Beni Özlediğini Söyleme Bana, Nerede ve Ne Zaman Görüşebileceğimizi Söyle

04 Kasım, 2017

Beni özlediğini, benimle zaman geçirmek istediğini, birlikte geçirdiğimiz, görüşmeyeli çok uzun zaman olduğunu söylemen faydasız… Bana sadece nerede ve ne zaman görüşebileceğimizi söyle! Bana biraz zaman ayırmadığın takdirde, bütün bunlar boş sözlerden ibaret kalacak. 

Benimle paylaşacak zaman bulamıyorsan belki beni özlememişsindir, belki de hayatına devam edip bizi bir araya getiren arkadaşlık veya sevgiyi unutmayı seçmişsindir. Bana zaman ayıramıyorsan, beni özlediğini falan söyleme. Doğru değil çünkü bu.

“Neden bilmiyorum ama bugün seni çok özlediğimi fark ettim, yanımda olmanı özledim. Unutkanlığın, anılarla dolu olduğu söylenir hep.”

– Mario Benedetti

Seni özlüyorum

Hayatımın bir parçası oldun. Artık yanımda olmasan da, ilişkimiz eskisi gibi olmasa da seni özlemekten kendimi alıkoyamıyorum. Birlikte geçirdiğimiz ve bir daha yaşayamayacağımız o günleri hatırlıyorum. Ama beraber başka günleri, başka zamanları paylaşabiliriz.

suluboya ağlayan kadın

Ne düşündüğümü bildiğin zamanlarda, beni öfkelendiren şeylerin nedenini bildiğin zamanlardaki bakışını özlüyorum. Sana iyi geceler demeyi özledim. Sen binlerce kilometre uzakta olsan ve yaşadığın yerde henüz gündüz olsa bile.

Seni tekrar görmeyi çok isterdim çünkü uzun zaman geçmiş olsa da hep seni düşündüm ve yine gözlerinin içine bakıp bana hep yakın olduğunu, hep beni düşündüğünü ve nasılım diye merak ettiğini bilmek istiyorum.

Özlemi aşmayı öğrenmek

Özlemek, pek çok durumda ortaya çıkabilecek çok insani bir duygudur. Başka bir ülkede yaşamaya başlayan bir arkadaşımızı özleriz çünkü artık pek çok şeyi paylaşamayacağımızı biliriz ama onlar mutlu olunca biz de mutlu oluruz ve kaderlerini izlediklerini biliriz. İlişkimiz değişebilir ama temasımızı sürdürürsek, arkadaşlığımız devam edecektir.

Bir ayrılıktan sonra diğer kişiye ilk başta güceniklik hissetmemiz ve bu noktadan ilerleyerek ilişkimizi romantize etmemiz mümkündür. Ama bu nostalji duygusunu aşmamız ve o kişi artık hayatımızda olmayı istemiyorsa buna saygı göstermemiz gerektiğini anlamalıyız.

“Birini özlemenin en kötü yolu, o kişinin yanına oturup bir daha asla onunla olamayacağınızı bilmektir.”

– Gabriel Garcia Marquez

kafaların çakışan evrenleri

Ama ölmüş insanları hatta çocukluğumuzu ya da eskiden zaman geçirdiğimiz yerleri de özleyebiliriz ve ortadan kayboldukları için onları bir daha görememiş olsak da hepsi hâlâ hatıramızda saklıdır. Bunlar kıymet verdiğimiz güzel anılardır ve nostalji hissi, zihnimizi hoş anılarla doldurur.

Fakat o nostalji daima hayatımızın parçası olamaz çünkü şu anda ve burada olan bütün o küçük güzelliklerin tadını çıkarmamız gerek. Özlem, zamanınızı doldurmakla, sizi seven insanların ve sizi mutlu eden şeylerin kıymetini bilmekle aşılır. Hayatınızdaki bütün güzellikleri düşünün, takdir ettiğiniz şeyleri ve yanınızdaki insanları, sizi gerçekten özleyenleri düşünün.

Her gün bir kâğıda yaşadığınız bütün güzellikleri, sizi mutlu eden her şeyi yazıp okuyun ve moraliniz bozuk olduğunda bunları hatırlayın. Üzüntünün size hâkim olmasına izin vermeyin, dışarı çıkın ve hayatın tadını çıkarın. Sadece bir kez yaşıyorsunuz! Sizi unutanları unutun ve ve hayatınızda hak etmedikleri bir yer vermeyin onlara. Sizi gerçekten özleyen bir arkadaş ya da partner, sizi arayacaktır.

Nerede ve ne zaman birbirimizi görebileceğimizi söyle

kırık kalp ve kız

İster kısacık bir an isterse günler olsun, birbirimizi nerede ve ne zaman görebileceğimizi söyle. Hemen yanına geleceğim. Beni arıyorsan, bana yazma. Gerçekten nasıl olduğumu öğrenmek istiyorsan, işte o zaman beni özlediğini bileceğim ve zamanın önemsiz olduğunu, sevgimiz ve şefkatimizle aştığımız aralıklar olduğunu bileceğim. Nerede ve ne zaman buluşacağımızı söyle. Bana bir yer ve zaman ver, orada olacağım. Gözlerinin içine bakıp hep orada olduğunu bileceğim.

“İnsan hatıralar çekmecesini sallayınca, aslında hatıralar onu sarsmış olur.”

– Andrés Castuera-Micher