Akıllı Telefonlar – Bizi Aptal Mı Yapıyorlar?

· Haziran 17, 2018

Teknoloji, özellikle de akıllı telefonlar hayatı kolaylaştırıyor ve daha keyifli bir hale getiriyorlar. Daha fazla bilgiye ulaşabiliyor, daha kısa sürede daha az iş yapıp daha fazla insanla iletişim kurabiliyoruz. Ancak bu ille de daha üretken veya daha zeki bir halde olduğumuz anlamına gelmiyor.

Aslında akıllı telefonlar, bilişsel kapasiteyi azaltıyorlar. En azından Austin’deki Texas Üniversitesinde yapılan bir çalışma bunu söylüyor. Çalışmaya göre, telefonunuz yakınınızda olduğunda, kapalı olsa da, ekranı size dönük olmasa da bilişsel kapasite ve global beyin gücü önemli biçimde azalıyor.

Akıllı telefon, bir telefondan çok daha fazlası. Bizi bilgiye, eğlenceye ve istediğimiz an sosyal uyarıcılara ulaştırmak için muhteşem bir kapasiteye sahip olan küçük bir bilgisayar. Ancak çalışmaya göre, elde ettiğimiz faydalar ve onlara bağımlılığımız nedeniyle bilişsel bir bedel ödüyoruz.

Çalışmaya göre akıllı telefonun yalnızca varlığı bile bilişsel kapasiyeti azaltabiliyor.

telefonuna ve bilgisayarına bakan kadın

Akıllı telefonların bilişsel bedeli

Akıllı telefonlar yalnızca diğer insanlara değil, bilgi ve eğlenceye de sürekli ulaşabilmemizi teşvik ederek ve kolaylaştırarak, dünyanın parmaklarımızın ucunda olmasını sağlıyor. Ancak bu cihazların sağlığımıza iyi gelme potansiyelleri çok yüksek olsa da, sürekli onlarla vakit geçirmenin bilişsel açıdan önemli bir bedeli oluyor.

Çalışma, araştırmaların “beynin göç etmesi” olarak adlandırdıkları hipotezi destekliyor. Akıllı telefonun yalnızca varlığı bile zaten sınırlı kapasitesi olan bilişsel kaynakları kaçırarak, diğer işler için daha az kaynak kalmasına ve bilişsel performansın düşmesine sebep oluyor. Bu durum, telefonunuzun cazibesine kapılmaktan kaçınıp ona bakmadan çalışmak zorunda olduğunuzda başınıza geliyor. Telefonunuza olan düşkünlüğünüz arttıkça, ödediğiniz bilişsel bedel de artıyor.

Akıllı telefonlar bizi daha akıllı yapmaz

Bir deneyde, araştırmacılar, katılımcılardan bir bilgisayarın başında oturup yüksek konsantrasyon isteyen bir dizi testi yapmalarını istediler. Bu testler, her bir katılımcının, bilişsel kapasitesini veya herhangi bir zamanda, bilgiyi depolama ve işleme kapasitelerini ölçtüler. Deneye başlamadan önce, rastgele katılımcı grupları seçerek bu gruplardan telefonlarını sessize almalarını, ekranı kendilerine dönük olmayacak bir şekilde masaya koymalarını veya çantalarına, ceplerine ya da başka bir odaya koymalarını istediler.

Araştırmacılar, akıllı telefonlarını başka bir odaya koyanların, telefonlarını masanın üstüne koyan kişilere göre daha iyi performans gösterdiklerini buldular. Ayrıca, telefonlarını ceplerine veya çantalarına koyanlara göre de kısmen de olsa daha başarılı oldukları gözlendi.

Sonuçlar, tüm dikkatinizi yaptığınız işe veriyor olsanız bile, akıllı telefonun yakında bir yerlerde bulunmasının bilişsel kapasiteyi azalttığını ve bilişsel işlevleri etkilediğini ortaya koydu.

Araştırmacılar sonuçları, “Akıllı telefonların görünür, fark edilebilir bir yakınlıkta olmaları ile katılımcıların bilişsel kapasitelerinin azalması arasında doğrusal bir ilişki olduğu görülüyor. Bilinçli beyniniz akıllı telefonunuzu düşünmüyor ancak süreç – başka bir şey hakkında düşünmemeye çalışma süreci – kısıtlı bilişsel kaynaklarınızın bir miktarını kullanıyor. Buna beynin göç etmesi diyoruz.” şeklinde açıklıyorlar.

akıllı telefonu da masada olan bilgisayarda çalışan adam

Başka bir deneyde, araştırmacılar, akıllı telefona duyulan bağımlılığın bilişsel kapasiteye etkisini tanımlamaya çalıştılar.

Katılımcılardan aynı testleri, rastgele seçilmiş gruplarla, bilgisayarda yapmaları istendi. Bir grup telefonlarının ekranını görebilecek bir şekilde, diğer grup telefonları ceplerindeyken ve bir diğer grup da telefonları başka odadayken testleri yaptılar. Her gruptan birkaç kişi seçilerek onlardan telefonları kapamaları istendi.

Araştırmacılar, kendilerini akıllı telefonlarına daha bağımlı olarak tarif eden katılımcıların daha az bağımlı olduklarını söyleyenlere göre daha kötü performans gösterdiklerini ortaya koydu. Ancak bu durum sadece telefonları masada veya ceplerindeyken gerçekleşti. Aynı zamanda telefonun kapalı veya açık, yüzü kendilerine veya başkasına dönük olmasının bir fark yaratmadığını buldular.

Araştırmacılar, katılmcıların bildirim aldıkları için değil, telefonları yakınlarında olduğu için dikkatlerinin dağıldığını açıkladılar.

Akıllı telefonunuzun yakınınızda olması, beynin bir bölümünün onu kullanmamak için aktif olarak çaba göstermesi nedeniyle, konsantre olma ve iş yapma gücünüzü azaltıyor.

Akıllı telefonlardan kaçınmak daha mı akıllıca?

Araştırmacılar akıllı telefonların varlığıyla ilişkili olan bilişsel bedellere odaklanmış olsa da, akıllı telefonların yokluğu ile ilgili de aynı derecede önemli bulgular sunuyor. Sosyal bağlantının kesilmesiyle ilgili tartışmalar, tüketiciler arasında elektronik cihazlarıyla geçirdikleri vakti kendi istekleriyle azaltma veya en azından kontrol etme isteği doğuruyor ve bu istek gün geçtikçe artıyor.

pantolon cebinde akıllı telefon

Araştırmacılar, bazı tüketicilerin akıllı telefonlarının yerine daha az gelişmiş telefonlar kullanmaya başladıklarını veya telefonları kullanmaya ara vermelerini sağlayabilecek başka tamamlayıcı cihazlara ya da fonksiyonlara yöneldiklerini not ediyorlar. Bazıları da akıllı telefon kullanımlarını sınırlayan, filtreleyen ve kısıtlayan uygulamalara yöneliyorlar.

Araştırmada, bu ölçümlerin teknoloji yorgunluğu çeken insanlar için iki katı faydalı olabileceğinden de bahsediliyor. Bu tüketiciler, cihazlarının önemini yeniden gözden geçirerek dijital dikkat dağınıklıklarını azaltabilir, halihazırdaki bilişsel kapasitelerini artırabilirler.

Her ne olursa olsun, şunu unutmayın – dikkat kontrolünüzü ve bilişsel fonksyionlarınızı iyileştirmeniz gereken zamanlarda akıllı telefonunuz gözünüzden uzak olsun.