Başkalarına Kendinize Davranılmasını İstediğiniz Gibi Davranmak Her Zaman Doğru Değildir

Herkesin arzularının, önceliklerinin ve ihtiyaçlarının farklı olduğunu hatırlamaya çalışın. Bu yüzden başkalarına kendinize davranılmasını istediğiniz gibi davranmak her zaman en iyi fikir değildir.
Başkalarına Kendinize Davranılmasını İstediğiniz Gibi Davranmak Her Zaman Doğru Değildir

Son Güncelleme: 04 Aralık, 2020

Başkalarına size davranılmasını istediğiniz gibi davranmak, birçok insanın ve düşünce akımının paylaştığı ortak bir ahlaki ilkedir. Filozoflar, dini liderler ve nüfuz sahibi kişiler, bu fikri insan ilişkileri için faydalı bir bir kılavuz olarak desteklerler. Neredeyse herkes bu “altın kurala” bir şekilde aşinadır. Bu kavram bu kadar evrensel görünse de, insan ilişkileri söz konusu olduğunda en iyi yaklaşım olmadığını duymak sizi şaşırtabilir. Başkalarına karşı istediğiniz gibi davranmak her zaman olumlu sonuç vermeyebilir. Bu yazıda bu konudan daha detaylı bahsedeceğiz.

Hepimiz, eylemlerimizin karşımızdaki kişi tarafından tamamen yanlış yorumlandığı anları yaşamışızdır. Ya da daha kötüsü, iyi niyetli eylemlerimiz bazen karşımızdaki kişinin çıkarları için zararlı olabilir. Birinin bir başkasının iyiliği için gerçekten endişelenmesinin olumsuz bir etkisi de olabilir. Bunun nedeni, eylemlerinizi yanlış bakış açısına, yani kendi bakış açınıza dayandırmanız olabilir.

Size davranılmasını istediğiniz gibi başkalarına davranmak iyi bir şey mi?

“Başkalarına, sana nasıl davranılmasını istiyorsan öyle davran” İncil’de yer alan çok ünlü bir sözdür. Ve harika bir öğüt gibi görünüyor. Bu öğreti, iyi niyetle ilişkilendirilebilir ve diğer insanlara karşı nasıl davrandığınıza dair daha büyük bir farkındalığa sahipmişsiniz gibi hissettirir.

Eğer bunu uygularsanız, muhtemelen daha dürüst, anlayışlı, destekleyici ve kibar bir insan olacaksınız. Bu ahlaki ilke, bir arkadaşınıza iyilik yapmanız veya birini eleştirmeden önce iki kez düşünmeniz için sizi motive edebilir.

konuşan mutlu çift

Arzular ve beklentiler evrensel değildir

Genel nezaket ve anlayış kavramlarının ötesine geçtiğinizde, yani daha pratik ve somut bir düzlemde olduğunuz zaman bu altın kural o kadar da iyi işlemiyor. Örneğin en iyi arkadaşınıza doğum günü için pahalı bir saat aldığınızı hayal edin. Ona hediyesini verdiğinizde ve hayal kırıklığına uğramış yüz ifadesini gördüğünüzde, kafanız iyice karışabilir ve hatta ona içten içe kızabilirsiniz.

Belki arkadaşınız duygusal açıdan önemli olan kişisel veya el yapımı bir hediye almayı umuyordu. Ya da belki de pahalı bir hediye yerine bir akşam yemeği ya da birlikte yapabileceğiniz ortak deneyim bekliyordu. Sevdiğiniz bir sanatçının konserine birlikte gitmek gibi…

Bu tür bir durumu hayatınızın herhangi bir alanında yaşayabilirsiniz. Bu yanlış anlaşılmalar ebeveynler ve çocukları arasında çok sık gerçekleşir. Belki de oğlunun karmaşık veya stresli bir durumdan geçmesini izleyen bir babasınız. Oğlunuzun sorununu somut bir bağlama oturtarak ona yardım etmeye çalışırsınız; böylece sorunun onun düşündüğü kadar önemli olmadığını veya sonuçlarının o kadar da ciddi olmayacağını anlar.

Kendinizce iyi bir tepki verdiğinizi düşünseniz de, oğlunuz aynı şekilde hissetmeyebilir. Çünkü onun açısından durum farklı bir şekilde anlaşılabilir. Oğlunuz, belki de sizi bu sorunuyla rahatsız etmeyi bırakması için ona durumu unutturmaya çalıştığınızı düşünebilir.

Başka bir örnek daha verebiliriz. Diyelim ki erkek arkadaşınızla kavga ettiniz ve nihayetinde yanıldığınızı ve haksız olduğunuzu anladınız. Bu nedenle de onu aramaya veya onu evinde ziyaret etmeye karar verdiniz; böylece aranızdaki meseleyi konuşabilirsiniz. Ancak erkek arkadaşınızı aradığınızda sinirlenebilir. Sinirlendiğinde ise sizinle konuşmak istemez.

Peki bu durumdan ne anlamanız gerekiyor? Belki telefon görüşmenizi veya ziyaretinizi siz bir iyi niyet göstergesi olarak görüyorsunuz; ancak erkek arkadaşınıza göre henüz böyle bir konuşma yapmak için henüz çok erken olabilir. Çok basit bir şekilde öfkesinin geçmesi için yalnızca zamana ihtiyacı vardır. Yani sizin bu iyi niyetli eyleminiz tamamen ters tepebilir.

elini ağzına götüren kadın düşünüyor ve İstediğiniz gibi davranmak

Kendinizden önce başkalarının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurun

Başkalarına size davranılmasını istediğiniz gibi davranmanın yanlış olduğunu söylemeye çalışmıyoruz. Bu kesinlikle harika bir başlangıç ​​noktası, ancak önemli bir uyarı eklemek istiyoruz: Diğer insanların kişiliğini ve ihtiyaçlarını da aklınızda tutmanızı istiyoruz. 

Diğer kişilerin beğenilerini, tercihlerini, ihtiyaçlarını ve arzularını düşünün. Onların yerine geçme ve olayları onların bakış açılarından görme yeteneğinizi kullanın. Kendi isteklerinize çok fazla odaklanmayın. Bunun yerine, karşınızdakilerin ne isteyebileceklerini düşünün. Herkesin farklı ve benzersiz olduğunu söylememize gerek yok.

Başkalarının size karşı tamamen dürüst olmasını tercih edebilirsiniz; ancak sosyal etkileşimde bulunduğunuz kişinin inceliğe ve anlayışa ihtiyacı vardır. Belki bir kavgadan sonra yalnız kalmayı tercih etmek isteyebilirsiniz, ancak partnerinizin sizin varlığınıza ve diyaloğunuza ihtiyacı olabilir.

İnsan ilişkileri karmaşıktır. Arzularınızı ve düşüncelerinizi çevrenizdeki insanlarla uyumlu olmayabilir. Diğer insanlara karşı en iyi nasıl yardımcı olabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, kendi içinizden çıkın ve onların yerine geçin. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz, başkalarına onlar nasıl istiyorsa o şekilde davranın.

It might interest you...
Başkaları İle İlişki Kurmakta Zorlanıyor Musunuz?
Aklınızı Keşfedinsayfasında okuyun Aklınızı Keşfedin
Başkaları İle İlişki Kurmakta Zorlanıyor Musunuz?

Diğer insanlarla ilişki kurmak bazıları için son derece zor olabilir. Bu kişinin tercihi olabilir ancak kişi bunu değiştirmek de isteyebilir.



  • Moya-Albiol, L., Herrero, N., & Bernal, M. C. (2010). Bases neuronales de la empatía. Rev Neurol50(2), 89-100.
  • Singer, T., & Klimecki, O. M. (2014). Empathy and compassion. Current Biology24(18), R875-R878.