi Hibbing’e taşınmak zorunda kaldı. Burası zamanın içinde kaybolmuş gibi görünen bir yerdi.

 

Babasının, Dylan’ın yerleri süpürerek ilk işini yaptığı, bir elektrikli eşya mağazası vardı. Hibbing’de liseye gitti ve ilk kız arkadaşları Gloria ve Encho’yu buldu. İlk ayetlerine ve şiirlerine ilham verdiler. Ayrıca müzik öğrendi ve bu şehirde ilk grubunu kurdu.

Önemli bir değişiklik

Dylan, Minnesota Üniversitesinde kısa bir süre kaldı. İlk yılını bitirdi ve New York’a gitti. Orada, ait olduğu asıl ulusu buldu. İlk performansları Café Wha’? da gerçekleşti. Orada, idolü Woody Guthrie’nin şarkılarını yorumladı. Derinlerde, Guthrie, çalışmaları ile belirsiz bir yolculuk yapması için ona ilham verdi.

Bob Dylan bu süre zarfında çok şey öğrendi, ancak kelimenin en katı anlamında “başarılı” olamadı. Sünger gibiydi. İzledi, analiz etti ve sonuçlandırdı. Ayrıca, her şeyi bilmek istedi ve her ritmi araştırmak ve oluşumunu beslemek istedi. Ayrıca Yunanlılar, Kant, Walt Whitman, Ezra Pound, T.S. Eliot, Ginsberg, Shelley, Poe ve William Burroughs’u “yiyip bitiren” büyük bir okuyucuydu.

Dylan daha sonra keskin gözlü bir yetenek avcısı olan John Hammond ile tanıştı. Bu yetenek avcısı, 20 yaşındaki bu yetenekli çocuğu idolü haline getiren menajer Albert Grossman ile temasa geçirdi. Sonraki dört yıl boyunca harika eserler yarattılar ve Dylan ün kazandı.

Eşsiz bir sanatçı

1965 yılında Bob Dylan geniş çapta tanındı. O yılki Amerikan yayınlarına göre “Like a Rolling Stone” 20. yüzyılın en iyi şarkısıydı. Dylan o on yıl boyunca ürettiği dokuz albümde eşsiz bir kimlik yarattı. Hala onun gibi biri yok.

 

Bu şarkıcı geleneksel pop müziğe bütünüyle bir devrim getirdi. Sözleri otantik şiirlerdi ve müziği mükemmel bir ses kombinasyonuydu. Aslında, dini meseleleri ele alma ve onlarla şüphesiz başarı elde etme lüksüne bile sahipti. Çok az insanın başarabildiğini elde etti: on yıllar sonra dahi onu takip etmeye devam eden bir hayran kitlesi. Halen aktif ve ilgili bir müzisyen.

2016 Nobel Edebiyat Ödülü son derece tartışmalı bir konuydu. İlk kez bir pop müzisyeni bu ödülü almıştı. Bununla birlikte, çoğu bunun hak edilmiş bir ödül olduğunu düşünüyor. Bağlamda, Leonard Cohen bir çoğunun düşünüp ancak çok azının söylemeye cesaret ettiği sözleri söyleyen isim oldu:

“Dylan’a Nobel Ödülü vermekle ilgili bir şey söyleyeceğim. Bu benim için, Everest Dağı’na en yüksek dağ olduğu için madalya takmak gibi. Dylan o kadar harika ki ödül sadece bir hatıra, bu çok açık.”

 

Scaduto, A., Pérez, A., & Flórez, J. M. A. (1975). La biografía de Bob Dylan. Ediciones Jucar.