Yeme Bozuklukları Üzerinde Anne Babanın Rolü

Şubat 15, 2019

Çocuklarınızı yemeye zorlamak, cezalandırmak, onlara kızmak… kesinlikle onları anlamamak demektir. Birçok anne baba çocuklarının yeme bozuklukları karşısında ne yapacaklarını bilmemektedir. Bir çoğu aslında olan şeyin imkansız olduğuna inanarak inkar yoluna gitmektedir. Yeme bozukluklarında anne babanın rolü çok önemlidir.

Benim çocuğuma böyle bir şey olamaz, onun bulimia (doymazlık) veya anoreksi (iştahsızlık) yaşaması imkansız. Bu yaklaşım, kuvvetli bir şüphe varsa,  ters tepen, zarar verici bir yaklaşımdır. Çünkü sorunu inkar etmek teşhisi geciktirir ve müdahaleyi daha karmaşık hale getirir. Anne babaları böyle davrandıkları için suçlayamayız. Endişe yaygın bir duygudur ve öyle ya da böyle hepimizi etkiler. Eğer anne babalar çocuklarını bir danışmana götürmeyi reddederlerse, bu onların çocukları için en iyisini istemedikleri anlamına gelmez.

Diğer yandan ergenlik yaşları çok zor yaşlardır. Gençlerin bu çağda yaşadıkları değişiklikler hem içte hem de dışta karışıklığa yol açabilir. Çığlık atmalar, kavga etmeler, anlayış eksikliği ve kullanılan “o bir ergenlik saçmalığı” gibi ifadeler, sosyal baskılarla birlikte meydana gelen bu gibi sorunlar teşhisi çok geciktiren birçok yeme bozukluklarına sebep olabilir.

Yeme bozuklukları üzerinde anne babanın rolü oldukça karmaşıktır. Her şeyden önce sorunu kabul etmek zorundadırlar ve sonra da çocuklarına yardım etmek için bazı stratejiler belirlemeleri gerekir.

Yeme bozukluklarında aile dinamikleri ve anne babanın rolü

Yeme bozukluklarında aile dinamiklerini analiz etmiş olan birkaç çalışma vardır. Örneğin, Psikosomatik Aileler: Anoreksiya Nervoza Bağlamında adlı kitaplarında, Bernice L. Rosman, Lester Baker ve Salvador Minuchin en az bir anoreksiya nervoza vakasını kaydederek aileler arasında ortak modeller bulmaya çalışmışlardır.

Sonuçlar sorunun baskın olduğu aile dinamiklerine biraz ışık tutmuştur. Bunların bazıları güvensiz bağlanma, aşırı korumacılık, sertlik, iletişim yokluğu ve anne babanın tartışmalarına çocukların da dahil edilmesidir.

“Kızların ve ergenlik çağındaki erkeklerin %11’i yeme bozukluğu riskiyle karşı karşıyadır.”

– Abb Vakfı verileri

kızını yemesi için zorlayan anne

Benzer şekilde, Selvini’ye ait Self-Starvation (kendini açlığa zorlama) adlı başka bir kitapta anoreksik kızları olan ailelerin şu karakteristik özellikleri gösterdiği belirtilmiştir:

  • İletişim sorunları: başkalarının iletişim kurma isteklerini geri çevirme ve onları dinlememe.
  • Anne babalar önderlik etmezler ve sorumluluk almazlar.
  • Anne baba ve çocuklar arasında kötü ilişkiler.
  • Çocukların kendilerini anne babalarının sorunlarına dahil etmeleri.

Bu çalışmalar anoreksi üzerinde yoğunlaşmıştır. Bununla birlikte, elde edilen bilgiler bulimia gibi başka yeme bozuklukları için de kullanılabilir. Yeme bozukluklarında aile dinamiklerinin ve anne babanın rolü çok önemli faktörlerdir. Fakat söz konusu olan sadece bu faktörler midir?

Yeme bozuklukları neden meydana gelir?

Böyle bir sorunu olan bir çocuğun ailesi onun yeme bozukluğundan sorumlu değildir. Aile dinamikleri ve anne babaların rolü çok önemli olmasına rağmen, bahsi geçen koşullar olmasa bile ergenlik çağındaki gençler yeme bozukluğuna maruz kalabilir.

Gençler arasındaki yaygın bir risk faktörü de olumlu bir öz saygının olmamasıdır. Buna ek olarak düşük öz saygı, özellikle dış görünüşle ilgili olduğu zaman, yeme bozukluğunun ilerlemesine en etken sebeplerden biridir.

“Ne zamandan beri mükemmelliği aramak bizi bu kadar acı çeken bir varlık haline getirdi?”

– Anonim

Depresyon veya bipolar bozukluk yaşayan ergenlikteki çocuklar yeme eylemini sistematik bir ödül veya ceza olarak kullanırlar, nihayetinde bu da onların kötü bir beslenme alışkanlığı kazanmalarına sebep olur. Bu diyet alternatif periyotlarla, yani yemek saatlerinin dışında aşırı yeme veya sıkı kısıtlamalar şeklinde kendini gösterir.

üzgün genç

Yeme bozukluklarıyla uğraşmak zordur. Gençler kendilerini odalarına kilitleyip, iletişimi ve anne babalarını dinlemeyi reddedebilirler. Fakat azarlamak, cezalandırmak ve onların yaşadıklarını anlamaya çalışmamak durumu daha da kötüleştirir. Bu yüzden bu gibi durumlarda nasıl hareket edeceğini bilmek önemlidir.

Yeme bozukluğu oluştuğunda anne babaların vereceği en büyük destek

Herhangi bir ergen yeme bozukluğu yaşadığında anne babalar onun en büyük destekçisi olabilir. Fakat doğru olanı yapmazlarsa her şeyi alt üst ederler. Anne babalar çocuklarını en iyi tanıyanlar olduğundan ve onların beslenmesini kolayca denetleyebildiklerinden dolayı çok faydaları dokunabilir. Yine de anne babalar çocuklarının yeme düzensizliği yaşayıp yaşamadığı konusunda şüphelere sahip olduklarında profesyonel yardım almak en iyi yoldur.

Profesyonel bir değerlendirmeyle yeme bozukluğu teşhisi onaylandığı zaman anne babaların hüsrana uğramaları normaldir. Çocuklarının böyle bir rahatsızlık yaşadığına ya da daha kötüye gittiğine inanmak istemezler. Hatta onların muhtemelen daha kötü zamanlar yaşayabileceğini düşünmeden çocuklarını suçlayabilirler.

Öte yandan, çocuklarının reddetmesine ve kabalığına tahammül etmek anne babalar için kolay değildir. Onları korumak için aldıkları tedbirler çocukları tarafından kabul edilmeyebilir. İşte bu nedenle çocukların profesyonel bir yardım almaları önemlidir. Anne babalar çocuklarına aldıkları tedbirleri açıklamalı ve onlara çocukmuş gibi davranma eğiliminden kaçınmalıdırlar.

kızına öğüt veren baba

Yardımcı olabilecek öneriler ve “kurallar”

Bu tür sorun yaşayan ailelerde anne ve babanın birlikte yaşaması, birbirini desteklemesi, duygularını birbirine açıkça ifade etmesi önemlidir. Ayrıca, bir uzman tarafından sunulan önerileri takip etmek de önemlidir. Başvurdukları uzmana güvenmedikleri takdirde onu zaman kaybetmeden değiştirmeleri gerekir.

Anne babalar için bir diğer öneri de bu rahatsızlığı ailedeki herkesin hayatının merkezi haline getirmemektir. Evet, bu ilgilenilmesi gereken bir konudur. Ama sorunu yaşayan genç sorunun kendisinden çok daha önemlidir ve ebeveyn için çocukları çok şey ifade eder. Onun hayalleri, umutları ve duyguları vardır. Onların hayatlarının geri kalanını minimize etmemek aslında bu durumdan kurtulabilmeleri için gerekli bir etkidir.

Bunlara ek olarak çocuklar verilen önerileri kabul etmezlerse, bir daha bu gibi şeyler yaşamamak için onlarla karşılıklı konuşmak gerekir. Sorunu karşılıklı konuşma bir şeyleri düzeltici ve motive edici olmalıdır. Ulaşılması gereken iki hedef vardır: Çocuğu durumu kabullenmesi için ikna etmek ve düzeltmek için onu motive etmek. Ebeveyn çocuklarının vazgeçmesine asla izin vermemelidir, bu seçenek asla düşünülmemelidir.

Zor ama imkansız değil

Bahsettiğimiz gibi yeme bozuklukları üzerinde anne babanın rolü çok önemlidir. Fakat karşı karşıya oldukları sorunun zorluğundan dolayı profesyonel yardım almalıdırlar. Profesyonel yardım alsalar bile, yeme bozukluklarıyla mücadele etmek çok sabır, zeka, sevgi ve irade gerektiren uzun bir süreçtir.

  • Rosman, B.L., Baker, L., Minuchin S., Psychosomatic Families: Anorexia Nervosa in Context, Harvard University Press, 1978.
  • Palazzoli, M.S., Self-starvation: From Individual to Family Therapy in the Treatment of Anorexia Nervosa, J. Aronson, 1996.