Unutmak İçin Hatırlamanız Gerek

Eylül 16, 2017

Herkes geçmişte yaşadıklarını unutmaya çalışır ama o acıya açılan kapıyı kapamak için önce hatırlamak gerekir. Olanları tamamen unutmak yerine bunu beraberinde getirdiği bütün faydalarla birlikte hayatınıza entegre etmelisiniz.

Hayatta yaşadığımız her süreç, değişikliği gerektirir ve bu da her türlü acıyı içerir. Değişim; kayıp, elveda, acı ve boyun eğmeyi içerir. Bundan kaçınmaya ve kendi hikayenizin dışında bırakmaya çalışmak istemek çok doğaldır ama bu durum sizi acıya boğmaktan başka işe yaramaz çünkü kaybedilmiş bir mücadelede yer almaktır bu.

Acının hayatın bir parçası olduğunu düşündüğümüzde, kişisel gelişimimiz için önemli bir rol oynadığını görürüz. Acı çekmek, yalnızca değişmemize ve kaçınılmaz olanı kabul etmemize yardımcı olmakla kalmaz, değerli ve anlamlı yeni tecrübeleri de hayatımıza kazandırır.

Acının dönüşümünü kabul etmek, onu unutmanız gerektiği anlamına gelmez; onu entegre ederek hayatın her aşamasında yeniden doğmanız gerektiği anlamına gelir.

Unutmak yerine affedin

Affetmek sayesinde sürekli olarak kavga, güceniklik suç ve kınama durmuş olur. Affetmenin ardından kabul etmek gelir ve böylece acıya açılan kapı kapanır. Kalp acısı söz konusu olduğunda bu durum çok sık görülür. İnsanlar, affetmeden önce unutmaya çalışırlar ve bu durum, zehirli acıyı uzatır.

Affetmek, tecrübelerimizden ders çıkarmak ve bunu kişisel gelişimimize yerleştirmek için kabul etmeyi gerektirir. Sizi huzur ve temiz bir vicdana daha çok yaklaştıran bir süreçtir. Affetmeye giden yol, sevginin yoluna benzer çünkü affetmek için sevgiye ihtiyacınız vardır.

kafesteki kuşları serbest bırakan kadın

Muhtemelen şu ünlü sözü pek çok kez duymuşsunuzdur: zaman her şeyin ilacıdır. Bu, yanlış bir söz çünkü olgunlaşmanıza, öğrenmenize ve çatışma ve güçlüklerinizi çözerek kendi içinizde büyümenizi sağlayan şey, sizin o zamanda ne yaptığınızdır.

“İnsan ancak onu kullanarak zamanı unutabilir.”

– Charles Baudelaire

Elveda diyebilmeyi öğrenmek

Vedalar, hayatta kaçınılmazdır. Birçok insana (ayrılıklar, taşınan kişiler, ölümler vs.) elveda demeniz ve pek çok duruma (iş, sağlık, hastalık, gerçekleşmemiş beklentiler, sonlanan aşamalar, büyüyen ve evden ayrılan çocuklar vs.) veda etmeniz gerekir.

Yaşadığınız her dönemde geri alamayacağınız bazı şeyleri geride bırakırsınız. İlerleyebilmek için değişime ihtiyacımız vardır. Elveda demeyi bu şekilde öğreniriz ve her anlamlı etkileşimin, bugün kim olduğumuz üzerinde iz bıraktığını biliriz.

bavuluyla yürüyen şapkalı kadın

Acılı zamanlarda, özellikle de partneriniz söz konusu ise o kişiyi size hatırlatan şeyleri gözünüzün önünden uzak tutmak en iyisi olacaktır. Böylece ilerlemeniz, kolaylaşır. Bu acının üstesinden geldikten sonra, o kişiye dair hatıraların artık sizi etkilemediğini ya da duygularınızı incitmediğini göreceksiniz.

“Ah, bana düşünmeyi nasıl unutacağımı öğret!”

– William Shakespeare (Romeo ve Juliet)

Geçmişi unutmaksızın şu anda yaşayın

Kendinizi iyi hissetmenin temel prensiplerinden biri, şu anla nasıl yüzleştiğinizdir. Geçmiş değiştirilemez, kontrol edilemez ya da düzenlenemez. Kontrol edebileceğiniz tek şey şu anda geçmişle nasıl yüzleştiğinizdir.

İşiniz, geçmişi ya da sizin için önemli olmuş kişileri unutmak değil, bütün o deneyimleri şu ana entegre ederek ders almaktır.

Geçmişte kim olduğunuzun ve hangi iyi ya da kötü tecrübeleri yaşadığınızın farkında olmak sayesinde şu anda ne istediğinizi daha iyi bilirsiniz. Bütün deneyimlerinizi hayatınıza kattığınızda daha berrak görmeye ve bilgece davranmaya başlarsınız.

“Gezgin, bu yol senin parmak izindir. Daha ötesi yok.
Gezgin, bu yol yürümekle biter. Başka yol yok.
Yürüyerek bitirirsin bu yolu ve geriye bir bakarsın ki
bir daha yürünmemesi gereken bir yol görürsün.
Gezgin, denizdeki ufak dalgalardır gördüğün; yol falan yok.”

– Antonio Machado