Başka İnsanların Yapamayacağınızı Söylediği Şeyi Yapın

29 Ocak, 2018

Başka insanları haksız çıkarmak gibisi yoktur. İnsanların size yapamayacağınızı söyledikleri şeyi yaptığınızda, bu kişisel bir zafer olmasının yanı sıra, size hiçbir zaman samimiyetle, saygıyla ya da dostça bakmayacak olan eski kafalı insanlara karşı adaletin yerini bulmasıdır.

Herkes, toplumumuzun, söz konusu özellikle bizi erken yaşlardan itibaren etiketleyen eğitim olduğunda, kıyaslama takıntısı olduğunu bilir. Sınıfın arka sıralarında, öğretmenlerin gizliden gizliye hiçbir zaman adam olamayacaklarını düşündükleri “kötü öğrenciler” oturur. Çünkü onlara göre sınavlardan D alan öğrencilerin başarılı olma kapasitesi yoktur.

“Öğretilmekten her zaman hoşlanmasam da öğrenmeye her zaman hazırım.”

– Winston Churchill

Eğitim çoğu zaman travmatik bir deneyime dönüşür. Harika öğretmenlerimiz vardır ancak sistem ve yöntemler onlara uymaz. Standartlaştırmaya odaklanan sistem, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşı duyarsızdır ve bu da beklenti etkisiyle sonuçlanır. Lisede başarısız olduysanız, hayatta da başarısız olmanız beklenir.

Ancak bir bireyin eğitimini etkileyebilecek olan bir başka problem daha vardır: bireyin ailesi. Sakıncalı, ayırımcı ya da seksist bir çevrede büyümek sizi zehirleyip, sonradan ona karşı kendinizi savunmanızın çok zor olacağı, yenilgiyi kabullenen bir tutum içine girmenize sebep olabilir.

erkek çocuğu denize atlıyor

Bir şeyi başarmak her şeyden kaçıp kurtulmayı gerektirir

Bazen, her şeyden kaçıp kurtulmak, bir şeyi başarma sürecine aktif olarak dahildir. Yapısal başkaldırı, herkesin yapamayacağı içsel bir devrim gerektirir. Eğitimsel modelleri, kökleşmiş aile değerlerini ve sizi köşeye sıkıştırıp mutsuz eden sınırlayıcı düşünce kalıplarını kırmak gerekir.

Daha önce söylediğimiz gibi, özellikle kadınlar için bunun kolay olduğu söylenemez. İlerleme çağında olduğumuz bugünlerde, pek çok ailede hüküm sürmekte olan ataerkil mekanizmalar tarafından birçok kadının arzularının söndürüldüğünü unutamayız.

Resilience and Triumph: Immigrant Women Tell Their Stories (Direnç ve Zafer: Göçmen Kadınlar Hikayelerini Anlatıyor) isimli ilginç kitapta Hindistan, Meksika ve Arap kökenli pek çok kadının başka ülkelere taşınmak için geçtikleri zor süreçlerden bahsediliyor. Bu kadınlar, zorluklara karşı gösterilen günlük mücadelenin bir örneği. Bir yandan yeni bir toplumda, ailelerinin kabullenilmesine giden yolu açmak için savaşmaları gerekiyor. Ancak, insanların pek bahsetmediği, sessiz, karanlık ve hassas bir başka savaş daha veriyorlar.

siyah beyaz kadın ve kırmızı çiçekler

Özel hayatlarında karşılaştıkları zorluklardan bahsediyoruz. Ataerkil toplum düzeni, kadınların ailelerinin, sevgililerinin ve ebeveynlerinin gözündeki yerlerini belirlemeye devam ediyor. Bulundukları yerleri iyileştirmek ve yeni jenerasyonları da böyle yapmaları için cesaretlendirmek, harika bir direniş örneği. Ancak bunlar kimsenin hakkında pek konuşmadığı zor konular.

Bu kadınlar, eşit bir statüye kavuşmak için güçlerini, cesaretlerini ve ilerleme isteklerini gösteren anonim isimler ve yüzler.

Hedeflerine ulaşan insanların hayranlık uyandıran zihniyetleri

Başarının, bankada çok fazla paraya, büyük bir eve, bir spor arabaya ya da maddi herhangi bir şeye sahip olmakla hiçbir ilgisi yoktur. Hayattaki en büyük zafer kendiniz olma özgürlüğüne sahip olmak ve başardığınız şeyle gurur duymaktır. Önemli olan her zaman kazanmak değildir, önemli olan yıldızlara dokunma hedefinizden hiçbir zaman vazgeçmemek ve “İyiyim ve istediğim başka bir şey yok.” demenizi sağlayacak kişisel dengeyi bulmaktır.”

“Kendine güvenmek başarıya götüren ilk sırdır.”

– Ralph Waldo Emerson

Başarının önündeki en büyük engel, çocukluğumuzdan beri bize öğretilen düşünce kalıplarıdır. Etiketleyen ve ayrım yapan okullar, beklenti etkisine kapılıp değersiz olduklarını düşünen öğrenciler yetiştirirler. Bu öğrenciler, hayallerine ulaşmayı hak etmediklerine inanmayı öğrenirler. Aynı şekilde, çocuklarının kanatlarını kıran, onları demode ve kısıtlayıcı fikirlerle zehirleyen aileler de, onları kalplerini dinlemekten alıkoyarlar.

çiçek ve kuş dolu ağaçta bir kadın uzaklara bakıyor

Olabildiğince hızlı bir şekilde yara bandını söküp atmanız, ilerlemenizi engelleyen insanlarla bağlarınızı koparmanız gerekir. Eğer bunu yaptığınızda itibar, öz saygı ve özgürlük kazanacaksanız, size ne kadar acı verdiğinin ya da başka ne gibi sonuçlar yaratacağının önemi yoktur.

Başarı yalnızca daha akıllı, daha yetenekli ya da daha dışa dönük olmakla ilgili değildir. İsteklerinize ulaşmak için, ilerleme odaklı bir zihniyete sahip olmak zorundasınız. Hiçbir zaman kendinize başaramayacağınızı söylemeyin. Duygusal ve psikolojik mekanizmalarını ilerlemeye odaklayabilen insanlar, zorlukları, yeni vasıflar geliştirebilecekleri fırsatlar olarak görür.

İster inanın ister inanmayın, umut her zaman vardır. Her şey değişime açıktır. Dar kafalı insanların ve baskıcı sistemlerin hayallerinizi ya da saygınlığınızı sizden almasına izin vermeyin. Vazgeçmeye kalkışmanıza izin vermeyin. Başarı hayata karşı takınılan bir tutumdan başka bir şey değildir.