Başarısızlık Korkusu

· Şubat 1, 2017

Giderek daha fazla insan, başarılı olamamaktan ya da kendi alanlarında en üst seviyeye çıkamamaktan korkuyor. “Kaybeden” zihniyetine hapsolmuş bu kişiler, yaşam sevinci ve hayatın sunduğu günlük sınavların tadını çıkaramaz.

Hayatta karşılaştığımız güç durumlarla başa çıkma şeklimiz, karakterimizi şekillendirir ve dolayısıyla kaderimizde belirleyici olur.

“İnsan deneyene kadar gücünün nelere yettiğini bilemez.”

– Charles Dickens

Örneğin, riskli olabilecek yeni bir durumda başarısızlık korkumuza odaklanırsak özgüvensiz ve yetersiz hissederiz. Ayrıca davranışlarımız da bundan zarar görebilir. Oysa birçok çalışma, olumlu yaklaşımın kişisel başarıda temel öneme sahip olduğunu göstermektedir. Şimdi bu olumlu yaklaşımdan nasıl faydalanabileceğimize bakalım.

genc-kadin-mutlu

Ruhsal zindelik

Duygusal bakımdan zinde olmak demek, en güç durumlarda dahi güvenli hissetmek demektir. Peki bu ne anlama gelir? Durumları yorumlamak ve etrafımızda yaşananları değerlendirmek, duygularımızı ifade edip eyleme geçmek demektir.

Kazanmayı sağlayan düşünce yapısı bir yeterliliğe dayanır: her durumda anlamı güçlendirmenin bir yolunu bulma becerisine. Yaşamımız boyunca her olayla başa çıkmak için soracağımız soru şudur: Hedefime nasıl ulaşabilirim?

Başarı ve Başarısızlık arasındaki fark

Başarı ve başarısızlık arasındaki fark, güç durumları güçlendirici kaynaklara dönüştürme kabiliyetidir.

“Başarı, başarısızlıktan başarısızlığa umutsuzluğa düşmeden gidebilmektir.”

– Winston Churchill

Korku, en temel insan duygularından biridir ama başarısızlık korkusu ve güvensizlik, bizi sorunları çözme becerimizi kullanmaktan alıkoymamalıdır.

Bu nedenle insanın kendini gerçekleştirmesine giden yol, başarısızlıklarla doludur ama en önemli değişim ve gelişmeleri yaşamamız bu güç tecrübeler sayesinde olur.

Hayatta kazananların ortak bir özelliği vardır. Bu özelik, engeller ve güçlüklerle karşılaşmış olmalarıdır: her durumdan faydalanarak büyümeyi, yeni bir seviyeye yükselmeyi bilirler.

kuru-toprak-cicek

Başarısızlık korkusu ve risk korkusu

Başarısızlık korkusu genelde insanları risk almaktan kaçınmaya yöneltir ve çoğu kez bu kişiler, kendi becerilerinin sınırlarını öğrenmek istemeyi bile reddederler. Belli bir rahat ve korumaya kavuşmak için gerekli asgari şeyleri yapmakla yetinirler.

Psikolog Abraham Maslow, güvenliğin insanların birinci ihtiyaçlarından biri ve elimizdekileri koruyup kollamak amaçlı doğal içgüdümüz olduğunu belirlemiştir. Fakat güvenlik kimi zaman bizi oyuna getirebilir; seçimlerimizi sınırlayabilir ve dolayısıyla eylemlerimize kısıtlama getirebilir.

“Çoğu zaman başarılı ve başarısız biri arasındaki fark becerileri ya da fikirleri değil, bir fikre güvenme, hesapladığı riskleri alma ve eyleme geçme cesaretidir.”

– Maxwell Maltz

Bir hedefi gerçekleştirebilmek için risk almanız gerekir. Yanızca başarısızlık korkusuyla başa çıkmayı öğrenmek sayesinde bile dilediğimizi elde etme konusunda daha fazla başarı elde edebiliriz. Her korku, gelişmemiz için bir fırsattır.

Korku zihnimizde başlar

Satrançta hamle korkusunun, hamlenin kendisinden daha güçlü olduğu söylenir. Hayal gücümüz, başarısızlık korkumuzu büyütme konusunda büyük bir beceriye sahiptir.

Fakat korku faydalı da olabilir: bizi tehlikelere karşı uyarır. Ama belli bir hedefe ilerleyişimizi engellediği zaman işlevsel olmaktan çıkar. Başarısızlık korkusuna yenik düşersek özgür ve etkili bir şekilde hareket edemeyiz.

hayat bizi bekliyor ve başka kimse bizim adımıza yaşayamaz. Gerçekten değişmek istiyorsak, başarısızlık ve riskten kaçınmaya çalışmayı bırakırsak, mutlu olabiliriz.

Hedeflerimize ulaşmamızı engelleyen işlevsiz davranışlarımızı ve düşünce şeklimizi değiştirebiliriz. Tek yapmamız gereken oyalanmayı ve bahane uydurmayı bırakmak.