Bekâr Ve Mutlu Olmak Mümkün Olabilir Mi?

Ağustos 21, 2018

Bir insanın sadece “diğer yarısını” bulduktan sonra tamamlanmış olduğu fikri hepimize aşılanmıştır. Hatta, yakın zamana kadar, belli bir yaşta bekâr olmak ayıplanan bir şeydi. Aile üyelerinden arkadaşlara herkes, evlenip ve aile kurmaları için bekâr tanıdıklarını bir araya getirmeye çalışırdı.

Artık bu durum değişmekte. Bekar olmak üzücü ve tabu bir konu değil, bir yaşam tarzı tercihi olarak görülüyor. Bekar olmayı seçen çok daha fazla insan var. Bekâr insanların ve boşanmaların sayısı hızla artıyor.

Bununla birlikte, bekâr olmayı tercih etmekle mecburen bekâr olmak arasında bir fark vardır. Bekar kalmayı seçen birisini bu konuda çok daha rahattır, iç çatışmalar yaşamamaktadır. Durumdan memnundurlar. Öte yandan, bir partner arayışına rağmen bekar olanlar, oldukça hoşnutsuz, hüsrana uğramış ve güçsüz hissetmeye eğilimlidirler. Bu duygular onları “o kişiyi” çaresizce aramaya ya da tam biz izolasyona sürükleyebilir. Sürekli aradıkları halde, hayatlarını paylaşacak birini bulamazlar.

Öyleyse, bekar ve mutlu olmak mümkün mü? Hayatınızı paylaşacak biri olmadan mutlu olabilir misiniz? Her şey kendinizle olan ilişkinize bağlı. Gelin bu konuyu daha derinlemesine inceleyelim.

Bakış açınızı değiştirin

Son ilişkinizde ayrılma kararını sizin ya da partnerinizin almış olmasının bir önemi yok. Ayrılmış olmanız, ilişkide bir sorun ya da sadakatsizlik olduğu anlamına da gelmez. Esasen, bir ayrılık ardından hemen başka bir ilişkiye başlamamalıyız. Ama yine de yeni biriyle beraber olmaya başladıysak ve sürekli o kişiyle zaman geçirme ihtiyacını hissediyorsak, duygusal bağımlılık geliştirme riskiyle karşı karşıya olabiliriz. Bu nedenle, yaşadıklarımızı nasıl işleyeceğimizi öğrenmek için biraz zaman ayırmak sağlıklıdır.

kendine sarılan kadın

Bir erkek ya da kız arkadaşına sahip olmak yaşamak için bir zorunluluk değildir, tıpkı bekâr olmanın bir ceza olmadığı gibi. Medya, filmler, hatta arkadaşlarımız ve ailemiz tarafından gönderilen tüm çelişkili mesajlara rağmen bunu aklımızda tutmalıyız.

Bekar olmak, kendimizi tanımak, duygularımızla bağlantı kurmak ve biriyle olduğumuz sırada beklemeye aldığımız her şeyi yapmak için harika bir fırsattır. Aslında, çeşitli çalışmalar, bekârlığın daha büyük bir özgürlük duygusu ve daha yüksek yaratıcılık düzeylerine imkân verdiğini göstermiştir.

Psikolog Bella DePaulo, 2016 yılında yaptığı çalışmayla, bekar insanların kendi kaderini tayin etme konusunda daha güçlü olduklarını ortaya koydu. Kişisel gelişim konusunda evli insanlardan daha güçlü eğilimler gösterirler. Bu, bekar ve mutlu olmanın mümkün olduğu ve kendine has avantajlarının olduğu anlamına gelir.

Mutlu bekarlar ve üzgün bekarlar

Bazı günlerde mutlu hissederken, diğerlerinde üzgün olacaksınız. Eğlence ve partilerle geçen hafta sonlarının yanında, evde kalıp en sevdiğiniz dizi veya filmi izlemekten başka bir şey istemediğiniz günler olacak. Hayat böyle. Bekar olmak her zaman yüzünüzde kocaman bir tebessüm olacağı anlamına gelmez ama ama sürekli üzgün olacaksınız diye bir şey de yoktur.

Toplumun ısrarla beslediği klişelerin çoğu, “kendimizi bütün hissetmek için başkasına ihtiyacımız yok” tezini kanıtlamak için daima %100 mutluluk fikrini zorlamaktadır. Bu düşünce çok daha fazla baskı hissetmenize yol açabilir. Ayrıca gerçekçi de değildir ve kendinizi kandırmanıza yol açar.

Yalnızlık (ve dolayısıyla, bekârlık) bir düşman olarak kabul edildiğinden, zamanınızı paylaşacak ve yanında uyuyabileceğiniz biri olmasa bile bekâr ve mutlu olmak için yeterli duygusal dengeyi sağlamak önemlidir.

bekâr olmak

Ruh hâlimizde dalgalanmalar yaşanması normaldir, ancak bekar olduğumuz için kendimizi suçlayamayız. Önemli olan, kendi duygularımızla iletişim kurmak ve bize göstermeye çalıştıklarına açık olmaktır. Ve her şeyden önemlisi de şu anda biriyle birlikte olmamız gerektiğini söyleyip söylemediklerini anlamaktır.

Yalnız olmak, eksik olmak değildir

Sosyal baskı bizi kandırabilir. Mutlu olduğumuza yemin ederiz ama eve döndüğümüzde toplumun beklediği gibi evli olmadığımız ya da çocuklarımız olmadığı için kendimize kızar ve öfkeleniriz.

Mantık ve yıllarca süren psikolojik telkin, evlenmediğimiz takdirde eksik kalacağımıza inanmamıza neden olur. Ancak bir partner bulmak, mutluluğu garanti altına almak anlamına gelmez. İkisini birbiriyle karıştırmamalıyız. Evliliğin, çocukların, evcil hayvanların ve bir evin hayali her zaman bir rüya değildir. Bunlar sizi otomatik olarak seni mutlu etmeyecektir. Mutluluk dışarıdan gelişebilecek bir his değildir. İçeriden gelmelidir.

müzik dinleyen adam

Bekâr olmanın tadını çıkarın

Bekârlık büyülü anlarla doludur, bu yüzden sizi sözde tamamlayacak olan o diğer kişiyi bulmak konusunda endişelenmeyin.

İstediğinizi yapmak, arkadaşlıklarınızı güçlendirmek, hayalinizdeki kariyer yolunu takip etmek, işinizde mükemmelleşmek , tatile gitmek ve başkalarının planları hakkında endişelenmemek için yaşamınızın bu döneminden yararlanın. Bekar ve mutlu olmak için binlerce nedeniniz var! Önemli olan iey kendinizi önceliğiniz kılmaktır. Siz, kendinizin A Planı’sınız.

Bekâr olarak geçiridğiniz zamanı kendinizle bağlantı kurmaya, yeteneklerinizi geliştirmeye ve bir insan olarak gelişmeye harcamalısınız. Dikkat: Başka biri için değil, kendi hayatınıza hazırlanıyorsunuz! Eğer o özel kişi hayatınıza girerse, ona kendinizin en iyi versiyonunu gösterin. Bu kişi ortaya çıkmazsa, önemli değil. Kendinize yoldaş olabilirsiniz.