Bir Rönesans Adamı: Leonardo da Vinci’nin Vizyonu

Kasım 2, 2019
Leonardo da Vinci özel hayatını kendine saklardı. Düşüncelerini ve deneyimlerini şifrelemek için günlüklerini bile tersten yazardı.

Leonardo da Vinci’nin vizyonu ona ressam, mucit, bilim insanı, mimar, müzisyen ve yazar olma gibi birçok özellik kazandırmıştı. Vizyoner karakteriyle birçok alanda yetenek sahibi olduğu için tam bir Rönesans adamıydı.

Onun ismini duymak bile herkeste merak ve hayranlık uyandırır. Hatta Son Akşam Yemeği, Kakımlı Kadın ve Vitruvius Adamı gibi eserleri hemen akla gelenlerden birkaç tanesi. Ancak çoğumuz mühendislik alanına yaptığı sayısız katkıdan bir haberiz.

Uçan makine tasarımı, paraşüt ve dalış ekipmanları taslak çizimleri yaptığı bu katkılardan sadece bazıları. Leonardo da Vinci her şeyden önce deneysel metodun öncüsüydü. Farkında bile olmadan yaşadığı zamanın ötesine geçmişti.

Leonardo sonsuz meraka sahipti; bu yüzden de kendini doğa, bilim ve araştırmaya adayan bir öğrenci oldu. Not defterlerini sürekli fikirler, projeler, taslaklar ve hipotezlerle doldururdu. Bugün hala bunları anlamakta zorlanıyoruz. Leonardo da Vinci fikirlerini tersten yazarak okunmasını zorlaştırmayı tercih ederdi.

“Üç çeşit insan vardır: gören, gösterileni gören, hiç göremeyen.”

– Leonardo da Vinci

Vitruvius Adamı

Genç bir Floransalı’nın doğuşu

Toskana, Anchiano 1452 doğumlu Leonardo da Vinci, köylü genç Caterina di Meo Lippi ile Floransalı noter Piero da Vinci’nin evlilik dışı ilişkisinin bir meyvesiydi.

Da Vinci yaşamının ilk yıllarını babasının evinde, babasının ailesiyle geçirdi. Antonio da Vinci’nin meşru çocuğu olarak büyütüldü. Çok iyi bir eğitim almadı ama matematikte çok başarılıydı.

15 yaşında muazzam bir sanat yeteneği olduğu keşfedildi. Babası bu yeteneğini geliştirmesi için onu ünlü heykeltıraş ve ressam Andrea del Verrocchio’nun yanına çırak olarak gönderdi. Onun yanında yaklaşık on yıl geçirdikten sonra resim ve heykel alanının yanı sıra mekanik sanatlarda da uzmanlaştı.

Leonardo'nun atı

Da Vinci 1482’de bağımsız bir öğretmen oldu ve Sforza Ailesi için çalışmak üzere Milano’ya taşındı. Orada bir mühendis, ressam, mimar ve hatta festival tasarımcısı olarak yaratıcı yeteneklerini göstermeye başladı.

Hatta birçok tarihçiye göre Leonardo’nun Floransa’yı terk etmesinin sebebi eski öğretmeni Andrea del Verrocchio’nun gölgesi altında kalmak istememesiydi.

Leonardo’nun Atı

Da Vinci şaha kalkan bir bronz at yapmakla görevlendirildi: 7 metre yüksekliğinde bir heykel. Böyle bir şeyin altından kalkmak o zamana göre oldukça zor bir görevdi.

Bu heykelin ilk önce kil modeli yapıldı. O kadar büyük bir heykeldi ki Milano’yu ziyaret eden herkesi hayretler içinde bırakıyordu. Ancak İtalya’da patlak veren savaş yüzünden bronzdan yapılmış hali hiçbir zaman tamamlanamadı. Bu malzemenin kaderinde silah yapımı için kullanılmak vardı.

Son Akşam Yemeği

Leonardo da Vinci, 1495 ile 1498 yılları arasında Milano’da yaşadığı sürede en mehşur eserlerinden birini ortaya çıkardı: Son Akşam Yemeği. Bu, Milano’daki Santa Maria delle Grazie manastırının yemekhanesinde kullanılmak üzere duvar resmi olarak yapılan bir tabloydu.

Hamursuz Bayramının akşam yemeğini ve İsa’nın ona ihanet edecek olan havarisini ifşa ettiği anı sembolize eden bir tabloydu. Bu eser boyutlarına bakıldığında oldukça çarpıcıdır: 4.6 m yüksekliğinde ve 8.8 m genişliğinde oldukça büyük bir tablo. Birçoğu için bu tablo, kusursuz sayılabilecek bir sanatsal başarı örneğiydi çünkü semboller ve derin anlamlarla dolu enfes bir dinamik kompozisyondu.

Son Akşam Yemeği eserini anlamanın en iyi yolu bölümlerine ayırıp figürleri üç grup halinde incelemektir. Bu şekilde durağan görünen bu tablonun aslında dinamik olduğunu görebiliriz. Ayrıca sembolizm, sırlar ve büyüleyici detaylarla dolu olduğunu da görürüz.

Leonardo da Vinci’nin vizyonu: Zamanına göre çok erken aydınlanmış bir adam

Sigmund Freud, Leonardo da Vinci’nin vizyonu hakkında, yaşadığı zamanın karanlık uykusundan çok erken uyanan bir adam olduğunu söyleyerek bahsetmiş. Onun olağanüstü ve vizyoner aklı zamanının çok ötesindeydi.

Da Vinci insan bedenini büyüleyici bulurdu. Kadavra olabilecek bir beden bulduğu zaman hemen alır, anatomi bilgisini geliştirmek için incelemek üzere kullanırdı. 

Her alanda bilgi edinme ve keşifler yapma tutkusu bir bakıma başına dert oldu. Bugüne kadar gelmiş eskizlerinin birçoğunu tuvale aktarma şansı olmadı. Da Vinci 1490’dan itibaren zamanının çoğunu gözlem yapmak, hipotez test etmek ve not defterine tasarımlar çizmekle harcadığı için başladığı bir işi tamamlamaya zamanı kalmazdı.

Leonardo da Vinci otoportre

Da Vinci’nin kodeksleri olarak da bilinen hazine değerindeki not defterlerinin asılları farklı müzelerin koleksiyonlarının bir parçası olarak halen sakanıyor. Bunların arasında en enteresan olanlardan biri Codex Atlanticus. İçerisinde havacılık ve fizik alanlarının temel ilkelerine değindiği meşhur uçan makine tasarımını görebiliriz.

Leonardo da Vinci 1519 yılında yaşama gözlerini yumduğunda 67 yaşındaydı. Ancak bizlere bıraktığı miras, yeteneği ve yaptığı çalışmaların ve notlarının gizemi hala yaşatılmaya ve birçok esere ilham olmaya devam edecek.

  • Fritjof, Capra (2008) La Ciencia de Leonardo. Anagrama
  • Isaacson, Walter (2018) Leonardo da Vinci: La biografía. Debate