Yardımca İhtiyacım Var: Kendi Başıma Yapmaktan Yoruldum

· Ocak 4, 2019

Yardıma ihtiyacım var. Bütün gücüm tükendi. Her şeyi kendi başıma yapmaktan ve yapamayacağımı bilsem dahi, aksini iddia edercesine çabalamaktan yoruldum. Bir cankurtarana ihtiyacım var, bana rehberlik etmek isteyen ve bana yardım etmek isteyen bir yardım eline. Hayatımızda başka bir seçenek yokken, yardım istemek için hepimiz böyle bir anı tecrübe etmişizdir. Başka birinden yardım almak, bir problemi farklı bir bakış açısından ele almamıza izin verir.

Bütün mutsuz insanların ortak bir paydası olduğu söylenir: acı. Bununla birlikte, acı farklı yerlerden geldiği için tek bir çözüm yolu ile ortadan kaldırılamaz. Bazı insanlar bunu hayatın bir parçası olarak kabul ederek normalleştirmeye çalışır. Bu kabullenme olayını, sadece acıyı arttırmak için kullanırlar. Pişmanlık, kin, hatalar ve çarpıtılmış düşünceler, acı ile dolu bir ateşe körükle gitmek gibidir.

İhtiyacınız olduğunda yardım istememek, bir güç göstergesi değildir. Bu bir zayıflık belirtisidir. Başkalarının neyin yanlış olduğunu bilmesini bekleyemezsiniz çünkü kimse sizin aklınızı okuyamaz. Yardım istemek zorundasınız. Konuşmazsanız yardım gelmez. Başkalarına yardım teklif etmek daha kolay olsa da, yardım istemeniz gereken bir zaman elbet gelir.

“İhtiyacı olan birine yardım etmek bir görevdir.”

– Jose Marti

denizde yüzen kağıttan gemi

Yardıma ihtiyacım var

1950’lerde ünlü bilişsel psikoterapist Albert Ellis, bugün bildiğimiz bu kavramı, rasyonel duygusal davranış terapisi olarak adlandırdı. Bu yaklaşım hakkında hatırlamaya değer bir şey vardır. Sık sık tam bir çaresizlik ve umutsuzluk durumu ile karşılaşırız. Hayatın daha da kötüye gidemeyeceğini düşünüyor; kendimizi denizde savrulan kağıttan bir gemi gibi hayal ediyoruz. Bununla birlikte, Ellis’in dediği gibi, “Size ne olduğu değil, buna nasıl tepki verdiğiniz”önemlidir.

Bu gerçeği görmemizi sağlayan birine sahip olmak, çok değerlidir. Hepimiz, hangi konuda yardıma ihtiyacımız olduğunu yüksek sesle söylemenin kolay olmadığını biliyoruz. Peki o zaman ne yapacaksınız? Kulağa çok tuhaf gelse de, genellikle, yardım istediğinizde size yardımcı olmaya en isteksiz olan kişi, yardımı almanız gereken kişidir.

Ayrıca, en fazla yardıma ihtiyacı olan kişi, genellikle yardım edip, hiç yardım almayan kimsedir. Dolayısıyla, bu döngüye bir son verdiğimizde ve artık sesimizi çıkarmaya, özen gösterilmeye ve dikkat edilmeye başladığımızda, bunu artık hayatımıza öbür türlü devam edemediğimiz zaman yaparız. Artık kırılma noktamıza ulaşmışızdır.

“İnsanlar çoğu zaman bu ya da şu kişinin henüz kendisini bulamadığını söyler. Fakat benlik, kişinin bulduğu bir şey değil, yarattığı bir şeydir.”

– Thomas Szasz

Ne zaman yardım isteyeceğimizi nasıl bileceğiz?

Gerçeklik ile nasıl baş ediyorsunuz? Eğer kontrolünüz dışında olduğunu düşünüyorsanız, yardım istemeniz gereken husus budur. Daha yakından bakalım. Aşağıdaki durumlarda yardım istemeniz gerekir:

  • Hissettiğiniz her şey orantısız bir şekilde yoğunlaşır. Basit bir hata ölümcül hale gelir veya günler veya haftalar boyunca kötü bir ruh hali sürer. Bir hayal kırıklığı sizi hareketsiz kılar veya öngörülemeyen bir olay sizi alt eder.
  • Düşünmeyi asla bırakamadığınız bazı olaylar vardır. Düşünceler günlük işlerinizi ve hayat akışınızı etkileyebilecek duygulara ve hislere neden olur.
  • Tekrarlayan baş ağrıları, sindirim ve kas problemleri, uyku sorunları ya da aşırı uyku ihtiyacı.
  • Bir zamanlar sevdiğiniz şeylere karşı ilgiyi kaybetme.
  • İşte verimli olamama.
  • Kişisel ilişkileriniz bir çıkmazdadır. “Her şeyi çok karmaşık bir hale sokuyorsun” gibi şeyler duyarsın. Seninle konuşulmuyor bile ” gibi sözler duyarsın. Ayrıca sevdikleriniz, sizin için endişeli olduklarını açıkça ifade eder.
adam yalnız başına

Yardım öneren birinden ne bekleyebilirsiniz?

Yardıma ihtiyacınız olduğunuzda üç şeye bakın. Sizi anlayan biri, sizi yargılamayan biri ve size olumlu bir değişiklik yapmak için ihtiyacınız olan kaynakları sunabilecek biri. Bu kişi genellikle bir aile üyesi ya da muhtemelen ihtiyaç zamanlarında daha önce görüştüğümüz bir arkadaştır. Ancak, bazen bu kadar kişisel mevzularda, bu insanlar ile konuşurken kendimizi rahat hissetmiyoruz. Bu bir profesyonele ihtiyaç duyduğunuz zamandır.

Eğitimli ve uzman bir psikologun size sunacağı hizmet, içinde bulunduğunuz durum ile başa çıkmak için kullanabileceğiniz çok özel bir araçtır. Bir psikologa gittiğinizde:

  • Sorununuzu başka bir açıdan görmeyi öğreneceksiniz. Bu, sınırsız bir bakış açısıdır. Ayrıca kendi acınızın kurbanı olmayı bırakmayı, kendi gerçeğinizde bir değişim aracı haline gelmeyi öğreneceksiniz.
  • Ayrıca, olayları daha net görmeyi öğreneceksiniz. Bu durum, yeni edinilen bilgileri, kendi kendinize keşfetmenize yardımcı olacaktır.
  • Yapmanız gereken ve yapmamanız gerekenler konusunda özel talimatlar almayacaksınız. Bir psikolog, cevapları sizin bulmanızı kolaylaştırır ve sağlar. Değişimin ve kararlarınızın mimarı sizsiniz.
  • Yeni bakış açıları kazanarak ve farklı şeyler yaparak, ıstırabınızı hafifletebileceksiniz.
  • Ayrıca, duyguları yönetmek ve zararlı düşünce kalıplarını önlemek için de kaynaklara sahip olacaksınız. Kendi kendinizi kontrol tekniklerini de öğrenebilirsiniz.
  • Önceliklerinizi tanımlayabilecek ve bunlara göre hareket edebileceksiniz.

Bir psikologa gitmek, kendinizi daha bilinçli hale getirdiğiniz, cesaret, açıklık ve sorumlulukla hayata yaklaşabileceğiniz bir büyüme tutkusu benimsemenize olanak sağlar.

kadın buğday tarlasında

Sonuç olarak, yüksek sesle “yardıma ihtiyacım var” demeye cesaret etmek, bizim istediğimiz şekilden daha zordur. Ancak, sadece bunu yapabilmek bile büyük bir adımdır.

Eğitimli bir profesyonelin desteğini almak sizin için en iyi karar olabilir. Çünkü siz beğenip beğenmeseniz de, her şeyi kendi başınıza yapamazsınız. Tedavinin hayatınızda bir değişiklik yapmanıza yardımcı olacak mükemmel bir araç olduğu zamanlar vardır.