Baba Kız İlişkisine Dair Dokunaklı Bir Mektup

Ağustos 1, 2019

Daha dün doğdu ve birkaç saat sonra liseye başlayacak. Dün bana baba olacağımı söylediler ve bir saniye sonra emeklemeye başlayan bebeğim birkaç dakika sonra ise ehliyet dersini almış olacak. Dün bize sanki tanrıymışız gibi baktı. Bugün ise birbirini çok iyi tanıyan ve bütün kusurlarını bile insanlarmışız gibi baktı bize. Tüm bunların olması için bir gün geçmesi yetti. Düşündüğüm, hayretle büyümesini izlediğim bir gece içinde oldu her şey…

Büyümesini izlemek bazen işe gitmek zorunda olduğum için kesintiye uğradı. Başka zamanlarda ise kardeşlerinin, benim kardeşlerimin, arkadaşlarımın, ailemin ya da annemin bana ihtiyacı oldu. Bazen eve geç geldim ve anlatacak bir hikaye düşünmedim bile. Bu yüzden kızım hikayeler uydurup anlatma yaşını geçip doğrudan güzel olduğu kadar acımasız gerçeklerin de olduğu bu dünyaya adım attı.

Kendi başına yapmak istiyor. Ona karşı aşırı korumacı davranmamızı ya da attığı her adım için veya aldığı her risk için “bilmediğin şey seni incitmez” dememizi istemiyor.

küçük dedektif

Bir babanın umutları

Dün onunla ilgili sayılamayacak kadar çok umudum vardı. Tamamen bana ait olan, onun hakkında hiçbir şey söylemediği umutlar. Su istediği zaman şişeyi işaret etti. Acıktığında ne bulursa ağzına onu götürdü. Bugünse benim onunla ilgili kendi umutlarım var ve o ne yapmak isterse yine de buna saygı göstereceğim. Tüm geceye mal olan bir süreçti bu.

Onun bir avukat olmasını isterdim çünkü hukukçuların rahat bir yaşam sürdüğüne inanıyorum. Aldıkları eğitimin o insanlara daha iyi bir adalet duygusu aşıladığını ve daha güzel imkanlar sunduğunu düşünüyorum. Ancak benim isteğime karşın, o bir gazeteci olmak istiyor.

Televizyonlarda çıkan habercilerden ya da muhabirlerden biri olmak istemiyor. Anonim gazeteci olmak istiyor. Savaş bölgelerine gidip önemli bilgiler aktaran bir gazeteci olmak onun hayali. Bu isteği bazen beni o kadar korkutuyor ki gözüme uyku girmiyor. Ancak böyle zamanlarda sanki yeni tanıştığı birine ilk görüşte aşık olmuş birinin yüzüyle bakıyor bana. Bir baba olarak onun bu tutkusu beni gururlandırıyor.

Kontrolü elden bırakmak

Bir baba olarak ipleri elden bırakmak hiç de kolay olmadı. Onu her zaman yaşından daha küçük, daha kırılgan, daha korunmaya muhtaç ve masum gördüm. Sanki attığı her adımla bir uçurumun kenarına yaklaşıyordu ve ben yine de kararlarına saygı duyup ona izin vermeliydim. Her ne kadar onun en iyi öğretmeni olmaya çalıştıysam da bazen bazı şeyleri size yalnızca hayatın kendisi öğretebilir. Bazı şeyleri başka insanlardan öğrenirsiniz, yaşayarak.

Uyurken ne kadar da güzel görünüyor. Bilmem farkında mı, ancak dünyanın en güzel kızı o. Bunu ona kaç defa söylediysem hepsinde gülüp geçti ve “Baba! Utandırma beni.” demekle yetindi.

Kendi bedeniyle ilgili bu olumsuz fikirleri nereden çıkardığını anlamak güç. Diğer çocukların benimle ilgili ne düşündüğünün çok önemli olduğu o hatıraları geri getirmek çok zor. Onları hatırlamanın anlamama yardım edeceğini anlamak da zor. Bu süreç beni geçmişle ilgili düşüncelere götürür hep. Gözlerim dolar…

Bazen annemin ördüğü kaşındıran kazağı giyip okula giderken nasıl anksiyeteye kapıldığımı hatırlarım. Ben kızım için hangi korkunç kazağı giymeye zorladım acaba? Belki sadece bir tane de değildir. Belki müzik derslerine giderken giydiğidir… Müziğe ilgisizliği benim hayallerimi yıkıyordu. Önümde kıvransa da bunun onun için iyi olacağını düşünerek kendimi avutuyordum. Yine de ne yaptıysam sevdiremedim işte…

Her ne kadar onun en iyi öğretmeni olmaya çalıştıysam da bazen bazı şeyleri size yalnızca hayatın kendisi öğretebilir. Bazı şeyleri başka insanlardan öğrenirsiniz, yaşayarak.

çiçeğe üfleyen kız

Fark ettim ki…

En baştan başlayabilseydim, senin için iyi olduğuna inandığım bir sürü şeyi yapman için zorlamazdım. Seni kenarda tutmaya çalışmak yerine deneyimleri seninle paylaşırdım. Seninle futbol oynarken topa nasıl baktığını fark edebilseydim keşke. Tehlikelerden bahsedeceğime hayallerden konuşsaydım seninle keşke. O kadar çok geç kalmamalıydım belki de. Keşke seninle daha fazla oynamış olsaydım; benden vazgeçip başka çocuklar bulmadan önce…

Üşüdüğünde ceketini giymeyi kendin akıl edebileceğini bilmeliydim. Acıktığında zaten yemek yiyeceğini… Bunları söylemek en başında ihtiyacın olan şeylerdi sonra değil… Sonrasında ihtiyacın olan şey yeni başlayacağın şeyler için sana cesaret vermekti. Patron olmayan birinin sana eşlik etmesi; sorularını yanıtlamasıydı beklediğin… Desteğe, ilhama ve rahat olmaya ihtiyacın vardı. Belki bunlar benim rolümdü, belki de baba olmanın bir parçası.

Duyguların büyülü olduğunu söylerler… hem de insanlar birden fazla duyguyu aynı anda hissedebilir. Zamanı geri alıp birlikte daha fazla vakit geçiremediğimiz için üzgünüm. Bazen bütün anne babalar böyle hissediyor olabilir ama bu beni daha iyi hissettirmiyor.

Yine de şimdi gördüklerimden memnunum. Kendi dürüst mücadelen için savaştığını görüyorum. Bu beni inanılmaz gururlandırıyor. Yanlış da olsa doğru da olsa kendi yolunu seçip tutkulu olduğun amaç için uğraşıyorsun. Büyümeni izlerken senin için kolay bir hayat istediğimi fark ettim. Senin kendin için istediğin ise mutlu bir hayata sahip olmak. Şimdiyse tek düşündüğüm, umarım bunu başarıp benimle de paylaşırsın.

NOT: Gördüğün gibi bugün bir baba olduğum kadar gazeteci de oldum sanki… Bu mektubu şimdi bitirmek istiyorum, öğle yemeğinde görüşürüz.