Artık Beraber Olmasak da...

17 Ocak, 2017

Yaşam ve koşullar bizi ayırmış olsa da, birlikte geçirdiğimiz anlara değdi…

Hala nasıl yürüdüğünü, banan asıl baktığını hatırlıyorum. En saçma sapan şeylere bile nasıl güldüğümüzü… Beraberken nasıl da mutluyduk.

Yaşam ve koşullar bizi ayırmış olsa da, birlikte geçirdiğimiz anlara değdi… Sırlarımızı, sarılmalarımızı, öpücüklerimizi ve arzularımı paylaşmak her şeye bedeldi.

Yaşam ve koşullar bizi ayırmış olsa da, birlikte geçirdiğimiz anlara değdi…

Hayat bize, birbirimizi tanımak ve sevmek gibi bir hediye bahşetti, önemli olan tek şey bu. Artık beraber olmadığımız için kendimi pişmanlıklarla boğmayacağım. “Sevdiğim kişi artık yok, ne kadar şanssızım”, “Bizi kader ayırdı!’ gibi laflar da edemem. Hayatımın küçük bir bölümünü seninle paylaşmış olmak bile mutlu olmak için yeterde artar. 

Yaşam ve koşullar bizi ayırmış olsa da, birlikte geçirdiğimiz anlara değdi…

“Günleri değil, anları hatırlarız.”

– Cesare Pavese

Sen artık yoksun diye oturup ağlamayacağım; çünkü beraber geçirdiğimiz zaman içerisinde beni çok mutlu etmiştin. Beni aşka, sevgiye, ve saygıya inandırdın. 

İki kusurlu varlığın, kusursuz birleşimine inandırdın beni. Her ne kadar gitmemeni, senin yanında kalmayı istesem de…

Hayat seni tıpkı bir kasırga gibi benden uzaklaştırmış olsa da ve seni bir daha görmemiş olsam da, bunlara hiç ama hiç üzülmüyorum. Çünkü hatıran hep benimle kalacak. 

eiffel-kulesi-kartlar

Sen de ben de başkaları ile tanışabilir ve yine sevebiliriz. Biz farkına bile varamadan, hayatın bizi şaşırtmak gibi bir huyu vardır. Ya da bir ömür boyu hiç aşık olamayabiliriz de. Zaten bunu kim bilebilir ki?

Ama ne olursa olsun, tatlı öpücüklerin ve sözlerin ve en kötü halimdeyken bile beni sakinleştiriş şeklin … Bunların her zaman için kalbimde ayrı bir yeri olacak.

Dediğim gibi, sen de ben de başkaları ile tanışabilir ve yine sevebiliriz. Hayatın bize sürprizleri hiç bitmez ki…

Ve ne olursa olsun, beni alnımdan ve burnumun ucundan öpüşün; ellerimi ellerinin arasına alıp, derin derin gözlerime bakışın; beni belimden kavrayıp havaya kaldırışın ve her halim ile ayaklarımın yerden kesişin… Bunların her zaman için kalbimde ayrı bir yeri olacak 

Anıların gücü

Anılar, deneyimler ve anlar bir kişinin özüdür. Onlar geçmişimizin ve hayatlarımızın seyrinin bir parçasıdır.

İster iyi ister kötü olsun, anılarımız içimizde muazzam bir güç taşıyor, çünkü saniyeler içinde içimizi ürpertebiliyor, gözyaşı döktürebiliyor veya sadece gülümsetebiliyorlar.

Yukarıdaki hikayede bahsedildiği gibi, hatırlarımız ve hislerimiz yaşamaya devam eder. Hatırlar bizi besler ve bize güç verir.

catidaki-kiz

Bununla birlikte, ilişki herhangi bir sebepten dolayı sona ermiş olsa da, anılarınız, yaşadıklarınız ve size tattırdıkları her zaman için sizin yanınızda olacaktır. Hayatınıza yeniden beyaz bir sayfa açtığınızda bile, bu hatıralar her zaman peşinizden gelecektir.

Ancak, anılara gereğinden fazla takılıp kalmama konusunda dikkatli olmalıyız. Aksi taktirde kapanamayacak yaralara neden olurlar.

Sevdiğiniz kişilerin anılarını unutmamak güzel bir duygudur. Yapılmaması gereken şey ise geçmişe bağlı yaşama huyumuzdur.

Hayat, bir şekilde devam ediyor. Biz de, kendimizi mutlu olmaya, yeni tecrübelere ve yeni insanlara hazırlamalıyız.

Mutlu bir şekilde yad ettiğimiz anılar bize faydalıdır ve o zamanların, hayatın bize bahşettiği bir hediye olduğunu hissettirirler. Bu yüzden, minnettar olmalıyız.

Ayrıca, her zaman için tecrübelerimizden alınacak bir ders vardır. 

“En iyi hafıza, haksızlıklar dışında herşeyi akılda tutandır. Sana yapılan iyiliği mermere, haksızlığı ise toza yaz.”

– Pers atasözü

Hatıralar da hayatın bir parçasıdır. Sevdiğimiz insanlar artık yanımızda olmadığında, çok kısa bir süreliğine de olsa onları hatırlamak için bize yardımcı olurlar. Üzülmek ve geçmişe özlem yerine, hatırlarımızı neşe ve mutluluk ile harmanlamalıyız. En iyilerini kendimize saklayıp, en kötülerinden ders çıkarmalıyız.

Hatıralarımızı, kaybettiğimiz şeylerle ilgili olarak duyduğumuz üzüntü için kendimize işkence edecek şekilde kullanmamalıyız. Eğer hiç hatıramız olmasaydı, hayatımız bomboş bir yığın olurdu. Belki şikayet edecek, keşke diyecek bir şeyimiz de olmazdı ama, mutluluk ile hatırlayabileceğimiz bir anımız da olmazdı.

Belki de geçmişimizde üzülecek hiçbir şey olmazdı, ama mutluluk adına bir şey de kalmazdı. 

Hatıralarımızın da bir hayatı vardır.

“…Bu nedenle, bırak ay ışığı
Yalnızlığına eşlik etsin;
Ve puslu dağın rüzgarları,
Özgürce yüzüne doğru essin;
Yıllar sonra, bu vahşi duygular,
Ağır başlı bir mutluluğa evrilecek.
Aklın, tüm güzellikler için bir mabete dönüştüğünde,
Ve hatıraların tüm tatlı sesler için yaşanacak bir yer olduğunda…”

– William Wordsworth