Aşk ve Sevdalanmak Madalyonun İki Yüzü Mü?

Mart 21, 2018 İçinde Psikoloji 0 Paylaşıldı

“Âşık olmak bir şeydir. Başka birinin size âşık olduğunu hissetmek başka bir şeydir ve o aşka karşı bir sorumluluk hissetmektir.” David LevithanEveryday (“Her Gün”) adlı kitabında böyle diyor. Aşk ve delice âşık olma arasında bir fark olduğunu söylemek istemiş olabilir mi? Belki de.

Mesele şu ki aşk ve sevdalanmanın aynı şey olduğunu düşünen pek çok insan var. Ama aslında pek çok uzman bunun yanlış olduğunu düşünüyor. Şimdi ele alacağımız önemli farklar söz konusu.

“Aşk, iki kişinin oynanıp her ikisinin de kazandığı bir oyundur.”

– Eva Gabor

Aşk ve Sevdalanma Arasındaki Farklar

Aşk ve sevdalanma arasındaki en klasik farklardan biri “romantik” anlamda düşündüğümüzde açığa çıkıyor. Bu durumu daha iyi açıklayacak bir soru soralım. Kardeşlerinizi, anne babanızı, arkadaşlarınızı, evcil hayvanlarınızı vs. seviyor musunuz? Ama onlara sevdalı olmadığınızı biliyorsunuz, değil mi?

Takıntı ve Arzu

Nörokimyasal terimler temelinde sevdalanmak, muazzam bir istek yarattığı ve büyük bir takıntı meydana getirdiği için buna bir bağımlılık bile diyebiliriz. Dikkatimiz, sevdiğimiz insanın etrafında toplanır.

Eskiden yalnız başımıza zevk aldığımız faaliyetler, artık o kişiyle geçireceğimiz zamana kıyasla çok küçük görünür.

Kimya da delice âşık olma konusunda pek çok şey söylüyor. “Büyü” etkisi altındayken, serotonin ve dopamin gibi güçlü nörotransmitterler beynimize girer. Delice âşık olmanın beynimiz üzerindeki nörokimyasal etkisi bazı ilaçlardan çok farklı değildir.

Bilimsel terminolojiyi kullandığımızda bunun, sevdalanmanın gizemli, sihirli balonunu patlattığımızı düşünebiliriz ama gerçek bu. Bu sinir taşıyıcılar, duygularımızı o kadar yoğun algılamamıza neden olan şeyin ta kendisidir.

Partnerimizi idealleştiririz. Bizi enerji ile doldurur bu kişi ve bizi bir tür balon içinde yaşatır. Bunu sonsuza dek sürdürebilsek, harika olurdu, değil mi?

çimlerdeki çift

Aşk Çok Yönlüdür

Başlangıçta belirttiğimiz gibi, birçok insanı sevebiliriz, ancak sevdalanma bir insanı merkez alma eğilimindedir. Her şey sadece onlar için gibidir.

Diğer kişinin istedği şeye ufak bir imada bulunması, o şeyi nsıl gerçekleştireceğimizi düşünmeye başlamamız için yeterlidir. Eğer bir yol bulursak, bunun bizim için maliyetini – zaman, para, diğer ilişkiler vb. – hafife alma eğiliminde oluruz.

Aslında, birçok durumda delice âşık olma, aşkın başlangıç noktasıdır. Bu sayede insanlar, bağlanmaya başladıkları noktaya gelirler. Bunlar kriz anlarında çifti birlikte tutacak olan bağlardır.

Öte yandan, kendinize sevginiz var mı? Eşini seviyor musun? Ailenizi çok seviyor musunuz? En yakında ve sevgili arkadaşlarınızı seviyor musunuz?

Elbette evet. Fakat hepsini eşit veya aynı şartlar altında sevmezsiniz. Gördüğünüz gibi, sevgi ve sevdalanma arasındaki bazı farklılıkları ele almış olduk.

Sevgi Çok Daha Akılcıdır

Bu nokta önceki iki hususla doğrudan ilgilidir. Yani sevgi, akılcıdır, en azından kara sevdadan çok daha mantıklıdır. Bir arkadaşımız ya da kardeşimize karşı, kara sevdaya tutulduğumuz kişiye duyduğumuz duygusal yoğunluğu hissetmeyiz.

Çünkü kara sevdaya tutulmak, duygulara artan bir yoğunluk kazandıran kimyasal sinir taşıyıcılarda artışa neden olur. Ama azar azar kaybolacak, daha sakin ve mantıklı bir sevgiye yer çaktır. En zından çoğu durumda böyle olur (elbette her zaman istisnalar da söz konusudur.)

“Aşk, sonsuz bir şeydir. Özelliği değişebilir ama özü aynı kalır.”

– Vincent van Gogh

yarde kalpler ortasında yatanlar

Zaman Herkes İçin İlerler

Delicesine âşık olma evresini sürdürmek zordur. Çünkü âşık olan kişinin kaynaklarını hakikaten tüketir bu durum. İlk âşık olma dönemi süresince bunu hissetmeyebilir kişi. Ama gerçek budur. Yani sonunda delicesine âşık olma evresindeki o küçük alev, yatışır.

Bir ilişkinin başında beklentiler yüksektir. Yoğun bir çekim ve neler olabileceği konusunda gerginlik vardır. Ama zaman ilerler. Ve zamana birlikte güvenlik, istikrar, şefkat, ortak iletişim yolları vs. gelir.

Buluttan İnme Vakti Gelir

Delice âşık olma sürecinde ilerlerken, adeta bir bulutta yaşarız. Bizi göklere yükselten bir buluttur bu çünkü sevdiğimiz insan oradadır. Bu mükemmellik hayalini düşünürken uykumuzdan bile oluruz.

Ama bulutun bizi o kişinin oturduğu tahta çıkarmak için ne kadar yükseklere götürdüğünün bir önemi yoktur. Artık aşağı inip yere dokunmamız ve gözleri bağlı savaşmayı bırakmamız gereken bir zaman gelecektir.

İşte aşk burada kendini gösterir (hatta bazı insanlar için bir dönüşüme neden olabilir). İşte o zaman kişi kusurlarını gösterir ama bununla beraber samimiyetini, anlayış ve ilgisini de gösterir.

Aşk Karşılıklıdır

Yeni tanışmış çiftlerin imrenilesi bir uyumu vardır. Empati daha kolaydır çünkü birbirlerine karşı çok ilgilidirler.

Fakat bilgi ve karşılıklı anlayış, yavaş yavaş kaynayan bir tencere gibidir, tıpkı güven gibi. Esasen, diğer insanı keşfetmeyi asla bırakmayız. Çünkü dinamiktirler ve değişmektedirler. Hatta alışkanlıkları, sosyal çevreleri veya kişilikleri bile değişebilir.

Ama onlarda sağlam bir çekirdek buluruz. Nasıl oldukları konusunda bir tür istikrar görürüz ve bu da o kişiyi tanıyormuşuz gibi hissetmemizi sağlar.

İadelerini, bir şeyi sevip sevmediklerinde yaptıkları mimik ve jestleri biliriz. Diğer insanlar, dikkat etseler bile bunu fark etmez ama bizim gözümüzden kaçmaz.   

mutlu çift

Sonra delice âşık olma dönemi sona erince bazen arzu azalır ve zayıflıklar baş gösterir. Ama bu geçiş dönemini aştıktan sonra ilişkimizin diğer yönlerini geliştiririz.

Güven, karşılıklı anlayış ve samimiyetten söz ettik. Ama sürekli sevginin bir güzel işareti vardır. O da karşılıklı hayranlık duygusunun sabit kalmasıdır.

Bu yazıda açıklamaya çalıştığımız sevgi ve sevda arasındaki farklar sadece basit bir taslak. Her zaman olduğu gibi gerçek hayat çok daha ilginçtir. 

Bir arkadaşın delice âşık olan insanlar vardır. Partnerlerini severek başlayan ve sonra delice âşık olan ya da hiç bu evreyi yaşamayan insanlar da vardır. Bunun yanında tüm hayatlarını birbirlerine delice âşık hâlde geçirdiklerini söyleyen çiftler de vardır.

Sevgi ve sevda arasındaki farklar ne olursa olsun önemli olan şey her ilişki için pozitif bir macera olmamızdır.

Bunlar da ilginizi çekebilir