Yukarı Bak: Hayattaki Hedeflerimize Ulaşmak İçin Asla Çok Geç Değil

· Ocak 5, 2019

Hayattaki hedeflerimiz bize yön duygusu verir. Bu hedefleri belirledikten sonra, insanlar genellikle kaynaklarını onlara ulaşmak adına bir noktaya odaklar; tabii başarısı değişen derecelerde. Bu da onlara hayatta aslında nelerin önemli olduğu konusunda daha net bir kavrayış sağlar. Bu hedefler aynı zamanda karşımıza yol boyunca engellerin çıkmasına neden olacaktır; fakat bu engeller aynı anda bize onları aşmak için gerekli motivasyonu verir.

Hayattaki hedeflerimiz, bireyler olarak büyük ölçüde değişiklik gösterir. Bununla birlikte, hedefler insanların çabalarına odaklanmalarını mümkün kılar. Bunu yaparak, her bireyin eylemleri genellikle amaçlarıyla tutarlılık kazanır. Hedefler, bir yol belirlememizi ve ilerleme sürecimizi değerlendirmemizi sağlar. Hedeflerimize ulaşmak, bize mutluluk ve benlik saygısını arttıran bir memnuniyet ve kişisel tatmin duygusu verir.

“Bir sorunu çözmek ya da bir hedefe ulaşmak için, tüm cevapları önceden bilmeniz gerekmez. Ama sorun ya da ulaşmak istediğiniz hedef hakkında net bir fikriniz olmalıdır.”- W. Clement

Yukarı Bak: beklenmedik bir sona sahip macera

Yukarı Bak, 2009 yapımı bir animasyon filmidir. İki tane Akademi Ödülü kazanan Peter Docter tarafından yönetilmiş ve yapımcılığını Disney ve Pixar üstlenmiştir. Filmin başında Carl Fredricksen ile tanışıyoruz. Carl bir idolü olan utangaç, küçük bir çocuk: kaşif Charles Muntz. O zamanlarda Muntz’un maceraları sinema salonlarında gösteriliyor. Bununla birlikte, bir gün, Muntz arkeolojik keşiflerini uydurmakla ya da icat etmekle suçlanıyor. Bu haberi duyunca küçük Carl harap oluyor.

Bununla birlikte, Carl, Ellie adlı bir kızla tanışıyor. Bu kız, kendisinin de Charles Muntz’ın bir hayranı olduğunu ve Charles Muntz fan kulübünün kurucusu olduğunu ona itiraf ediyor. Ellie planını onunla paylaşıyor: kulübün merkezini Paradise Falls’a taşımak. Carl, Paradise Falls’un Muntz’un Amazon ormanlarında keşif yürüttüğü bölge olduğunu biliyor.
yukarı bak filminden bir kare

Ellie ve Carl bu seyahati gerçekleştirmek için birbirlerine yardım edeceklerine dair söz verirler. Arkadaş kalır, sonunda evlenirler ve Ellie’nin fan kulübünü kurduğu eski eve taşınırlar.

Ardından Carl ve Ellie, Paradise Falls’a yapacakları yolculuk için para biriktirmeye başlar. Bununla birlikte, hayatlarındaki farklı koşullar, onları, biriktirdikleri tüm parayı harcamak zorunda bırakır. Bu uzun yolculuğu gerçekleştirme olasılıkları giderek daha da uzak bir hal alır. Sonunda birlikte yaşlanırlar ve ne yazık ki, Ellie aniden hastalanır ve ölür. Paradise Falls’a birlikte yapılacak gezi hayalini hiçbir zaman gerçekleştiremezler.

Bay Fredricksen: hedeflere odaklanmış bir hayat

Carl Fredricksen, şimdi bir dul ve oldukça da huysuzdur; derinden kederlidir ve karısının ölümünden oldukça etkilenmiştir. Tüm hayatı boyunca yaşadığı evden ayrılmak zorunda kaldığı noktada, ani bir eylem kararı alır ve bir plan yapar.

Evini tahliye etmesi beklenen aynı gün eve binlerce helyum balonu bağlar ve balonları şişirmeyi başarır. Evi mucizevi bir şekilde havada yükselir ve özgürlüğe doğru uçar. Carl nihayet Paradise Falls’a gidiyordur. Çocuk kaşif küçük Russell’ın yardımıyla, Carl sonunda Paradise Falls’a ulaşmayı başarır. Buna ek olarak, orada, çocukluk kahramanıyla buluşur: Charles Muntz.

Carl Fredricksen’in hayatı, hayattaki hedeflerimize ulaşmada bir azim örneğidir. Hem Carl hem de Ellie mutlu bir hayat yaşadılar. Her ikisi de bu gezi hayalini gerçekleştirmek için birlikte çalıştılar. Her ne kadar sonunda, bunu birlikte yapamamış olsalar da, sadece bir hedef için tasarruf etmek bile kendi başına bir başarıdır. Ve yaşlılık döneminde Carl, Ellie’ye verdiği sözü tutar ve Amazon’a gider. Hedefine ulaşır ve bunu yaparken yeni bir aile bile kazanır.

Yaşlılık döneminde hayattaki hedefler

Her insan hayatı boyunca kendine farklı farklı hedef ve amaçlar yaratır. Bu hedefler, kişinin değişen becerileri, yetenekleri ve çıkarları ile zamanla değişir. Yaşlılık döneminde yetilerimiz azalır. Yaşlı bir birey buna göre hedeflerini sürekli olarak adapte etmeli ve değiştirmelidir. Bu, yaşlılıktan sonuna kadar zevk almak için tek yoldur.

Yaşlılık boyunca, zamanın artık sınırlı bir kaynak olduğunun farkına varırız. Bu bilgi, bir bireyin davranış şeklini önemli derecede değiştirir. Bize sınırlı bir sürenin kaldığını bilmek, onları bu yeni gerçekliğe adapte etmek için hedefleri yeniden formüle etmemize neden olur.
yukarı bak filminden bir kare

Sık sık yaşanan bir başka şey ise yaşlılıktaki hedeflerimizin gençken sahip olduğumuz hedeflerden farklı olmasıdır. Genel olarak, genç bireylerin hedefleri eğitimleri ve arkadaşlıklarından temel alır. Aksine, daha sonraki yıllardaki hedeflerimiz, boş vakit ve onu değerlendirmek için yapılan faaliyetler ve sağlığımızla daha fazla ilişkilidir.

Bu nedenle, yaşlılıkta edindiğimiz hedeflerimize ulaşmak son derece önemlidir. Bir şeyle meşgul olmak, var oluşumuza en çok anlam veren şeylerden biridir. Hedeflerimiz, yaşamın bu aşamasıyla yüzleşmek için bize gerekli motivasyonu sağlar.

Araştırmalar, yaşlı yetişkinlerin gençliklerinde sahip oldukları yaşam hedeflerinin tekrar peşine düşünmelerinin çok sağlıklı olduğunu göstermiştir. Yaşlılıktaki hedeflerimiz, hala genç yetişkinlik dönemindeki meraklarımızla bir şekilde ilişkilendirilebilir. Bu şekilde, bu yeni hedefler için ihtiyacımız olan motivasyon, enerji ve kaynaklarını bulmak daha kolay olabilir.

İyimser insanların önemi

Buna ek olarak, iyimserlik her zaman yaşlılıkta büyük bir artıdır. Hayatlarında bu kaliteye sahip insanlar, zor zamanlarda devam etmelerine yardımcı olmak adına yaşlılar için bir dayanak noktası olabilir. Yaşlılar için, bu insanlar motivasyon açısından büyük bir kaynak ve hayattaki hedeflerine ulaşma yolunda mükemmel bir yol arkadaşı olabilir, Yukarı Bak filminde de gördüğümüz gibi.

Evet, yaşın bizi hedeflerimizin bazılarından uzak tutabileceği doğrudur. Ancak, bu hedefleri, her zaman, mevcut koşullar ya da imkanlara adapte etme ihtimalimiz de vardır.

60 yaşında, Olimpiyatlarda jimnastik şampiyonu olmamız pek beklenemez. Ama bizim yapabileceğimiz, yapabileceğimiz aktivitelere girişmek ve hatta bizimle aynı ilgiyi paylaşa yaşıtımız insanlarla yarışmaktır. Durum ne olursa olsun, hepimizin ulaşma ihtiyacı duyduğu bir hedefi her zaman vardır, yaşlılıkta bile. Bu hedef ne olabilir? Korkularımızı aşmaktan başkası değil. Bu hedefte yaş engeli yoktur ve Yukarı Bak filmi bunun için mükemmel bir örnektir.